<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<!DOCTYPE article PUBLIC "-//NLM//DTD JATS (Z39.96) Journal Archiving and Interchange DTD v1.2 20190208//EN"
                  "JATS-archivearticle1.dtd">
<article xmlns:mml="http://www.w3.org/1998/Math/MathML" xmlns:xlink="http://www.w3.org/1999/xlink" dtd-version="1.2" article-type="other">
<front>
<journal-meta>
<journal-id></journal-id>
<journal-title-group>
</journal-title-group>
<issn></issn>
<publisher>
<publisher-name></publisher-name>
</publisher>
</journal-meta>
<article-meta>
<permissions>
</permissions>
</article-meta>
</front>
<body>
<p><inline-graphic mimetype="image" mime-subtype="png" xlink:href="vertopal_2f4401fcb9b44d1a80ec60c34724891b/media/image1.png" /><bold>Uluslararası
Öğrenen Toplum Dergisi</bold></p>
<p><bold>e-ISSN: 3023-8374</bold></p>
<p><bold>2025 | Cilt 2 | Sayı 2</bold></p>
<p><bold>Sayfa 346-365</bold></p>
<p><inline-graphic mimetype="image" mime-subtype="png" xlink:href="vertopal_2f4401fcb9b44d1a80ec60c34724891b/media/image2.png" /><bold>International
Society That Learn Journal</bold></p>
<p><bold>e-ISSN: 3023-8374</bold></p>
<p><bold>2025 | Volume 2 | Issue 2</bold></p>
<p><bold>Page 346-365</bold></p>
<sec id="rehber-öğretmen-gözünden-okullarda-çocuk-temelli-acil-durum-yönetimi">
  <title>Rehber Öğretmen Gözünden Okullarda Çocuk Temelli Acil Durum
  Yönetimi</title>
</sec>
<sec id="child-based-emergency-management-in-schools-from-the-perspective-of-guidance-counselors">
  <title>Child-Based Emergency Management In Schools From The
  Perspective Of Guidance Counselors</title>
  <p><bold>Cihat Çoban,</bold>
  <inline-graphic mimetype="image" mime-subtype="png" xlink:href="vertopal_2f4401fcb9b44d1a80ec60c34724891b/media/image4.png" /></p>
  <p><bold>https://orcid.org/0000-0000-0000-0000</bold></p>
  <p><italic>Denizli Ticaret Borsası İlkokulu, Denizli, Türkiye,
  cihatim20@gmail.com</italic></p>
  <p><bold>Yükleme:</bold> 31.10.2025; <bold>Revizyon</bold>:
  25.11.2025; <bold>Kabul:</bold> 27.11.2025; <bold>Yayınlanma:</bold>
  01.12.2025</p>
  <sec id="özet">
    <title>Özet </title>
    <p>Bu araştırmanın amacı, rehber öğretmenlerin gözünden okullarda
    çocuk temelli acil durum yönetimi süreçlerini incelemek ve afet
    öncesi hazırlık, afet sırası müdahale ve afet sonrası psikososyal
    destek uygulamalarını değerlendirmektir. Nitel araştırma
    desenlerinden olgubilim (fenomenoloji) yaklaşımı kullanılmıştır.
    Türkiye’nin farklı illerinde görev yapan 15 rehber öğretmen, ölçüt
    örnekleme yöntemiyle seçilmiş ve yarı yapılandırılmış görüşmeler
    yoluyla veri toplanmıştır. Elde edilen veriler tematik analiz
    yöntemiyle değerlendirilmiş; verilerin kodlanmasında NVivo 14
    programı kullanılmıştır. Analiz sonucunda beş ana tema
    belirlenmiştir: rehber öğretmenlerin acil durum yönetimindeki
    rolleri, çocukların psikolojik ihtiyaçları, karşılaşılan zorluklar,
    eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleri, iyileştirme önerileri.
    Bulgular, rehber öğretmenlerin afet süreçlerinde aktif rol
    aldıklarını, ancak okul afet planlarının uygulamada yetersiz
    kaldığını göstermektedir. Katılımcıların büyük çoğunluğu, afet
    sonrası dönemde çocukların yoğun kaygı ve travma belirtileri
    yaşadığını ve bu süreçte psikolojik destek hizmetlerinin yetersiz
    olduğunu belirtmiştir. Sonuç olarak, çocuk temelli acil durum
    yönetimi kapsamında rehber öğretmenlerin bilgi, beceri ve
    koordinasyon yetkinliklerinin artırılması; psikososyal destek
    sistemlerinin kurumsal düzeyde güçlendirilmesi gerekmektedir.
