<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<!DOCTYPE article PUBLIC "-//NLM//DTD JATS (Z39.96) Journal Archiving and Interchange DTD v1.2 20190208//EN"
                  "JATS-archivearticle1.dtd">
<article xmlns:mml="http://www.w3.org/1998/Math/MathML" xmlns:xlink="http://www.w3.org/1999/xlink" dtd-version="1.2" article-type="other">
<front>
<journal-meta>
<journal-id></journal-id>
<journal-title-group>
</journal-title-group>
<issn></issn>
<publisher>
<publisher-name></publisher-name>
</publisher>
</journal-meta>
<article-meta>
<permissions>
</permissions>
</article-meta>
</front>
<body>
<p><inline-graphic mimetype="image" mime-subtype="png" xlink:href="vertopal_1f56d9ac9fe64471a19a8282a7c6e1cb/media/image1.png" /><bold>Uluslararası
Öğrenen Toplum Dergisi</bold></p>
<p><bold>e-ISSN: 3023-8374</bold></p>
<p><bold>2025 | Cilt 2 | Sayı 2</bold></p>
<p><bold>Sayfa 273-298</bold></p>
<p><inline-graphic mimetype="image" mime-subtype="png" xlink:href="vertopal_1f56d9ac9fe64471a19a8282a7c6e1cb/media/image2.png" /><bold>International
Society That Learn Journal</bold></p>
<p><bold>e-ISSN: 3023-8374</bold></p>
<p><bold>2025 | Volume 2 | Issue 2</bold></p>
<p><bold>Page 273-298</bold></p>
<sec id="proje-yarışmalarında-farklı-puanlama-desenlerinin-güvenilirliği-genellenebilirlik-kuramı-ile-bir-simülasyon-çalışması">
  <title>Proje Yarışmalarında Farklı Puanlama Desenlerinin
  Güvenilirliği: Genellenebilirlik Kuramı ile Bir Simülasyon
  Çalışması</title>
  <p><bold>Reliability of Different Scoring Patterns in Project
  Competitions: A Simulation Study with Generalizability
  Theory</bold></p>
  <p><bold>Mehmet IRMAK,</bold>
  <inline-graphic mimetype="image" mime-subtype="png" xlink:href="vertopal_1f56d9ac9fe64471a19a8282a7c6e1cb/media/image4.png" />
  <bold>https://orcid.org/0009-0007-2298-8266</bold></p>
  <p><italic>Esat Sivri Ortaokulu, Denizli, Türkiye,
  irmak20@gmail.com</italic></p>
  <p><bold>Yükleme:</bold> 19.09.2025; <bold>Revizyon</bold>:
  11.11.2025; <bold>Kabul:</bold> 14.11.2025; <bold>Yayınlanma:</bold>
  01.12.2025</p>
  <sec id="özet">
    <title>Özet </title>
    <p>Tüketen değil, üreten ve geliştiren nesillerin yetiştirilmesi
    adına, öğrencilerin bilgi çağının gerekliliği olan bilimsel
    araştırma yöntemlerini kullanarak öğrenmelerini sağlayan proje
    tabanlı öğrenme günümüzde önemli bir yere sahiptir. Bu bağlamda
    proje tabanlı öğrenmenin teşviki ve öğrencilerin bu alanda daha çok
    çalışma yapmalarına imkân sağlamak için ödüllü proje yarışmaları
    (TÜBİTAK, Teknofest, MEB vb.) düzenlenmektedir. Bu metodolojik
    araştırmanın amacı, proje yarışmalarına ait değerlendirme
    süreçlerinde genellenebilirlik kuramına dayalı farklı desenler
    oluşturarak farklı puanlayıcıların bu süreçler üzerindeki etkisini
    ortaya koymaktır. Çalışmada, robotik-kodlama ile ilgili proje
    yarışmalarının değerlendirme yapısını yansıtacak şekilde tasarlanmış
    simüle bir veri seti kullanılmıştır. 10 ayrı proje, proje yazımı
    konusunda uzman olan üç puanlayıcı ve bilişim teknolojileri alanında
    uzman altı puanlayıcı yer almıştır. Oluşturulan iki farklı desenin
    ilki olan çaprazlanmış desende (bxmxp) 10 proje, 3 proje uzmanı
    tarafından değerlendirilmiş, ikinci olarak yuvalanmış desende
    (bx(p:m)) puanlayıcılar maddelerde yuvalanarak 10 proje için bazı
    maddeleri proje yazım uzmanı, bazı maddeleri bilişim teknolojileri
    alan uzmanı puanlayıcılar puanlamıştır. Veriler analiz edilerek G ve
    K çalışmaları gerçekleştirilmiş, farklı madde ve puanlayıcı
    sayılarından elde edilen G ve Phi katsayıları ayrıntılı olarak
    incelenmiştir. Simülasyon sonuçlarına göre, çaprazlanmış ve
    yuvalanmış desenle yapılan ölçme işlemleri bağıl değerlendirmeler
    için yüksek güvenirlik sonuçları verirken, mutlak değerlendirme için
    uygun değerler görülmemiştir. Karar çalışmaları, puanlayıcı sayısı
    artırıldığında her iki desende de güvenirliğin arttığını
    göstermiştir. Bulgular, proje yarışmalarının değerlendirme
    süreçlerinin tasarlanmasında tüm puanlayıcıların tüm kriterleri
    değerlendirmesinin, uzmanlık alanlarına göre madde dağılımına
    kıyasla daha güvenilir sonuçlar üretebileceğini ortaya koymaktadır.
    Bu metodolojik karşılaştırma, eğitim kurumları ve organizatörlere
    değerlendirme süreçlerini tasarlarken kanıta dayalı kararlar
    alabilmeleri için önemli bilgiler sunmaktadır.</p>
    <disp-quote>
      <p><bold>Anahtar Kelimeler:</bold> Genellenebilirlik kuramı, proje
      değerlendirme, puanlayıcı güvenirliği, simülasyon çalışması,
      çaprazlanmış desen, yuvalanmış desen</p>
    </disp-quote>
  </sec>
  <sec id="abstract">
    <title>Abstract</title>
    <p>Project-based learning, which enables students to learn by using
    scientific research methods required in the information age, holds
    an important place today in fostering generations who produce and
    innovate rather than merely consume. In this context, award-based
    project competitions (e.g., TÜBİTAK, Teknofest, Ministry of
    Education competitions) are organized to promote project-based
    learning and encourage students to engage more in this field. The
    aim of this methodological study is to construct different designs
    based on Generalizability Theory for the evaluation processes of
    project competitions and to reveal the influence of different raters
    on these processes. A simulated dataset reflecting the evaluation
    structure of project competitions on robotics and coding was used in
    the study. Ten separate projects, three raters specialized in
    project writing, and six raters specialized in information
    technologies participated. In the first of the two designs
    developed—the crossed design (b×m×p) 10 projects were evaluated by
    three project-writing experts; in the second, the nested design (b ×
    (p:m)), raters were nested within items such that some items for
    each of the 10 projects were scored by project-writing experts while
    others were scored by information technology experts. G- and
    D-studies were conducted by analyzing the data, and G and Phi
    coefficients obtained under different numbers of items and raters
    were examined in detail. According to the simulation results, while
    measurement operations conducted with both the crossed and nested
    designs yielded high reliability for relative decisions, they did
    not produce adequate values for absolute decisions. Decision studies
    showed that reliability increased in both designs as the number of
    raters increased. The findings indicate that having all raters
    evaluate all criteria in project competitions may yield more
    reliable results than distributing items according to areas of
    expertise. This methodological comparison provides valuable insights
    to educational institutions and organizers for making evidence-based
    decisions when designing evaluation processes.</p>
    <disp-quote>
      <p><bold>Keywords:</bold> Generalizability theory, project
      evaluation, rater reliability, simulation study, crossed design,
      nested design</p>
    </disp-quote>
  </sec>
</sec>
<sec id="öne-çıkan-sonuçlar">
  <title>Öne Çıkan Sonuçlar</title>
  <p>• Puanlayıcı gruplarının farklı uzmanlıklara sahip olması ölçme
  sonuçlarını etkilemiş, özellikle bilişim teknolojileri uzmanları ile
  proje yazımı uzmanlarının değerlendirme farklılıkları dikkat
  çekmiştir.</p>
  <p>• Genellenebilirlik kuramı (G ve K çalışmaları) farklı desenlerin
  güvenirliğini ortaya koymada etkili bir çerçeve sunmuştur.</p>
  <p>• Çaprazlanmış desen, her puanlayıcının tüm projeleri ve tüm
  kriterleri değerlendirmesi nedeniyle yuvalanmış desene kıyasla daha
  yüksek güvenirlik sağlamıştır.</p>
</sec>
<sec id="giriş">
  <title>Giriş</title>
  <p>Günümüzde teknoloji, toplumları ekonomik, sosyal ve kültürel yönden
  destekleyerek gelişme ve büyüme süreçlerinde belirgin bir rol
  oynamaktadır. Özellikle teknolojik açıdan dünyaya egemen olan ülkeler,
  ileri teknolojiye sahip olarak global rekabet gücünü artırmakta ve
  dünya ekonomisinde her geçen gün daha da fazla söz sahibi
  olmaktadırlar. Bu nedenle teknolojiyi tüketen değil, üreten ve
  geliştiren bireylerin yetiştirilmesi, ülkelerin sürdürülebilir
  kalkınma hedeflerini gerçekleştirmelerinde kritik bir öneme sahiptir
  (Schwab, 2016). Bilgi çağının gereklilikleri de düşünüldüğünde, bu
  bireylerin bilim insanı perspektifiyle yaklaşabilen, problem çözme
  becerisine sahip, araştırmacı, sorgulama kimliğine sahip, üretken,
  yaratıcı düşünme becerilerine sahip bireyler olması gerekmektedir
  (Çetin ve Şengezer, 2013). Bu doğrultuda karşımıza çıkan proje tabanlı
  öğrenme yöntemlerinin kullanımı bireylerin teknolojiyi yalnızca
  tüketen değil, aynı zamanda üreten konumuna gelmeleri için önem arz
  etmektedir. Proje tabanlı öğrenme, eğitim-öğretim süreçlerinde gerçek
  hayatın içinden problemlerin ele alınarak çözüm yollarının ortaya
  konmasına yönelik bir yaklaşım sunmaktadır (Ayvaz Tuncel, 2021).</p>
  <p>Eğitim-öğretim ortamlarında proje tabanlı öğrenmenin teşviki ve
  öğrencilerin bu alanda daha çok çalışmalarını özendirmek amacı ile
  ülkemizdeki birçok özel ve kamu kurumu farklı konu alanlarında ödüllü
  proje yarışmaları (TÜBİTAK, Teknofest, MEB vb.) düzenlemektedir.