    Bulgular, çocuk hakları ve afet yönetimi alanında politika
    geliştiricilere ve okul yöneticilerine yönelik somut öneriler
    sunmaktadır.</p>
    <disp-quote>
      <p><bold>Anahtar Kelimeler:</bold> rehber öğretmen, çocuk temelli
      afet yönetimi, psikososyal destek, okul güvenliği</p>
    </disp-quote>
  </sec>
  <sec id="abstract">
    <title>Abstract</title>
    <p>The purpose of this study is to examine child-centered emergency
    management in schools from the perspective of school counselors and
    to evaluate practices during the phases of preparedness, response,
    and post-disaster psychosocial support. A phenomenological
    qualitative design was employed. Fifteen school counselors working
    in various provinces of Türkiye were selected through criterion
    sampling, and data were collected via semi-structured interviews.
    The data were analyzed using thematic analysis with NVivo 14
    software. The analysis yielded five main themes: the roles of school
    counselors in emergency management, psychological needs of children,
    challenges encountered, education and awareness activities, and
    recommendations for improvement. Findings revealed that school
    counselors play active and multidimensional roles in school-based
    emergency management. However, most participants emphasized that
    school emergency plans remain insufficient in practice and that
    post-disaster psychological support mechanisms are inadequate. The
    study concludes that enhancing the knowledge, skills, and
    coordination capacities of school counselors, and institutionalizing
    psychosocial support systems are essential steps toward
    child-centered school resilience. The results contribute to both
    academic literature and educational policy by providing
    evidence-based insights into the integration of counseling services
    into school emergency management systems.</p>
    <disp-quote>
      <p><bold>Keywords:</bold> school counselor, child-centered
      disaster management, psychosocial support, school safety</p>
    </disp-quote>
  </sec>
</sec>
<sec id="öne-çıkan-sonuçlar">
  <title>Öne Çıkan Sonuçlar</title>
  <list list-type="bullet">
    <list-item>
      <p>Rehber öğretmenler, çocukların psikolojik dayanıklılığını
      artırmada kilit rol oynar.</p>
    </list-item>
    <list-item>
      <p>Okullarda acil durum planları güncellenmeli, aile katılımı
      güçlendirilmelidir.</p>
    </list-item>
    <list-item>
      <p>Psikolojik destek mekanizmalarının yetersizliği, müdahale
      süreçlerini zayıflatır.</p>
    </list-item>
  </list>
</sec>
<sec id="giriş">
  <title>Giriş</title>
  <p>Acil durum yönetimi, özellikle eğitim kurumları açısından,
  çocukların güvenliğini ve psikolojik iyilik hâlini korumaya yönelik
  bütüncül bir süreci gerektiren kritik bir alandır. Okullar, yalnızca
  akademik öğrenmenin değil, aynı zamanda çocukların sosyal, duygusal ve
  bilişsel gelişimlerinin de merkezinde yer aldıkları için, afet ve kriz
  durumlarında koruyucu önlemlerle desteklenmiş, planlı bir sistemin
  varlığı hayati önem taşımaktadır (UNICEF, 2023). Türkiye’de son
  yıllarda yaşanan doğal afetler, eğitim kurumlarının bu konudaki
  hazırlık düzeyinin yeniden değerlendirilmesi gerekliliğini ortaya
  koymuştur. Özellikle 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri, çok sayıda
  çocuğun doğrudan veya dolaylı biçimde etkilenmesine neden olmuş ve
  okul temelli acil durum yönetimi süreçlerinin niteliğini gündeme
  taşımıştır (Aktaş Salman et al., 2023; Erbil, 2023).</p>
  <p>Araştırmalar, afetlere maruz kalan çocukların yaklaşık %50’sinin
  travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) belirtileri gösterdiğini ortaya
  koymaktadır (Pfefferbaum &amp; North, 2020; Furr et al., 2010). Bu
  durum, okulların yalnızca fiziksel güvenlik değil, aynı zamanda
  psikososyal destek boyutunu da içeren çocuk merkezli acil durum
  yönetimi yaklaşımlarını benimsemelerini zorunlu kılmaktadır (Limoncu
  &amp; Atmaca, 2018). Çocuklar, acil durumlar sırasında yoğun korku,
  belirsizlik ve kaygı yaşayabilir; bu duyguların kalıcı hâle gelmesi