  Günümüzde özellikle bilişim teknolojilerini kullanmayı teşvik eden
  proje yarışmaları daha çok ön plana çıkmakta, bu yarışmaların hazırlık
  sürecinde öğrenciler, farklı disiplinleri bir araya getirerek birçok
  farklı derste edindikleri teorik bilgileri, gerçek hayatta
  karşılaştıkları problemlerin çözümü üzerinde uygulama fırsatı
  bulmaktadırlar (TÜBİTAK, 2024). Ayrıca bu yarışmalar, katılımcı
  bireylerin bilimsel düşünme becerilerini geliştirmelerine, işbirlikçi
  takım çalışmaları yapmalarına ve yenilikçi fikirlerini hayata
  geçirmelerine olanak tanımaktadır (TÜBİTAK, 2019).</p>
  <p>Bu yarışmalarda yürütülen süreçler incelendiğinde; bunların
  genellikle birden fazla değerlendirme aşaması içerdiği ve birçok
  puanlayıcının dereceleme puanlama anahtarı ile puan verdiği bir yapı
  üzerine kurulu olduğu görülmektedir (TÜBİTAK, 2024; MEB, 2024). Bu
  nedenle böylesine büyük yarışmalardaki en önemli bölüm, değerlendirme
  süreçleri olarak öne çıkmaktadır. Bu süreçlerin ve organizasyonu
  düzenleyen kurumların güvenirliği ve popülerliği düşünüldüğünde
  projeleri değerlendiren puanlayıcılar ve puanlama süreçlerinin
  güvenirliği önemli bir konu haline gelmektedir (Taştan ve Uzun, 2021).
  Ancak çok fazla proje başvurusunun gelmesi ve puanlayıcı sayısının
  kısıtlı olması nedeniyle öznel değerlendirmenin ağırlıklı olduğu bu
  yarışmalarda jüri üyelerinin kararlarının genellenebilirliği
  sorgulanmakta ve bu kararların ne derece tutarlı olduğu belirsiz
  kalmaktadır (Brennan, 2001; Shavelson ve Webb, 1991). Puanlayıcılar,
  projelerin değerlendirilmesinde önemli bir değişkenlik ve hata
  kaynağıdır. Bununla birlikte, değerlendirme sürecine karışan diğer
  değişkenlik kaynakları ile araştırmada yer alan puanlayıcı, birey ve
  görev gibi unsurlar arasındaki etkileşimler de güvenirliği
  etkilemektedir (Güler, 2008). Bu nedenle, güvenilirlik
  değerlendirilirken, çeşitli hata kaynaklarının yanı sıra bu
  kaynakların birbirleriyle etkileşimlerinden kaynaklanabilecek
  hataların da göz önünde bulundurulması gerekmektedir (Taştan ve Uzun,
  2021). Bu durumların üstesinden gelebilmek için çeşitli değişkenlerin
  etkisini analiz eden ve değerlendirme süreçlerinin daha sistematik bir
  şekilde yapılandırılmasını sağlayan genellenebilirlik kuramı
  uygulanabilir (Shavelson ve Webb, 1991). Özellikle ulusal ve
  uluslararası düzeyde yapılan teknoloji temelli proje yarışmaları gibi
  çok aşamalı ve birçok puanlayıcının dahil olduğu değerlendirme
  süreçlerinde, genellenebilirlik kuramına dayalı desenler,
  değerlendirmenin hem puanlayıcı değişkenliğini hem de puanlayıcı
  güvenilirliğini belirlemede güçlü bir yöntem olabilir (Brennan,
  2001).</p>
  <p>Genellenebilirlik kuramı (G kuramı), bir davranışın ölçülmesi
  sırasında güvenilirliğin değerlendirilmesini, güvenilir gözlem
  tasarımının yapılmasına, araştırma ve kavramlaştırmaya olanak sağlayan
  bir istatistik kuramıdır. Varyans analizi temel alınarak oluşturulan
  bu model, günümüzde hâlâ popüler olan klasik test kuramının gerçek
  puan modelindeki kısıtlamalarını aşmak amacıyla 1963 ve 1972
  yıllarında Cronbach, Gleser, Nanda ve Rajaratnam tarafından
  geliştirilmiştir. Kullanım kolaylığı ve basit işlem adımları bu
  modelin tercih edilme sebeplerindendir (Atılgan, 2019).
  Genellenebilirlik çalışmalarında, ölçme güvenirliği için
  genellenebilirlik katsayısı (G-katsayısı) hesaplanır ve bu katsayı
  Cronbach alfa (α) katsayısı ile benzerlik gösterir (Price, 2021). Bu
  kuramın temel hedefi, mevcut örneklemden yola çıkarak genel evrene
  dair çıkarımlar yapmaktır. Bu bağlamda, klasik test kuramının ana
  kavramlarından &quot;güvenirlik&quot; yerine, genellenebilirlik
  kuramında daha kapsamlı ve esnek bir yaklaşım olarak
  &quot;genellenebilirlik&quot; tercih edilir (Güler, 2009).</p>
  <p>Psikolojik ve eğitimsel ölçme alanında en yaygın kullanılan
  kuramlarından olan klasik test kuramı (KTK) yapılan ölçme işlemini
  değerlendirebilmek ve yorumlayabilmek için kullanılan bir kuramdır
  (Baykul, 2021). Güvenirlik ise, bir ölçme aracının arka arkaya yapılan
  ölçmelerde benzer sonuçlar vermesidir diğer bir ifadeyle ölçüm
  sonuçlarının tesadüfi hatalardan arınık olmasıdır (Tekin, 1994).
  Klasik test kuramı kapsamında, güvenirlik hesaplamaları yalnızca
  belirli bir hata kaynağına odaklanır ve güvenirliğin tanımına bağlı
  olarak farklılık gösterir. Örneğin, test-tekrar test yöntemi için
  &quot;zaman aralığı&quot; hatası, paralel formlar yöntemi için
  &quot;formların eşdeğerliği&quot; hatası hesaplanır (Cohen ve
  Swerdlik, 2018). Bu nedenle, aynı ölçüm için klasik test kuramında
  farklı hata kaynaklarına dayalı hesaplanan güvenirlik katsayıları
  birbirinden farklı sonuçlar verebilir. Diğer taraftan
  genellenebilirlik kuramı, ölçüm sürecinde yer alan puanlayıcı, zaman,
  test formu, madde ve görev gibi tüm olası değişkenlik kaynaklarından
  meydana gelen hataları birlikte ve eşzamanlı olarak değerlendirme
  fırsatı sunmaktadır (Atılgan, 2019). Genellenebilirlik kuramının
  önemli avantajlarından biri de farklı hata kaynaklarının etkileşim
  etkilerini değerlendirebilme kabiliyetidir. Genellenebilirlik kuramı
  test puanları üzerindeki çoklu hata varyansı kaynaklarının birleşik,
  ortak etkilerini aynı anda değerlendirmek için varyans analizi (ANOVA)
  yöntemlerini kullanır. Bu durum, araştırmacıların puanlara etki
  edebilecek hata varyansı bileşenlerini tanımlayabilmeleri için daha
  kapsamlı bir yöntem sunar (Urbina, 2004).</p>
  <p>Genellenebilirlik kuramında dikkate alınan olası hata kaynaklarının
  her biri “yüzey” (facet) olarak kabul edilir. Örneğin; maddeler
  (görevler), puanlayıcılar, form ve zaman vb. kaynaklar farklı
  yüzeyleri oluştururlar (Crocker ve Algina, 2006). Bireyler bir yüzey
  olarak kabul edilmemektedir. Çünkü ölçmenin temel amacı bireylere ait
  özelliklerin ortaya çıkarılmasıdır. Bu nedenle bireyler yüzey olarak
  kabul görmemektedir (Atılgan, 2019). Yüzeyler içerisinde yer alan
  birden fazla düzey ise “koşul” (condition) olarak adlandırılır.
  Puanlayıcı yüzeyi düşünüldüğünde araştırma üç farklı puanlayıcı
  barındırıyorsa bunların her biri bir “koşul” olarak değerlendirilir
  (Güler, 2009). Örneğin; 10 maddelik bir mülakat sınavı ve bu sınavı
  değerlendiren 4 puanlayıcı olduğunu varsayalım. Bu durumda sınavda yer
  alan madde ve puanlayıcı yüzey olarak kabul edilir, sınavı oluşturan
  her bir madde ve her bir puanlayıcı ise yüzeylere ait koşulları
  oluşturur. Bu durumda, bu yüzeylerde belirlenen koşullardan
  yapılabilecek tüm gözlemler kabul edilebilir gözlemlerin evrenini
  temsil eder. Diğer bir ifadeyle bu evren, birey, madde ve puanlayıcı
  yüzeylerinden elde edilen tüm ölçümleri ve bunlara ait varyansları
  kapsar. Genellenebilirlik evreni ise, genellenmek istenilen yüzeylere
  ait koşulların (evrendeki tüm madde, puanlayıcı vb.) hepsini kapsayan
  bir evrendir (Price, 2021; Güler, 2009). Bir bireyin teorik olarak
  sonsuz sayıda yapılan ölçme işlemine ait sonuçları üzerinden ortalama
  puanı ise genellenebilirlik kuramına göre o bireyin evren puanıdır. Bu
  puan KTK’ da yer alan “gerçek puan” kavramına eş değerdir (Price,
  2021).</p>
  <p>Ölçme işleminden kaynaklanan tüm hataları dikkate alarak, mevcut
  tüm hata kaynaklarını tespit etmek, belirgin etkilerini ortaya
  çıkarmak ve uygun kabul edilebilir gözlemlerin evrenini betimlemek
  için G çalışması yapılır. Bu doğrultuda amaç, ölçme sonuçlarındaki
  varyans kaynaklarını belirleyerek ölçme işlemi hakkında bazı kararlar
  elde etmek, sonraki ölçmelerde bu kararlar ışığında gelebilecek
  hataları belirlemek ve bunların azaltılmasını sağlamaktır (Atılgan,
  2019). G-çalışmasının diğer amacı ise K-çalışmasının yeterli genelleme
  kapasitesine sahip olmasına yardımcı olmaktır. K çalışmasının temel
  amacı ise, ölçmede ortaya çıkan hataların en aza indirgenmesi için en
  uygun ölçme desenin ortaya konmasını sağlamaktır (Price, 2021). Bir
  K-çalışmasında bir yüzey sabit ya da rastgele olarak ele alınabilir.
  Bir yüzey sabitse, araştırmacı yalnızca K-çalışmasında ortaya çıkan
  koşullara genelleme yapmayı amaçlar. Bir yüzey rastgele ise,
  araştırmacı K-çalışmasındaki koşulları daha fazla sayıda koşuldan bir
  örneklem olarak kabul eder ve tüm bu son koşullara genelleme yapmayı
  amaçlar (Crocker ve Algina, 2006). Eğer bir sınavda yer alan maddeler
  yine benzer bir alan sınavında yer alabilecek nitelikte ve o maddelere
  eş değer olabilirse bu maddeler rastgele olarak adlandırılır ve bu
  durumda bu maddeler evrende yer alan tüm maddelere benzer varyans
  kaynaklarına sahip olabileceği için evrene genelleme yapılabilmesine
  olanak sağlar. Diğer taraftan araştırmada sadece belli durumlara
  yönelik genelleme amacı varsa bu durumda varyans kaynağı sabit olarak
  kabul edilir (Güler, 2009). Değişkenlik (varyans) kaynakları, ölçüm
  hatalarının değerlendirilmesi ve bu hataların ölçüm sürecine etkisinin
  analiz edilmesinde kritik bir rol oynar. G kuramında, bu değişkenlik
  kaynakları farklı desenler halinde modellenmektedirler (Brennan,
  2001).</p>
  <p>Genellenebilirlik kuramıyla, elde edilen ölçme sonuçlarının
  değerlendirilmesi sürecinde çaprazlanmış (crossed) veya yuvalanmış
  (nested) bir yapı-desen oluşturulabilir (Atılgan, 2019). Çapraz
  desenlerde, ölçmeye tabi tutulan bireyler mevcut tüm yüzeylerin her
  koşulunda puanlanmaktadır. Örneğin, açık uçlu bir sınavı alan her
  birey (b) ölçme aracında yer alan bütün (m) maddeleri cevaplamış ve üç
  farklı (p) puanlayıcı her bireyin tüm yanıtlarına yönelik puanlama
  yapmışsa, bireyler, maddeler ve puanlayıcılar çaprazlanmış bir deseni
  oluşturacaklardır (Güler, 2009). Bu durumda yüzeyler arasına “x”
  işareti konularak bir gösterim yapılır: “b x m x p”. Yuvalanmış desen
  ise, bir yüzeye ait koşullar diğer bir yüzeye ait tüm koşullar
  tarafından gözlenirse ve bir yüzeyin sadece bazı koşulları diğer bir
  yüzeyin sadece birkaç koşulunca gözlenirse ortaya çıkar. Burada
  bireyler yüzeylerin sadece bir koşulu için puanlanmışken diğer
  koşullarda puanlanması bulunmamaktadır. Örneğin, bir açık uçlu sınavı
  alan her (b) birey ölçme aracında yer alan bütün (m) maddeleri
  cevaplamış ancak her maddeye verilen cevaplara farklı (p)
  puanlayıcılar puanlama yapmışsa burada kısmi yuvalanmış desen söz
  konusudur. Bu durumda desen şu şekilde gösterilir: “b x (p : m)”
  (Atılgan, 2019).</p>
  <p>Proje yarışmalarında kullanılan değerlendirme süreçleri, projelerin
  geçerli ve güvenilir bir şekilde sıralanabilmesi için önemlidir.
  Benzer konu alanıyla ilgili mevcut alanyazın incelendiğinde, öğrenci
  performanslarını değerlendirmeye yönelik puanlayıcı güvenirliğini
  genellenebilirlik kuramına dayalı olarak inceleyen bazı çalışmalar
  bulunmaktadır (Büyükkıdık ve Anıl, 2015; Lafave ve Butterwick, 2014;
  Aktaş ve Alıcı, 2017; Menéndez-Varela vd., 2018; Gülle vd., 2018;
  Stuhlmann vd., 1999; Taştan ve Uzun, 2021; Özbaşı ve Arcagök, 2021;
  Tindal vd., 2010; VanLeeuwen, 1997). Yapılan bu araştırmaların
  bazılarında, çapraz ve yuvalanmış farklı desenler kullanılarak
  puanlayıcı güvenirliğini artırmaya yönelik desen karşılaştırmaları
  amaçlanmış, bazılarında farklı puanlama anahtarları kullanılarak uygun
  puanlama ve puanlayıcı sayısına ulaşılmaya çalışılmıştır. Bazı
  araştırmalar ise öğrenci performanslarını ölçmeye yönelik güvenilir
  puanlama anahtarı geliştirmek amacıyla G kuramı kullanımı üzerine
  yapılmıştır. Ancak özelinde proje yarışmalarının değerlendirme
  süreçlerini dikkate alan bir çalışma mevcut alanyazında
  görülmemiştir.</p>
  <p>Ulusal ve uluslararası düzeyde bilişim teknolojileri temelli
  yarışmaların değerlendirme süreçleri incelendiğinde, puanlayıcıların
  genellikle dereceli puanlama anahtarları kullandığı görülmektedir.
  Ancak, bu anahtarların içerdiği farklı boyutlar (örneğin, teknik
  konular ve proje yazım kuralları) açısından güvenilirliği ve
  puanlayıcılar arasındaki değerlendirme farklılıklarının etkisi
  belirsizliğini korumaktadır. Projeler, genellikle konu alanıyla ilgili
  ikiden fazla değerlendirici tarafından puanlanmakta ve bu puanların
  ortalaması alınarak genel bir değerlendirme notu oluşturulmaktadır.
  Bununla birlikte, yalnızca proje konusu uzmanı olan değerlendiriciler
  puanlama yaparken projenin fikri ve uygulaması güçlü olduğu durumlarda
  proje yazım kurallarını göz ardı edebilmektedir. Bu durum, teknoloji
  temelli proje yarışmalarında güvenilir ve genellenebilir değerlendirme
  süreçlerinin oluşturulması için farklı desenlerin incelendiği bir
  çalışmaya duyulan ihtiyacı ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, projelerin
  geçerli ve güvenilir bir şekilde değerlendirilmesini sağlamak
  amacıyla, proje yazım kurallarını proje yazım uzmanlarının, teknik
  konularla ilgili kriterleri ise teknik konu uzmanların değerlendirmesi
  daha güvenilir sonuçlara ulaşılmasını mümkün kılabilir.</p>
  <p>Genellenebilirlik kuramı, bu tür çok boyutlu ve çok puanlayıcılı
  değerlendirme süreçlerindeki varyans kaynaklarını ve güvenilirlik
  düzeylerini analiz etmek için güçlü bir yöntem sunmaktadır. Bu nedenle
  bu kurama dayalı yaklaşımların, bu alandaki boşluğu doldurabileceği ve
  değerlendirme süreçlerini daha şeffaf bir yapıya kavuşturabileceği
  düşünülebilir. Bu bağlamda yapılan bu araştırmanın amacı, proje
  değerlendirme süreçlerinde genellenebilirlik kuramına dayalı farklı
  desenler oluşturarak bu süreçler üzerinde farklı puanlayıcıların
  etkisini G kuramı bağlamında ortaya koymaktır. Sonuç olarak bu
  metodolojik araştırmada oluşturulan desenler ile bilişim
  teknolojilerini temele alan proje yarışmalarının değerlendirme
  süreçlerinin iyileştirilmesine katkıda bulunulmak istenmektedir. Bu
  amaç doğrultusunda aşağıdaki araştırma sorularına yanıt
  aranmaktadır:</p>
  <p>1- Proje (b), puanlayıcı (p) ve madde (m) yüzeylerinin çapraz desen
  (b x m x p) oluşturduğu değerlendirme sürecine yönelik elde edilen G
  ve Phi katsayıları ile öne çıkan varyans kaynakları nelerdir?</p>
  <p>2- Puanlayıcıların (p) madde (m) yüzeyinde yuvalandığı ve
  projelerin (b) bu iki yüzey ile çapraz desen (b x (p : m)) oluşturduğu
  değerlendirme sürecine yönelik elde edilen G ve Phi katsayıları ile
  öne çıkan varyans kaynakları nelerdir?</p>
  <p>3- Proje (b), puanlayıcı (p) ve madde (m) yüzeylerinin çapraz desen
  (b x m x p) oluşturduğu değerlendirme süreci ile puanlayıcıların (p)
  madde (m) yüzeyinde yuvalandığı ve projelerin (b) bu iki yüzey ile
  çapraz desen (b x (p : m)) oluşturduğu değerlendirme süreci
  sonuçlarına göre elde edilen G ve Phi katsayıları birbirlerinden
  farklılaşmakta mıdır?</p>
</sec>
<sec id="yöntem">
  <title>Yöntem</title>
  <sec id="araştırmanın-türü">
    <title>Araştırmanın Türü</title>
    <p>Bu araştırma, genellenebilirlik kuramına dayalı farklı desenlerin
    değerlendirme sürecinin güvenirliği üzerindeki etkisini inceleyen
    metodolojik bir çalışmadır. Araştırma, gerçek proje yarışmalarının
    değerlendirme yapısını yansıtacak şekilde tasarlanmış simüle veri
    seti kullanılarak yürütülmüştür. Simülasyon yaklaşımının tercih
    edilmesinin başlıca nedenleri şunlardır: (1) Kontrollü
    karşılaştırma: Farklı desenlerin etkilerini diğer değişkenlerin
    etkisinden arındırarak incelemek, (2) Sistematik manipülasyon:
    Puanlayıcı ve madde sayılarını sistematik olarak değiştirerek
    optimal koşulları belirlemek, (3) Genellenebilirlik kuramının farklı
    desenlerinin teorik özelliklerini net bir şekilde ortaya koymak, (4)
    Gerçek yarışma organizatörlerine değerlendirme sistemi tasarımları
    için kanıta dayalı öneriler sunmak. Simüle edilen veri seti, TÜBİTAK
    ve benzeri ulusal düzeydeki proje yarışmalarının gerçek
    değerlendirme süreçlerini (puanlayıcı sayısı, madde yapısı, puanlama
    ölçeği vb.) yansıtacak şekilde farklı puanlama desenlerine uygun
    olarak tasarlanmıştır. Bu tarz yaklaşımlar, metodolojik
    karşılaştırmalarda ve ölçme kuramlarının uygulanmasında yaygın
    olarak kullanılmaktadır.</p>
  </sec>
  <sec id="veri-üretme-süreci">
    <title>Veri Üretme Süreci</title>
    <p>Bu çalışmada kullanılan simüle veri seti, R dili kullanılarak R
    Studio 2023.09.0 paket programı ile oluşturulmuştur. Her proje için
    normal dağılıma dayalı değerlendirme puanlarına ait kontrollü bir
    veri seti oluşturulmuştur. Bu şekilde elde edilen veriye gerçekçi
    bir varyasyon kazandırılmaya çalışılmıştır. Puanlayıcıların her
    maddeye verdiği kabul edilen cevaplara ait oluşan simüle puanlar,
    1–5 aralığında en yakın tam sayıya yuvarlanmıştır. Bu süreç,
    proje(b), madde(m) ve puanlayıcı(p) farklılıkları ile bunların
    karşılıklı etkileşimlerinden kaynaklanan varyans bileşenlerini
    yansıtacak biçimde tasarlanmıştır.</p>
    <p>Simülasyonun, gerçek proje değerlendirme süreçlerini ne ölçüde
    yansıttığını belirlemek amacıyla çeşitli doğrulama adımları da
    uygulanmıştır. Elde edilen değerlerin benzer araştırmalarda rapor
    edilen bulgularla karşılaştırılarak sonuçların tutarlılığı
    değerlendirilmiştir (Özbaşı ve Arcagök, 2021; Taştan ve Uzun, 2021).