  gelişimsel, akademik ve sosyal işlevselliklerini olumsuz etkileyebilir
  (Karabulut &amp; Bekler, 2019). Bu nedenle, rehber öğretmenlerin hem
  afet öncesi hazırlık hem de afet sonrası müdahale aşamalarında etkin
  rol üstlenmeleri, çocukların psikolojik dayanıklılığını destekleyen
  bir unsur olarak öne çıkmaktadır (Danışman &amp; Okay, 2017; MEB,
  2023).</p>
  <p>Çocukların korunması, katılımı ve gelişim haklarını güvence altına
  alan Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi (1989), eğitim
  ortamlarının güvenli, kapsayıcı ve çocukların ihtiyaçlarına duyarlı
  biçimde düzenlenmesi gerektiğini vurgular. Dolayısıyla, okul temelli
  acil durum planlarının yalnızca yapısal güvenliği değil, aynı zamanda
  psikososyal destek mekanizmalarını da içermesi gerekmektedir (Save the
  Children, 2018; Inter-Agency Network for Education in Emergencies
  [INEE], 2021).</p>
  <sec id="araştırmanın-amacı-ve-soruları">
    <title>Araştırmanın Amacı ve Soruları</title>
    <p>Bu çalışma, rehber öğretmenlerin gözünden çocuk temelli acil
    durum yönetimini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın temel
    hedefi, okul rehber öğretmenlerinin afet öncesi hazırlık, afet
    sırası müdahale ve afet sonrası iyileştirme süreçlerindeki
    deneyimlerini, algılarını ve rollerini anlamaktır. Bu kapsamda şu
    araştırma sorularına yanıt aranacaktır:</p>
    <p>1. Rehber öğretmenler, acil durumlara yönelik hazırlık sürecinde
    hangi uygulamaları yürütmektedir?</p>
    <p>2. Acil durumlar sonrasında çocukların psikososyal ihtiyaçlarını
    karşılarken ne tür zorluklar yaşamaktadırlar?</p>
    <p>3. Rehber öğretmenlerin deneyimleri, çocuk merkezli acil durum
    yönetiminin güçlendirilmesine nasıl katkı sağlamaktadır?</p>
  </sec>
  <sec id="çalışmanın-katkısı">
    <title>Çalışmanın Katkısı</title>
    <p>Bu çalışma, Türkiye’de rehber öğretmen perspektifinden çocuk
    merkezli acil durum yönetimi alanına özgü nitel veriler sunarak
    literatürdeki önemli bir boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır.
    Bulgular, okul rehberlik hizmetlerinin afet hazırlığına
    entegrasyonu, çocukların psikososyal dayanıklılığını artırmaya
    yönelik stratejilerin geliştirilmesi ve eğitim politikalarına veri
    temelli katkı sağlanması açısından önem taşımaktadır. Böylece
    çalışma, okul temelli afet yönetimi süreçlerinde çocukların hak ve
    ihtiyaçlarını merkeze alan bir tematik çerçeve önerisi
    sunmaktadır.</p>
  </sec>
</sec>
<sec id="literatür-taraması">
  <title>Literatür Taraması</title>
  <p>Acil durum yönetimi, özellikle eğitim kurumları bağlamında, son
  yıllarda çocuk hakları, psikososyal destek ve okul temelli müdahaleler
  yönüyle hızla gelişen bir araştırma alanıdır. Bu bölüm, konuyu dört
  tematik eksende incelemektedir. Bunlar; Okul temelli acil durum
  yönetimi, Çocuk psikolojisi ve müdahale yaklaşımları, Rehber
  öğretmenin rolü ve uzmanlık alanı, Eğitim ve tatbikat etkinlikleri. Bu
  yapı, alanın güncel bilgi birikimini bütüncül biçimde özetlerken aynı
  zamanda mevcut araştırma boşluklarını belirlemeye olanak
  sağlamaktadır.</p>
  <sec id="okul-temelli-acil-durum-yönetimi">
    <title>Okul Temelli Acil Durum Yönetimi</title>
    <p>Okullar, afet ve kriz dönemlerinde toplumun temel dayanıklılık
    birimlerinden biridir. Okul temelli acil durum yönetimi, hazırlık,
    müdahale ve iyileştirme aşamalarını kapsayan sistematik bir süreci
    içerir (Bullock et al., 2017). Uluslararası rehberler örneğin INEE
    Minimum Standards for Education (INEE, 2021) ve UNESCO School Safety
    Framework (UNESCO, 2020) bu sürecin fiziksel güvenliğin ötesine
    geçip öğrenme sürekliliği ve psikososyal destek boyutlarını da
    içermesi gerektiğini vurgular. Türkiye bağlamında yürütülen
    çalışmalar, okul afet planlarının genellikle yapısal güvenliğe
    odaklandığını, ancak psikososyal hazırlık bileşenlerinin çoğunlukla
    eksik kaldığını göstermektedir (Çelik, 2007; Bahadır &amp; Uçku,
    2018). Bu bağlamda, çocukların ihtiyaçlarına duyarlı, kapsayıcı ve
    sürdürülebilir okul afet planlarının geliştirilmesi gerekmektedir.