    Ayrıca, elde edilen simüle veri, normal dağılım varsayımı ve varyans
    çeşitliliği açısından kontrol edilmiştir. Sonuç olarak simülasyonun
    gerçek değerlendirme koşullarını istatistiksel açıdan güvenilir
    biçimde yansıttığı düşünülmektedir.</p>
  </sec>
  <sec id="proje-değerlendirme-aracı">
    <title>Proje Değerlendirme Aracı</title>
    <p>Simülasyonda, TÜBİTAK 2204-B Ortaokul Öğrencileri Araştırma
    Projeleri Yarışması Teknolojik Tasarım Alanı Değerlendirme
    Formu'ndaki madde yapısı kullanılmıştır (Tablo 1). Bu form 10 farklı
    başlık altında 20 kriter içermektedir. Her madde 1(Çok düşük) -
    5(Çok yüksek) arası puanlanmaktadır.</p>
  </sec>
  <sec id="puanlama-desenleri">
    <title>Puanlama Desenleri</title>
    <p>Projelerin değerlendirilmesi için genellenebilirlik kuramına
    dayalı iki farklı puanlama deseni tasarlanmıştır:</p>
    <p>İlk desende, bilişim teknolojileri alanında uzman ilk üç
    puanlayıcı 10 adet projenin tümünü dereceli puanlama anahtarı ile
    puanladığı varsayılmıştır. Burada oluşan çaprazlanmış desen şu
    şekildedir: “b x m x p”.</p>
    <p><bold>Tablo 1.</bold></p>
    <p><italic>Veri toplama aracı olarak kullanılan değerlendirme
    formu</italic></p>
    <graphic mimetype="image" mime-subtype="png" xlink:href="vertopal_1f56d9ac9fe64471a19a8282a7c6e1cb/media/image5.png" />
    <p>İkinci desende ise tüm projeler için şu şekilde bir değerlendirme
    yapıldığı varsayılmıştır: Öncelikle değerlendirme formunda (Tablo 1)
    yer alan maddeler, uzman görüşleri doğrultusunda hangi maddeleri
    proje yazım uzmanı hangi maddeleri teknik konu uzmanı
    puanlayıcıların yanıtlamaları gerektiği konusunda iki gruba
    ayrılmıştır. Buna göre her projede, proje yazımı konusu uzmanı olan
    üç puanlayıcı kendi uzmanlık alanları ile ilgili 10, 11, 12, 13, 14,
    18 ve 20. maddeler olmak üzere toplam 7 maddeyi puanlamış, ilk
    aşamada değerlendirme yapmayan üç bilişim teknolojileri alanı uzmanı
    puanlayıcı ise kendi uzmanlık alanları ile ilgili 1, 2, 3, 4, 5, 6,
    7, 8, 9, 15, 16, 17, 19. maddeler olmak üzere her proje için toplam
    13 maddeyi puanlamıştır. Burada ise puanlayıcıların maddelerde
    yuvalandığı ve bireylerin maddeler ve puanlayıcılarla çaprazlandığı
    bir desen “b x (p : m)” tasarlanmıştır. Bu süreçte iki farklı
    türdeki tüm puanlayıcılar için oluşturulan puanlar her projenin
    toplam puanına etki etmiştir.</p>
  </sec>
  <sec id="verilerin-çözümlenmesi">
    <title>Verilerin Çözümlenmesi</title>
    <p>Simülasyon ile elde edilen verilerin çözümlenmesi için çapraz ve
    kısmi yuvalanmış desene ait değişkenlik kaynakları için kareler
    ortalaması, varyans bileşenleri değerleri ve yüzdelik oranları ANOVA
    testi ile hesaplanmıştır. Devamında iki farklı desene ait G ve Phi
    katsayıları ayrı ayrı hesaplanarak incelenmiştir. Karar çalışmaları
    için farklı madde ve puanlayıcı sayılarındaki katsayılar da
    hesaplanarak en uygun desene hangisi olabileceği incelenmiştir.
    İstatistiksel hesaplamaların yapılabilmesi için IBM SPSS 27.0 paket
    programı ve RStudio 2023.09.0 programı kullanılmış, elde edilen
    veriler tablolara aktarılmıştır.</p>
  </sec>
  <sec id="etik-kurul-izin-belgesi">
    <title>Etik Kurul İzin Belgesi</title>
    <p>Bu çalışma metodolojik bir simülasyon çalışması olup, gerçek
    katılımcı verisi içermemektedir. Bu nedenle etik kurul onayı
    gerektirmemektedir.</p>
  </sec>
</sec>
<sec id="bulgular">
  <title>Bulgular</title>
  <p>Bu bölümde araştırma için simülasyon ile oluşturulan iki farklı
  desene ait analizler sonucunda elde edilen bulgular verilmiştir.</p>
  <sec id="birinci-alt-probleme-ait-bulgular">
    <title>Birinci Alt Probleme ait Bulgular </title>
    <sec id="g-çalışması-bulguları">
      <title>G Çalışması Bulguları</title>
      <p>Bilişim teknolojileri alanında uzman ilk üç puanlayıcı 10 adet
      projenin tümünü dereceli puanlama anahtarı ile puanlamıştır.
      Burada oluşan çaprazlanmış desen şu şekildedir: 10 Proje (b), 3
      puanlayıcı (p) ve 20 madde (m) kullanılarak oluşturulan iki
      yüzeyli çaprazlanmış desen (b x m x p). Bu araştırma desenine
      yönelik genellenebilirlik çalışmaları yapılmış ve bu analiz
      sonucunda elde edilen G çalışması sonuçları tablo 2’de
      verilmiştir.</p>
      <p><bold>Tablo 2.</bold></p>
      <p><italic>İki yüzeyli çapraz desene (bxmxp) ait G çalışması
      sonuçları</italic></p>
      <table-wrap>
        <table>
          <colgroup>
            <col width="30%" />
            <col width="15%" />
            <col width="15%" />
            <col width="15%" />
            <col width="15%" />
            <col width="11%" />
          </colgroup>
          <tbody>
            <tr>
              <td><bold>Varyans Kaynağı</bold></td>
              <td><bold>Kareler Toplamı</bold></td>
              <td><bold>sd</bold></td>
              <td><bold>Kareler Ortalaması</bold></td>
              <td><bold>Varyans</bold></td>
              <td><bold>%</bold></td>
            </tr>
            <tr>
              <td><bold>Proje (b)</bold></td>
              <td>57.35</td>
              <td>9</td>
              <td>6.37</td>
              <td>0.087</td>
              <td>8.1</td>
            </tr>
            <tr>
              <td><bold>Madde (m)</bold></td>
              <td>168.56</td>
              <td>19</td>
              <td>8.87</td>
              <td>0.274</td>
              <td>25.7</td>
            </tr>
            <tr>
              <td><bold>Puanlayıcı (p)</bold></td>
              <td>110.26</td>
              <td>2</td>
              <td>55.13</td>
              <td>0.270</td>
              <td>25.3</td>
            </tr>
            <tr>
              <td><bold>Proje * Madde (b*m)</bold></td>
              <td>87,552</td>
              <td>171</td>
              <td>0,51</td>
              <td>0,059</td>
              <td>5.6</td>
            </tr>
            <tr>
              <td><bold>Proje * Puanlayıcı (b*p)</bold></td>
              <td>17,437</td>
              <td>18</td>
              <td>0,97</td>
              <td>0,032</td>
              <td>3.0</td>
            </tr>
            <tr>
              <td><bold>Madde*Puanlayıcı (m*p)</bold></td>
              <td>17,470</td>
              <td>38</td>
              <td>0,46</td>
              <td>0,013</td>
              <td>1.2</td>
            </tr>
            <tr>
              <td><bold>bmp, e</bold></td>
              <td>114,163</td>
              <td>342</td>
              <td>0,33</td>
              <td>0,334</td>
              <td>31.2</td>
            </tr>
            <tr>
              <td><bold>TOPLAM</bold></td>
              <td>5171,000</td>
              <td>600</td>
              <td></td>
              <td>1,069</td>
              <td>100</td>
            </tr>
          </tbody>
        </table>
      </table-wrap>
      <p>Tablo 2 incelendiğinde projelerin (b) ana etkisinin toplam
      varyansın %8.1’i olduğu görülmektedir. Bu durum, projelerin
      arasındaki farklılıkların yapılan çalışma ile az bir miktarda
      ortaya konabildiğini göstermektedir. Diğer bir ifade ile yapılan
      puanlamaların projeleri birbirinden ayırt etmede çok da başarılı
      olmadığı görülmektedir. Buna göre elde edilen puanların evren
      (gerçek) puanları temsil etmede yeterli olmadığı
      anlaşılmaktadır.</p>
      <p>Maddelerin (m) ana etkisine bakıldığında elde edilen madde
      varyans değerinin ikinci en büyük varyans (0.274) olduğu ve toplam
      varyansın %25.7’sini açıkladığı görülmektedir. Buna göre yapılan
      değerlendirme işlemi üstünde maddelerin büyük bir etkisinin olduğu
      ve maddelerin güçlük değerleri arasında bir farklılık olduğu
      anlaşılmaktadır.</p>
      <p>Değerlendirmeyi yapan puanlayıcıların ana etkisi incelendiğinde
      varyans değerinin en büyük üçüncü paya (%25.3) sahip olduğu ve
      toplam varyans içinde büyük bir etkisinin olduğu görülmektedir. Bu
      durum puanlayıcıların yaptıkları puanlamalarda katılık ya da
      cömertlik açısından birbirlerinden farklı davrandıkları ve
      puanlamalar arasında projeden projeye farklılık olduğunu
      göstermektedir.</p>
      <p>Proje ve madde (b*m) ortak etkisinin varyans değeri (0.059)
      toplam varyansın % 5.6’ sını açıklamaktadır. Bu durum projelerin
      farklı maddelerde az da olsa farklı puanlar aldıklarını ve
      projelerin farklı maddelerde farklı sıralamalara sahip olduğunu
      göstermektedir.</p>
      <p>Proje ve puanlayıcı (b*p) ortak etkisine bakıldığında varyans
      değerinin düşük (0.032) olduğu ve toplam varyans içinde yine düşük
      bir oran (%3) oluşturduğu görülmektedir. Buna göre puanlayıcıların
      projeleri puanlarken düşük seviyede farklılık gösterdiği ve genel
      olarak birbirlerine yakın puanlamalar yaptığı söylenebilir.</p>
      <p>Madde ve puanlayıcı (m*p) ortak etkisinin yine düşük olduğu
      (0.013) ve toplam varyansın %1.2’ sini açıkladığı görülmektedir.
      Bu durum, puanlayıcıların her proje için maddelere verdikleri
      puanlamalarda birbirlerine yakın davranışlar sergiledikleri ve
      madde puanlamaları arasında bir farklılığın olmadığı anlamına
      gelmektedir.</p>
      <p>Tüm varyans kaynaklarının ortak etkisi olan (bmp, e) artık
      varyans %31.2 ile en büyük varyans kaynağıdır. Bu varyans değeri
      (0.334) proje, madde ve puanlayıcı arasında oluşturulan desen ile
      açıklanamayan hata varyansını göstermektedir. Artık varyansın bu
      denli yüksek olması, yapılan çalışmada ölçülememiş tesadüfi hata
      kaynaklarının yüksek düzeyde var olduğunu işaret etmektedir.</p>
    </sec>
    <sec id="k-çalışması-bulguları">
      <title>K Çalışması Bulguları</title>
      <p>Çalışmada elde edilen 10 proje, 3 puanlayıcı ve 20 maddenin
      çapraz desenine yönelik G ve Phi katsayıları tablo 3’te
      verilmiştir.</p>
      <p><bold>Tablo 3.</bold></p>
      <p><italic>Çapraz Desene (bxmxp) ait Karar çalışması
      sonuçları</italic></p>
      <table-wrap>
        <table>
          <colgroup>
            <col width="28%" />
            <col width="27%" />
            <col width="20%" />
            <col width="25%" />
          </colgroup>
          <thead>
            <tr>
              <th><bold>Puanlayıcı Sayısı (n<sub>p</sub>)</bold></th>
              <th><bold>Madde Sayısı (n<sub>m</sub>)</bold></th>
              <th><bold>G Katsayısı</bold></th>
              <th><bold>Phi Katsayısı</bold></th>
            </tr>
          </thead>
          <tbody>
            <tr>
              <td>2</td>
              <td>10</td>
              <td>0.90</td>
              <td>0.44</td>
            </tr>
            <tr>
              <td>3</td>
              <td>10</td>
              <td>0.94</td>
              <td>0.44</td>
            </tr>
            <tr>
              <td>4</td>
              <td>10</td>
              <td>0.94</td>
              <td>0.44</td>
            </tr>
            <tr>
              <td>2</td>
              <td>20</td>
              <td>0.94</td>
              <td>0.44</td>
            </tr>
            <tr>
              <td><bold>*3</bold></td>
              <td><bold>*20</bold></td>
              <td><bold>*0.96</bold></td>
              <td><bold>*0.45</bold></td>
            </tr>
            <tr>
              <td>4</td>
              <td>20</td>
              <td>0.96</td>
              <td>0.45</td>
            </tr>
            <tr>
              <td>2</td>
              <td>30</td>
              <td>0.95</td>
              <td>0.45</td>
            </tr>
            <tr>
              <td>3</td>
              <td>30</td>
              <td>0.97</td>
              <td>0.45</td>
            </tr>
            <tr>
              <td>4</td>
              <td>30</td>
              <td>0.97</td>
              <td>0.45</td>
            </tr>
          </tbody>
        </table>
      </table-wrap>
      <p>Buna göre 3 puanlayıcı ve 20 madde için G katsayısının 0.96
      olarak hesaplandığı görülmektedir. Bu değer bağıl hata varyansı
      olarak da bilinmekte olup .70 ve üzeri olduğu durumlarda
      çalışmanın güvenilir olduğu kabul edilmektedir. Burada hesaplanan
      değer .70’ den büyük olduğundan ölçmenin bağıl kararlar için
      güvenirliğinin çok yüksek olduğunu göstermektedir.</p>
      <p>Tablo 3’ te görülen 3 puanlayıcı (n<sub>p</sub>=3) ve 20 madde
      (n<sub>m</sub>=20) için phi (Φ) katsayısı, 0.45 olarak
      hesaplanmıştır. Bu değer mutlak hata varyansı olarak da bilinmekte
      olup G katsayısı gibi bu değer de .70 ve üzeri olduğu durumlarda
      çalışmanın güvenirliği yeterli düzeyde kabul edilmektedir
      (Shavelson ve Webb, 1991). Ancak buradaki phi (Φ) katsayısı
      değerinin .70’ den düşük olduğu görülmekte ve bu nedenle
      çalışmanın mutlak değerlendirme için güvenirliğinin düşük düzeyde
      olduğu anlaşılmaktadır.</p>
      <p>Tablo 3 ayrıntılı olarak incelendiğinde, proje, madde ve
      puanlayıcıların çaprazlanmış deseninde puanlayıcı ve madde sayısı
      artırıldıkça güvenirlik değerlerinin de arttığı görülmektedir.
      Tabloda yer alan en yüksek güvenirlik değerleri 4 puanlayıcı ve 30
      madde kullanıldığında elde edildiği görünse de mevcut araştırmada
      kullanılmış çapraz desene ait değerlerin bunlara yakın olduğu ve
      karar çalışması için yeterli olduğu görülmektedir.</p>
    </sec>
  </sec>
  <sec id="ikinci-alt-probleme-ait-bulgular">
    <title>İkinci Alt Probleme ait Bulgular </title>
    <sec id="g-çalışması-bulguları-1">
      <title>G Çalışması Bulguları</title>
      <p>Çalışmanın ikinci simülasyon deseninde, proje yazımı uzmanı
      olan üç puanlayıcı kendi uzmanlık alanları ile ilgili her
      projedeki 10, 11, 12, 13, 14, 18 ve 20. maddeler olmak üzere
      toplam 7 maddeyi puanlamış, ilk aşamada değerlendirme yapmayan
      diğer üç bilişim teknolojileri alanı uzmanı puanlayıcı ise kendi
      uzmanlık alanları ile ilgili her projedeki 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8,
      9, 15, 16, 17, 19. maddeler olmak üzere toplam 13 maddeyi
      puanlamıştır. 6 puanlayıcının (p) 20 madde (m) yüzeyinde
      yuvalandığı ve 10 projenin (b) bu iki yüzey ile çapraz desen (b x
      (p : m)) oluşturduğu değerlendirme sürecine yönelik elde edilen G
      çalışması sonuçları tablo 4’ te verilmiştir.</p>
      <p><bold>Tablo 4.</bold></p>
      <p><italic>İki yüzeyli kısmi yuvalanmış desene (bx(p:m)) ait G
      çalışması sonuçları</italic></p>
      <table-wrap>
        <table>
          <colgroup>
            <col width="32%" />
            <col width="10%" />
            <col width="13%" />
            <col width="18%" />
            <col width="13%" />
            <col width="13%" />
          </colgroup>
          <tbody>
            <tr>
              <td><bold>Varyans Kaynağı</bold></td>
              <td><bold>Kareler Toplamı</bold></td>
              <td><bold>sd</bold></td>
              <td><bold>Kareler Ortalaması</bold></td>
              <td><bold>Varyans</bold></td>
              <td><bold>%</bold></td>
            </tr>
            <tr>
              <td><bold>Proje (b)</bold></td>
              <td>57.35</td>
              <td>9</td>
              <td>6.37</td>
              <td>0.071</td>
              <td>6.9</td>
            </tr>
            <tr>
              <td><bold>Puanlayıcı (p)</bold></td>
              <td>164.27</td>
              <td>5</td>
              <td>32.85</td>
              <td>0.322</td>
              <td>31.4</td>
            </tr>
            <tr>
              <td><bold>Proje * Puanlayıcı(b*p)</bold></td>
              <td>45.99</td>
              <td>45</td>
              <td>1.02</td>
              <td>0.069</td>
              <td>6.7</td>
            </tr>
            <tr>
              <td><bold>Puanlayıcı : Madde(p:m)</bold></td>
              <td>132.03</td>
              <td>54</td>
              <td>2.44</td>
              <td>0.209</td>
              <td>20.4</td>
            </tr>
            <tr>
              <td><bold>b*p:m, e</bold></td>
              <td>173.16</td>
              <td>486</td>
              <td>0.36</td>
              <td>0.354</td>
              <td>34.6</td>
            </tr>
            <tr>
              <td><bold>TOPLAM</bold></td>
              <td>572,80</td>
              <td>599</td>
              <td>-</td>
              <td>92.096</td>
              <td>100</td>
            </tr>
          </tbody>
        </table>
      </table-wrap>
      <p>Tablo 4 incelendiğinde projelerin (b) ana etkisinin toplam
      varyans içinde %6.9’luk küçük bir kısmı açıkladığı görülmektedir.
      Bu bulguya göre projelerin arasındaki farklılıkların yapılan
      değerlendirme ile yeterince ortaya çıkarılamadığı görülmektedir.
      Diğer bir ifade ile yapılan puanlamaların projeleri birbirinden
      ayırt etmede çok da başarılı olmadığı görülmektedir. Buna göre
      elde edilen puanlar, evren (gerçek) puanlarını temsil etmede
      yeterli değildir.</p>
      <p>Puanlayıcıların oluşturduğu ana etki değerine bakıldığında bu
      değerin (0.322) en yüksek ikinci değer olduğu ve toplam varyansın
      %31.4’ünü açıkladığı görülmektedir. Buna göre puanlayıcılar
      araştırma deseni içerisinde büyük bir etki oluşturmuştur. Bunun
      nedeni olarak puanlayıcıların birbirlerinden farklı puanlama
      davranışları sergiledikleri gösterilebilir. Sonuç olarak bu
      desenle yapılan çalışmada puanlayıcıların tutarlı ve birbirlerine
      yakın davranmadığı bir durum söz konusudur.</p>
      <p>Proje ve puanlayıcıların (b * p) ortak etkisine ait varyans
      değerinin (0.069) küçük bir miktar olduğu ve toplam varyans
      içerisinde (%6.7) küçük bir bölümü açıkladığı görülmektedir. Bu
      bulgu, puanlayıcıların projeleri puanlarken projeden projeye düşük
      seviyede farklı davrandıkları ve projelere verdikleri puanlar
      arasında bir miktar farklılık olduğu sonucunu vermektedir.</p>
      <p>Madde ve puanlayıcıların (p : m) ortak etkisine bakıldığında
      elde edilen varyans değerinin (0.209) en yüksek üçüncü varyans
      değeri olduğu ve toplam varyans içinde yine yüksek bir bölümü
      (%20.4) açıkladığı görülmektedir. Bu bulguya göre, puanlayıcıların
      puanlama davranışlarının bir maddeden diğerine değiştiği
      söylenebilir.</p>
      <p>Tüm değişkenlik kaynaklarından ortaya çıkan ortak hata varyansı
      (bxp:m,e) incelendiğinde bu değerin en yüksek varyans bileşeni
      (0.354) olduğu ve toplam varyansın %34.6’sını açıkladığı
      görülmektedir. Bu bulguya göre araştırmanın bu deseni ile yapılan
      ölçme işlemine proje, madde ve puanlayıcıdan kaynaklanmayan
      tesadüfi hataların yüksek düzeyde karıştığı anlaşılmaktadır.</p>
    </sec>
    <sec id="k-çalışması-bulguları-1">
      <title>K Çalışması Bulguları</title>
      <p>Çalışmada elde edilen 10 proje, 6 puanlayıcı ve 20 maddenin
      kısmi yuvalanmış desenine ait G ve Phi katsayıları tablo 5’ te
      verilmiştir.</p>
      <p><bold>Tablo 5.</bold></p>
      <p><italic>İki Yüzeyli Kısmi Yuvalanmış Desene (bx(p:m)) ait karar
      çalışması sonuçları</italic></p>
      <table-wrap>
        <table>
          <colgroup>
            <col width="30%" />
            <col width="25%" />
            <col width="18%" />
            <col width="27%" />
          </colgroup>
          <thead>
            <tr>
              <th><bold>Puanlayıcı Sayısı (n<sub>p</sub>)</bold></th>
              <th><bold>Madde Sayısı (n<sub>m</sub>)</bold></th>
              <th><bold>G Katsayısı</bold></th>
              <th><bold>Phi Katsayısı</bold></th>
            </tr>
          </thead>
          <tbody>
            <tr>
              <td>4</td>
              <td>10</td>
              <td>0.82</td>
              <td>0.21</td>
            </tr>
            <tr>
              <td>6</td>
              <td>10</td>
              <td>0.85</td>
              <td>0.16</td>
            </tr>
            <tr>
              <td>8</td>
              <td>10</td>
              <td>0.86</td>
              <td>0.13</td>
            </tr>
            <tr>
              <td>4</td>
              <td>20</td>
              <td>0.90</td>
              <td>0.33</td>
            </tr>
            <tr>
              <td><bold>*6</bold></td>
              <td><bold>*20</bold></td>
              <td><bold>*0.92</bold></td>
              <td><bold>*0.27</bold></td>
            </tr>
            <tr>
              <td>8</td>
              <td>20</td>
              <td>0.93</td>
              <td>0.23</td>
            </tr>
            <tr>
              <td>4</td>
              <td>30</td>
              <td>0.93</td>
              <td>0.39</td>
            </tr>
            <tr>
              <td>6</td>
              <td>30</td>
              <td>0.94</td>
              <td>0.34</td>
            </tr>
            <tr>
              <td>8</td>
              <td>30</td>
              <td>0.95</td>
              <td>0.30</td>
            </tr>
          </tbody>
        </table>
      </table-wrap>
      <p>Tablo 5’e göre çalışmada yer alan 6 puanlayıcı ve 20 madde
      içeren desen için G katsayısının 0.92 olarak hesaplandığı
      görülmektedir. Bu değer bağıl hata varyansı olarak da bilinmekte
      olup .70 ve üzeri olduğu durumlarda çalışmanın güvenilir olduğu
      kabul edilmektedir. Burada hesaplanan değer eşik değerden
      (&gt;.70) olduğundan ölçmenin bağıl kararlar için güvenirliğinin
      çok yüksek olduğunu göstermektedir.</p>
      <p>Çalışmada kullanılan ve tablo 5’ te görülen 6 puanlayıcının
      (n<sub>p</sub>=6) 20 madde (n<sub>m</sub>=20) içinde yuvalandığı
      desene ait phi (Φ) katsayısı, 0.27 olarak hesaplanmıştır. Bu değer
      mutlak hata varyansı olarak da bilinmekte olup G katsayısı gibi bu
      değer de .70 ve üzeri olduğu durumlarda çalışmanın güvenirliğinin
      yeterli düzeyde olduğu kabul edilmektedir. Ancak buradaki phi (Φ)
      katsayısı değerinin .70’ den düşük olduğu görülmekte ve bu nedenle
      çalışmanın mutlak değerlendirme için güvenirliğinin yeterli
      düzeyde olmadığı görülmektedir.</p>
      <p>Tablo 5 ayrıntılı olarak incelendiğinde, puanlayıcıların
      maddelerde yuvalandığı bu desende puanlayıcı ve madde sayısı
      artırıldıkça güvenirlik değerlerinin de genel olarak arttığı
      görülmektedir. Tabloda yer alan en yüksek güvenirlik değerleri 8
      puanlayıcı ve 30 madde (G= 0.95, phi=0.30) kullanıldığı zaman elde
      edildiği görünse de mevcut araştırmada kullanılmış kısmi
      yuvalanmış desene ait değerlerin (G= 0.92, phi=0.27) bunlara yakın
      olduğu ve karar çalışması için yeterli olduğu görülmektedir.</p>
    </sec>
  </sec>
  <sec id="üçüncü-alt-probleme-ait-bulgular">
    <title>Üçüncü Alt Probleme ait Bulgular </title>
    <p>Proje (b), puanlayıcı (p) ve madde (m) yüzeylerinin çapraz desen
    (b x m x p) oluşturduğu ölçme işlemi süreci ile puanlayıcıların (p)
    madde (m) yüzeyinde yuvalandığı ve projelerin (b) bu iki yüzey ile
    çapraz desen (b x (p : m)) oluşturduğu ölçme işlemi süreci
    sonuçlarına göre elde edilen G ve Phi katsayıları ayrı ayrı
    incelenmiştir.</p>
    <p>Elde edilen bulgulara göre, tüm yüzeylerin çapraz desen
    oluşturduğu ilk çalışmaya ait G katsayısı 0.96 iken kısmi yuvalanmış
    desene ait G katsayısının 0.92 olduğu görülmektedir. Bu bulgular,
    iki desenle de yapılan ölçme işleminin bağıl değerlendirme açısından
    güvenilir seviyede olduğunu (&gt;.70) göstermekle birlikte çapraz
    desene ait güvenirlik değerinin bir miktar daha yüksek olduğunu
    göstermektedir.</p>
    <p>Genellenebilirlik analizi sonucunda ulaşılan tüm yüzeylerin
    çapraz desen oluşturduğu ilk çalışmaya ait phi katsayısı 0.45 iken
    kısmi yuvalanmış desene ait phi katsayısı ise 0.27’dir. Bu bulgular,
    her iki desenin de mutlak değerlendirme açısından çok da güvenilir
    düzeyde olmadığını ancak çapraz desene ait phi katsayısı değerinin
    kısmi yuvalanmış desene oranla daha güvenilir olduğunu ortaya
    koymaktadır.</p>
  </sec>
</sec>
<sec id="tartışma-ve-sonuç">
  <title>Tartışma ve Sonuç</title>
  <p>Bu metodolojik araştırmanın amacı, proje değerlendirme süreçlerinde
  genellenebilirlik kuramına dayalı farklı desenler oluşturarak bu
  süreçler üzerinde farklı puanlayıcıların etkisini G kuramı bağlamında
  ortaya koymaktır. Araştırmada uygulanan ilk simülasyon desende bilişim
  teknolojileri alanında uzman olduğu varsayılan ilk üç puanlayıcı 10
  adet projenin tümünü dereceli puanlama anahtarı ile puanlamıştır. Bu
  ölçme işleminde yer alan 10 proje (b), 3 puanlayıcı (p) ve 20 madde
  (m) kullanılarak oluşturulan iki yüzeyli çaprazlanmış desene (bxmxp)
  ait genellenebilirlik çalışmaları yapılmıştır. İkinci simülasyon
  desende üç bilişim teknolojileri alan uzmanı ve üç proje yazım uzmanı
  olduğu varsayılan toplam 6 puanlayıcının farklı sayılardaki maddeler
  (toplam 20 madde) üzerinde yuvalandığı ve 10 projenin bu iki yüzey ile
  çapraz desen (bx(p:m)) oluşturduğu değerlendirme sürecine yönelik
  genellenebilirlik çalışmaları yapılmıştır. İki farklı desenden elde
  edilen sonuçlar şu şekilde özetlenmiştir:</p>
  <p>Her iki desende de projelerin ana etkisinin düşük çıkması
  (çaprazlanmış desen %8.1, yuvalanmış desen %6.9), tasarlanan ölçme
  işlemlerinin projeleri yeterince ayırt edemediğini ve yapılan ölçme
  işlemlerinin projelerdeki nitelik farklarını yeterince yansıtamadığını
  göstermektedir. Bu bulgu, Özbaşı ve Arcagök (2021)'ün öğretmen
  adaylarının hazırlamış oldukları projelerin bağımsız puanlayıcılar ile
  puanlanarak elde edilen ölçümlerin genellenebilirlik kuramı ile
  incelenmesine ilişkin çalışmasındaki bulgularla (%0,4) örtüşmektedir.
  Benzer şekilde, Sun ve diğerlerinin (1997) çalışmasında da projelere
  ait varyans değerinin diğerlerine oranla daha düşük seviyede olduğu
  (%16.3) ve birbirlerinden tam anlamıyla ayırt edilemediği görülmüştür.
  Proje tabanlı ölçümlerde değişkenliğin ana kaynağının projeler, diğer
  bir ifadeyle ölçümün odak konusunun projeler olması öngörülmektedir
  (Gülle vd., 2018) ve G kuramı ile gerçekleştirilen çalışmalarda,
  ölçümün temel nesnesini oluşturan yüzeyin en yüksek düzeyde
  değişkenlik göstermesinin beklendiği belirtilmektedir (Güler, 2008).
  Ancak yapılan bu araştırmada yer alan ölçmenin temel nesnesi olan
  projeler bu değişkenlik düzeyini yakalayamamıştır.</p>
  <p>Çaprazlanmış desenden elde edilen bulgularda (m: %25.7) maddelerin
  güçlük değerleri arasında önemli farklılıklar görülmesi, Gelbal ve
  Çakıcı Eser (2012) tarafından test maddelerine ait varyans değerinin
  %16.2 olarak bulunduğu çalışmaya ait bulguyla benzerdir. Bu durum
  öğrencilerin proje yazım ve uygulama süreçlerinde zorlandıklarını
  göstermektedir. Chang ve Tseng (2011) araştırmalarında, öğrencilerin
  proje planlama, metodoloji geliştirme, uygulama süreci ve
  değerlendirme aşamalarında değişen düzeylerde zorluklarla
  karşılaştıklarını ortaya koymuştur. Yine Göloğlu Demir (2019)’in
  çalışmasında elde ettiği Tübitak araştırma projeleri yarışması ve
  proje hazırlama sürecine yönelik öğretmen görüşlerine göre
  öğrencilerin proje yazımı için gerekli yeterliğe sahip olmadıklarını
  ve süreç içinde zorlandıklarını belirlemiştir. Bu sonuçlar, proje
  hazırlama sürecinin öğrenciler için karmaşık ve zor bir süreç olduğunu
  desteklemektedir.</p>
  <p>Puanlayıcı etkisinin her iki desende de yüksek çıkması,
  değerlendirme sürecinde puanlayıcı kaynaklı hataların önemli rol
  oynadığını göstermektedir. Bu sonuç, Taştan ve Uzun (2021)'un
  puanlayıcı eğitiminin önemine (puanlayıcı: %26,6) vurgu yaptığı
  çalışmasıyla örtüşmektedir. Bu bağlamda farklı çalışmalarda görüldüğü
  gibi (Tindal vd., 2010; Anıl ve Büyükkıdık, 2015; Doğan ve Anadol,
  2016; VanLeeuwen, 1997) puanlayıcılara çalışma öncesinde nasıl
  puanlama yapılması gerektiği ile ilgili bir eğitim verilmesi daha iyi
  sonuçların elde edilebilmesini sağlayabilir. Nitekim Stuhlmann ve
  diğerleri (1999) araştırmalarında eğitimli puanlayıcılara ait varyans
  değerini %6, eğitimli olmayanlara ait varyans değerini %15 olarak
  tespit etmişler ve puanlayıcı eğitiminin değerlendirme tutarlılığı
  üzerindeki olumlu etkisini ortaya koymuşlardır. Bu sonuçlar çalışma
  öncesinde puanlayıcılara detaylı puanlama eğitimi verilmesinin,
  değerlendirme güvenirliğini artırabileceğinin göstergesidir.</p>
  <p>Her iki desende ortaya çıkan tüm değişkenlik kaynaklarına ait ortak
  hata varyansı (bxp:m,e ve bmp,e) incelendiğinde bu değerlerin en
  yüksek varyans bileşeni (%34.6 ve %31.2) olduğu ve toplam varyansın
  büyük kısmını açıkladığı görülmektedir. Bu bulgular araştırmada
  yapılan her iki ölçme işlemine proje, madde ve puanlayıcıdan
  kaynaklanmayan tesadüfi hataların yüksek düzeyde karıştığını
  göstermektedir. Benzer şekilde VanLeeuwen (1997) en yüksek değişkenlik
  kaynağı olarak ortak hata varyansını %32.04, Yin ve Shavelson (2008)
  ise araştırmalarındaki iki farklı ölçme aracı için ortak hata
  varyanslarını %62.4 ve %50.3 olarak bulmuşlardır. Diğer yönden
  çaprazlanmış desenin yuvalanmış desene oranla daha düşük bir ortak
  hata varyansına sahip olduğu düşünüldüğünde puanlama anahtarındaki
  maddelerin farklı uzmanlık alanlarındaki puanlayıcılar tarafından
  puanlanmasının daha çok hataya yol açtığı ve bu yöntem uygulandığında
  ölçme işlemine daha çok hata karıştığı sonucuna ulaşılabilir. Bu
  sonucu çaprazlanmış desenin yuvalanmış desene göre daha yüksek
  güvenirlik katsayılarına sahip olması da desteklemektedir.</p>
  <p>Yapılan karar çalışması ile elde edilen sonuçlara göre proje, madde
  ve puanlayıcıların çaprazlanmış ve yuvalanmış deseninde puanlayıcı ve
  madde sayısı arttırıldıkça güvenirlik değerlerinin de arttığı
  görülmektedir. Bu sonuç, Lafave ve Butterwick (2014), VanLeeuwen
  (1997), Menendez-Varela ve Gregori-Giralt (2017)’a ait çalışmalar ile
  benzerlik göstermektedir. Çaprazlanmış desende kullanılan 3 puanlayıcı
  ve 20 madde yüksek güvenirlik değerleri verse de bu değerlere benzer 2
  puanlayıcı ve 10 madde sayısının kullanılması da yüksek seviyede
  güvenirliği sağlamaktadır. Sonuç olarak puanlama işleminin daha az iş
  gücü ile, daha kısa zaman ve daha ekonomik bir şekilde yapılabilmesi
  için 2 puanlayıcı 10 madde sayısı da kullanılabileceği söylenebilir.
  Yuvalanmış desen uygulamasına bakıldığında ise 6 puanlayıcı ve 20
  madde yüksek güvenirlik değerleri sağlasa da yine daha az sayıda (4)
  puanlayıcı ve 20 madde kullanıldığında ölçme işlemi güvenilir bir
  şekilde yapılabilmektedir. Sonuç olarak bu desen için de daha az iş
  gücü kullanılması ve ekonomiklik açısından 4 puanlayıcı ve 20 maddenin
  kullanılmasının güvenilir bir ölçme işlemi için bir sakınca
  oluşturmayacağı söylenebilir.</p>
  <p>Karar çalışması neticesinde elde edilen iki farklı desene ait
  güvenirlik değerleri incelendiğinde çaprazlanmış desenin (G=0.96,
  Φ=0.45) kısmi yuvalanmış desene (G=0.92, Φ=0.27) göre daha güvenilir
  sonuçlar vermesi dikkat çekici bir noktadır. Bu sonuç, Doğan ve Anadol
  (2016)’un çalışmalarındaki çapraz desene ait G katsayısını 0.88, phi
  katsayısını 0.80, yuvalanmış desene ait G katsayısını 0.80, phi
  katsayısını 0.71, Taştan ve Uzun (2021)’un çalışmalarındaki çapraz
  desene ait G katsayısını 0.84, phi katsayısını 0.78, yuvalanmış desene
  ait G katsayısını 0.75, phi katsayısını 0.56 olarak elde ettikleri
  bulgularla paralellik göstermekte iken, Lee ve Cha (2016)’nın
  çalışmalarındaki çapraz desene ait G katsayısını 0.58, phi katsayısını
  0.49, yuvalanmış desene ait G katsayısını 0.59, phi katsayısını 0.51;
  Yılmaz ve Gelbal (2011)’ın çalışmalarındaki çapraz desene ait G
  katsayısını 0.91, phi katsayısını 0.90, yuvalanmış desene ait G
  katsayısını 0.94, phi katsayısını 0.93 olarak buldukları bulgular ile
  ters düşmektedir. Ayrıca alanyazındaki bu çalışmalarda genellikle G ve
  Phi katsayılarının güvenilir seviyede çıkarken, G katsayıları Phi
  katsayılarına göre bir miktar yüksek değerde bulunmuştur. Nitekim
  Atılgan (2019), Phi katsayısının mutlak hataları, G katsayısının ise
  yalnızca bağıl hataları dikkate aldığından, Phi katsayısının
  genellikle G katsayından daha düşük çıktığını belirtmiştir. Bu çalışma
  da yer alan her iki desenin de bağıl değerlendirme açısından yüksek
  güvenirlik gösterirken mutlak değerlendirmede yetersiz kalmasının
  sebebi, az sayıda projenin çalışma sürecine dahil edilmesi olabilir.
  Shavelson ve Webb (1991)’de özellikle küçük örneklemlerde mutlak
  değerlendirmenin daha düşük güvenirlik gösterdiğini
  vurgulamışlardır.</p>
  <p>Özetle araştırmadaki iki farklı desen simülasyonu ile ulaşılan
  sonuçlar, tüm puanlayıcıların tüm kriterleri (maddeleri)
  değerlendirmesinin, dereceli puanlama anahtarındaki maddelerin
  uzmanlık alanlarına göre bölünmesine kıyasla daha tutarlı ve
  genellenebilir sonuçlar verdiğini göstermektedir. Benzer bir çalışma
  olan Lane ve Stone'un (2006) performans değerlendirme süreçlerinde
  bütüncül değerlendirme yaklaşımlarının daha tutarlı sonuçlar ortaya
  koyduğunu belirtmeleri bu sonucu desteklemektedir. Uygulanan her iki
  desen için mutlak değerlendirmenin güvenilir olmadığı, araştırmada
  kullanılan ölçme aracı ile genellenebilir sonuçlar elde edebilmek için
  bağıl değerlendirmenin kullanılması gerektiği sonucuna
  ulaşılmıştır.</p>
</sec>
<sec id="sınırlılıklar">
  <title>Sınırlılıklar </title>
  <p>Bu araştırmanın bazı sınırlılıkları bulunmaktadır:</p>
  <p>1. Bu araştırma kontrollü şekilde oluşturulan simüle bir veri seti
  ile gerçekleştirilmiştir. Gerçek proje yarışmalarında ortaya
  çıkabilecek puanlayıcı yanlılıkları, değerlendirme yorgunluğu ve
  bağlamsal faktörler simülasyonda tam olarak yansıtılamamış
  olabilir.</p>
  <p>2. Çalışma, 10 proje ile sınırlıdır. Daha büyük örneklemlerle
  yapılacak çalışmalar, bulguların genellenebilirliğini artırabilir.</p>
  <p>3. Simülasyon, belirli bir proje türü (robotik-kodlama) ve
  değerlendirme aracı (TÜBİTAK formu) temel alınarak tasarlanmıştır.
  Farklı alan ve formlarla yapılacak çalışmalar bulgulara zenginlik
  katabilir.</p>
  <p>Bu sınırlılıklara rağmen, araştırma bulguları proje yarışmalarının
  değerlendirme süreçlerinin tasarlanmasında önemli metodolojik katkılar
  sunmaktadır.</p>
</sec>
<sec id="öneriler">
  <title>Öneriler</title>
  <p>1. Bu çalışmada elde edilen bulgular, gerçek proje yarışması
  verileri ile test edilebilir. Ayrıca simülasyon sonuçları ile gerçek
  veri sonuçları karşılaştırılarak simülasyonun geçerliği
  değerlendirilebilir.</p>
  <p>2. Farklı proje türleri (sosyal bilimler, fen bilimleri, sanat
  projeleri) ve farklı değerlendirme araçlarıyla benzer çalışmalar
  gerçekleştirilebilir.</p>
  <p>3. Puanlayıcı eğitiminin değerlendirme güvenirliğine etkisini
  inceleyen deneysel çalışmalar yapılabilir.</p>
  <p>4. Daha büyük örneklemlerle (20+ proje) gerçekleştirilecek
  çalışmalar, bulguların genellenebilirliğini artırabilir.</p>
</sec>
<sec id="çıkar-çatışması-ve-etik-beyanı">
  <title>Çıkar Çatışması ve Etik Beyanı</title>
  <p>Yazar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmemektedir. Bu araştırma
  çalışması, araştırma yayın etiğine uygundur. IStL'de yayımlanan
  yazıların bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazarlara aittir.</p>
</sec>
<sec id="yazarlık-katkı-beyanı">
  <title>Yazarlık Katkı Beyanı</title>
  <p><bold>Yazar 1:</bold> Araştırma, Kaynaklar, Görselleştirme,
  Yazılım, Biçimsel Analiz ve Yazım-orijinal taslak.</p>
</sec>
<sec id="kaynakça">
  <title>KAYNAKÇA </title>
  <disp-quote>
    <p>Aktaş, M., &amp; Alıcı, D. (2017). Kontrol Listesi, Analitik
    Rubrik ve Dereceleme Ölçeklerinde Puanlayıcı Güvenirliğinin
    Genellenebilirlik Kuramına Göre İncelenmesi. International Journal
    of Eurasia Social Sciences (Uluslararası Avrasya Sosyal Bilimler
    Dergisi), 8(29), 991-1010.</p>
    <p>Atılgan, H. (2019). Genellenebilirlik Kuramı ve Uygulaması (1.
    Baskı). Anı Yayıncılık.</p>
    <p>Ayvaz Tuncel, Z. (2021). Proje Tabanlı Öğrenme. Eğitimde Proje
    Geliştirme ve Yönetme içinde (Ed: Murat Taşdan, Halil İbrahim Kaya).
    Pegem Akademi Yayıncılık. 9786257676823</p>
    <p>Baykul, Y. (2021).Eğitimde ve Psikolojide Ölçme: Klâsik Test
    Teorisi ve Uygulaması(4. Baskı). Ankara: Pegem Akademi
    Yayıncılık.</p>
    <p>Bell, S. (2010) Project-Based Learning for the 21st Century:
    Skills for the Future, The Clearing House, 83(2), 39-43, DOI:
    10.1080/00098650903505415</p>
    <p>Brennan, R. L. (2001). Generalizability theory. New York:
    Springer- Verlog.</p>
    <p>Büyükkıdık, S., &amp; Anıl, D. (2015). Performansa Dayalı Durum
    Belirlemede Güvenirliğin Genellenebilirlik Kuramında Farklı
    Desenlerle İncelenmesi. Eğitim ve Bilim Dergisi, 40(177),
    285-296.</p>
    <p>Crocker, L., &amp; Algina, J. (2006). Introduction to Classical
    and Modern Test Theory. Thomson Learning.</p>
    <p>Chang, C. C., &amp; Tseng, K. H. (2011). Using a Web-based
    portfolio assessment system to elevate project-based learning
    performances. Interactive Learning Environments, 19(3), 211-230.</p>
    <p>Çetin, O. ve Şengezer, B. (2013). Ortaokul öğrencilerinin proje
    çalışmalarına ilişkin görüşleri. Ege Eğitim Dergisi, 14 (1),
    24–49.</p>
    <p>Eser, Ç. D., &amp; Gelbal, S. (2012). Genellenebilirlik kuramı ve
    lojistik regresyona dayalı hesaplanan puanlayıcılar arası
    tutarlılığın karşılaştırılması. Kastamonu Üniversitesi Eğitim
    Fakültesi Dergisi, 21(2), 421-438.</p>
    <p>Sun, A., Valiga, M. J., &amp; Gao, X. (1997). Using
    Generalizability Theory to Assess the Reliability of Student Ratings
    of Academic Advising. The Journal of Experimental Education, 65(4),
    367–379. http://www.jstor.org/stable/20152537</p>
    <p>Göloğlu Demir, C. (2019). Öğretmenlerin TÜBİTAK ortaokul ve lise
    öğrencileri araştırma projeleri yarışması ve proje hazırlama
    sürecine yönelik görüşleri. II. Uluslararası İnsan ve Toplum
    Bilimleri Araştırmaları Kongresi Bildiri Kitabı, 4-6.</p>
    <p>Güler, N. (2008). Klasik test kuramı, genellenebilirlik kuramı ve
    rasch modeli üzerine bir araştırma. (Doktora Tezi). Hacettepe
    Üniversitesi, Ankara.</p>
    <p>Güler, N. (2009). Genellenebilirlik kuramı ve SPSS ile GENOVA
    programlarıyla hesaplanan G ve K çalışmalarına ilişkin sonuçların
    karşılaştırılması. Eğitim ve Bilim, 34(154), 93-103.</p>
    <p>Gülle, A., Uzun, N. B., &amp; Akay, C. (2018). Ortaokul
    Öğrencilerine Yönelik Blok Flüt İcra Performansı Dereceli Puanlama
    Anahtarının Güvenirliğinin Genellenebilirlik Kuramı ile İncelenmesi.
    İlköğretim Online, 17(3), 1463-1475.</p>
    <p>Lafave, M. R. and Butterwick, D. J. (2014) A generalizability
    theory study of athletic taping using the technical skill assessment
    instrument. Journal of Athletic Training, 49(3), 368-372.
    https://doi.org/10.4085/1062-6050-49.2.22</p>
    <p>Lane, S., &amp; Stone, C. A. (2006). Performance assessment. In
    R. L. Brennan (Ed.), Educational measurement (4th ed., pp. 387-431).
    American Council on Education.</p>
    <p>Lee, M., &amp; Cha, D. (2016). A comparison of generalizability
    theory and many facet rasch measurement in an analysis of
    mathematics creative problem solving test. Journal of Curriculum
    Evaluation, 19(2), 251-279.</p>
    <p>Menéndez-Varela, J. L., &amp; Gregori-Giralt, E. (2018). The
    reliability and sources of error of using rubrics-based assessment
    for student projects. Assessment &amp; Evaluation in Higher
    Education, 43(3), 488-499.</p>
    <p>Millî Eğitim Bakanlığı [MEB] (2020). Araştırma ve Uygulamalarıyla
    Proje Temelli Öğrenme. Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel
    Müdürlüğü, Ankara, Türkiye. Erişim:
    http://fclturkiye.eba.gov.tr/2020/09/07/arastirma-ve-uygulamalariyla-proje-tabanli-ogrenme</p>
    <p>Millî Eğitim Bakanlığı [MEB] (2024). 16. Uluslararası MEB Robot
    Yarışması Uygulama Kılavuzu. Mesleki ve Teknik Eğitim Genel
    Müdürlüğü. https://robot.meb.gov.tr/organizasyon
    /uygulama-kilavuzu</p>
    <p>Özbaşı, D. &amp; Arcagök, S. (2021). Öğrenci projelerinin
    genellenebilirlik kuramı ile incelenmesi. Eğitimde Kuram ve
    Uygulama, 17(2), 69-78. doi: 10.17244/eku.1024532</p>
    <p>Price, L.R. (2021). Psikometrik Yöntemler, Kuramdan Uygulamaya.
    Çeviri Editörü: Arif Özer, Burcu Atar. Mentis Yayıncılık.</p>
    <p>Schwab, K. (2016). The Fourth Industrial Revolution. Crown
    Business.</p>
    <p>Shavelson, R. J., &amp; Webb, N. M. (1991). Generalizability
    Theory: A Primer. SAGE Publications.</p>
    <p>Taştan, Z., &amp; Bilge Uzun, N. (2021). Genellenebilirlik
    Kuramında Çok Yüzeyli Desenlerin İncelenmesi. Türkiye Sosyal
    Araştırmalar Dergisi, 25(3), 743-756.</p>
    <p>Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK).
    (2019). 2242-Üniversite Öğrencileri Araştırma Proje Yarışmaları
    Proje Rehberi. https://www.usak.edu.tr/UsersData/duyuru
    /1883/uni_proje_rehberi.pdf</p>
    <p>Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK).
    (2024). 2204-B Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması
    Proje Rehberi.
    https://tubitak.gov.tr/sites/default/files/2024-10/ortaokul_proje_rehberi_2024-2025.pdf</p>
    <p>Urbina, S. (2004). Essentials of Psychological Testing. John
    Wiley &amp; Sons.</p>
    <p>VanLeeuwen, D. M. (1997). Assessing Reliability Of Measurements
    With Generalizability Theory: An Application To Inter-Rater
    Reliability. Journal of Agricultural Education, 38(3), 36–42.
    https://doi.org/10.5032/jae.1997.03036</p>
    <p>Yılmaz, F. N., &amp; Gelbal, S. (2011). İletişim becerileri
    istasyonu örneğinde genellenebilirlik kuramıyla farklı desenlerin
    karşılaştırılması. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi,
    41(41), 509-518.</p>
    <p>Yin, Y., &amp; Shavelson, R. J. (2008). Application of
    Generalizability Theory to Concept Map Assessment Research. Applied
    Measurement in Education, 21(3), 273–291.
    https://doi.org/10.1080/08957340802161840.</p>
  </disp-quote>
</sec>
<sec id="extended-abstract">
  <title>Extended Abstract</title>
  <sec id="background-and-purpose">
    <title>Background and Purpose:</title>
    <p>Project-based learning has become an essential pedagogical
    approach for cultivating individuals who produce, design, and
    innovate rather than consume. National and international
    competitions such as TUBİTAK, Teknofest, and Ministry of Education
    project contests support this pedagogical model by encouraging
    students to conduct research, design technological solutions, and
    integrate interdisciplinary knowledge into authentic problem-solving
    tasks. However, the increasing number of applications and the
    subjective structure of jury-based evaluations raise concerns
    regarding the reliability of scoring processes. Raters in such
    competitions differ in expertise, scoring behavior, and judgment
    tendencies, which may introduce substantial measurement error.
    Generalizability Theory (G-Theory) provides an advanced
    methodological framework to analyze multiple sources of measurement
    error and to design more reliable assessment systems.</p>
    <p>This methodological simulation study aims to compare two
    different scoring designs based on G-Theory—crossed and partially
    nested designs—commonly encountered in project competitions.
    Specifically, the study investigates how different rater structures
    affect reliability indices (G and Phi coefficients) and variance
    components, and it explores optimal configurations of raters and
    items for improving evaluation reliability.</p>
  </sec>
  <sec id="method">
    <title>Method:</title>
    <p>The study employed a simulated dataset created using RStudio to
    emulate realistic scoring patterns observed in robotics and coding
    project competitions. Ten projects were generated, scored by two
    groups of raters:</p>
    <disp-quote>
      <p>(1) Three project-writing experts, and</p>
      <p>(2) Three information technologies experts.</p>
    </disp-quote>
    <p>Scores were produced to reflect variation across projects,
    raters, items, and associated interaction effects. A 20-item rubric
    based on the official TÜBİTAK 2204-B Technological Design evaluation
    form was used. Two distinct G-Theory designs were modeled:</p>
    <disp-quote>
      <p>Crossed design (b × m × p):</p>
      <p>All three raters scored all 10 projects on all 20 items,
      yielding a fully crossed structure.</p>
      <p>Partially nested design (b × (p : m)):</p>
      <p>Items were split based on domain expertise.</p>
      <p>Project-writing experts scored 7 items.</p>
      <p>IT experts scored 13 items.</p>
    </disp-quote>
    <p>Six raters in total scored each project, but each rater evaluated
    only items relevant to their specialty.</p>
    <p>For each design, variance components were estimated using ANOVA,
    followed by G-Study and D-Study analyses. Reliability indices (G and
    Phi) were produced under varying numbers of items and raters to
    determine optimal scoring configurations.</p>
  </sec>
  <sec id="results">
    <title>Results:</title>
    <p>Across both designs, the variance attributable to the projects
    themselves was low (6.9%–8.1%), indicating limited differentiation
    among projects based on the simulated scores. This aligns with prior
    literature showing project-based assessments often generate low
    person variance due to similarities in student performance or rubric
    limitations.</p>
    <disp-quote>
      <p>The rater variance was substantial in both designs:</p>
      <p>Crossed: 25.3%</p>
      <p>Nested: 31.4%</p>
    </disp-quote>
    <p>This confirms that raters differ meaningfully in severity and
    leniency, reinforcing the necessity of rater training or improved
    scoring protocols. Interaction components—particularly the residual
    error term—accounted for the largest source of variability
    (31%–34%), suggesting the presence of uncontrolled measurement
    noise.</p>
    <p>Regarding reliability indices:</p>
    <p>Crossed design produced higher reliability (G = 0.96; Φ =
    0.45).</p>
    <p>Nested design produced lower reliability (G = 0.92; Φ =
    0.27).</p>
    <p>Both designs achieved high reliability for relative decisions,
    yet neither reached acceptable levels for absolute decisions,
    consistent with literature emphasizing that absolute decisions
    require more items, more raters, or less item variability.</p>
    <p>Decision studies showed that increasing the number of raters and
    items boosted both G and Phi coefficients. For instance, the crossed
    design achieved acceptable precision with as few as 2 raters and 10
    items, while the nested design required 4 or more raters to attain
    comparable reliability levels. These results indicate that
    distributing items across specialist raters increases measurement
    error relative to having all raters evaluate all items.</p>
  </sec>
  <sec id="discussion">
    <title>Discussion:</title>
    <p>Findings demonstrate that although both scoring structures yield
    adequate reliability for relative decisions, the crossed design is
    consistently superior. Allowing all raters to score all criteria
    minimizes unwanted variability introduced when items are split
    across specialists. The nested design results indicate that
    domain-specific item assignment—though common in practice—may
    inadvertently amplify rater variability and reduce reliability.</p>
    <p>The high residual variance in both designs reflects challenges
    inherent in project evaluation, including rubric interpretation
    differences, item difficulty discrepancies, and scorer subjectivity.
    These results support recommendations from previous studies
    emphasizing the importance of rater training, holistic rubric
    design, and consistency checks.</p>
  </sec>
  <sec id="conclusion-and-implications">
    <title>Conclusion and Implications:</title>
    <p>This study contributes important methodological insights for
    organizers of project competitions. The findings indicate that:</p>
    <p>Fully crossed scoring designs provide more reliable measurement
    than item-specialized rater assignments.</p>
    <p>Increasing the number of raters enhances reliability, but in
    crossed designs, fewer raters may still be adequate.</p>
    <p>Absolute decisions require more stringent scoring designs; hence
    relative decisions are more appropriate under typical competition
    conditions.</p>
    <p>Organizers should prioritize scoring processes where all raters
    evaluate all items when feasible, apply systematic rater
    calibration, and use G-Theory to inform rubric design and evaluator
    allocation.</p>
  </sec>
  <sec id="limitations">
    <title>Limitations:</title>
    <p>The simulation reflects only robotics/coding competitions and
    relies on a limited project pool. Future studies should replicate
    the methodology using real contest data, larger samples, and
    different disciplines.</p>
  </sec>
</sec>
</body>
<back>
</back>
</article>