    Limoncu ve Atmaca (2018) çocuk merkezli afet yönetimi modelinde,
    çocukların karar süreçlerine katılımını, afet farkındalığı
    eğitimlerini ve rehberlik birimlerinin koordinasyon rolünü temel
    bileşenler olarak tanımlamıştır.</p>
  </sec>
  <sec id="çocuk-psikolojisi-ve-müdahale-yaklaşımları">
    <title>Çocuk Psikolojisi ve Müdahale Yaklaşımları</title>
    <p>Afetler sonrası çocuklarda travma sonrası stres bozukluğu, kaygı,
    regresyon ve uyku sorunları gibi belirtiler sıkça görülmektedir
    (Karabulut &amp; Bekler, 2019; Pfefferbaum &amp; North, 2020). Bu
    nedenle, afet sonrası dönemde uygulanacak psikososyal müdahalelerin
    kanıta dayalı olması önemlidir. Çeşitli araştırmalar, bilişsel
    davranışçı terapi (BDT), oyun terapisi ve grup temelli psiko-eğitim
    programlarının çocukların travma belirtilerini azaltmada etkili
    olduğunu göstermiştir (Jaycox et al., 2010; Kılıç, 2020). Ayrıca,
    topluluk temelli müdahaleler ve öğretmen-rehber koordinasyonunu
    içeren “okul odaklı psikolojik ilk yardım” modelleri, afet sonrası
    çocukların toparlanma sürecini hızlandırmaktadır (WHO, 2019).
    Türkiye’de MEB Psikososyal Destek Programı (MEB, 2023), bu tür
    uygulamaların yerel bağlama uyarlanmış bir örneğini oluşturmaktadır.
    Ancak programın okullar arası uygulama farklılıkları ve izleme
    göstergeleri üzerine yapılan değerlendirmeler sınırlıdır — bu da
    literatürde önemli bir boşluk olarak görülmektedir.</p>
  </sec>
  <sec id="rehber-öğretmenin-rolü-ve-uzmanlık-alanı">
    <title>Rehber Öğretmenin Rolü ve Uzmanlık Alanı</title>
    <p>Rehber öğretmenler, afet öncesi hazırlık aşamasından afet sonrası
    müdahaleye kadar çocuk temelli acil durum yönetiminin tüm
    safhalarında kritik görev üstlenir. Danışman ve Okay (2017) rehber
    öğretmenlerin afet dönemlerinde öğrencilerin duygusal tepkilerini
    izleme, ailelerle iletişimi sürdürme ve okul yönetimiyle
    koordinasyon kurma becerilerinin belirleyici olduğunu vurgulamıştır.
    Uluslararası çalışmalar, rehberlik servislerinin acil durum
    planlarına sistematik biçimde entegre edilmesinin çocukların
    psikolojik dayanıklılığını artırdığını göstermektedir (Ronan &amp;
    Johnston, 2005; Peek &amp; Stough, 2010). Ancak Türkiye’de rehber
    öğretmenlerin afet yönetimi eğitimi genellikle genel psikolojik
    danışma çerçevesiyle sınırlı kalmaktadır. Bu durum, alanda
    standardizasyon ve mesleki gelişim ihtiyacını ortaya
    koymaktadır.</p>
  </sec>
  <sec id="eğitim-ve-tatbikat-etkinlikleri">
    <title>Eğitim ve Tatbikat Etkinlikleri</title>
    <p>Okul toplumun afetlere hazırlık düzeyini yükseltmede tatbikatlar
    ve farkındalık eğitimleri vazgeçilmezdir. Araştırmalar, düzenli
    tatbikatlara katılan öğrencilerin afet anında doğru davranış
    sergileme oranlarının anlamlı biçimde daha yüksek olduğunu
    göstermektedir (Değerliyurt, 2023; Karakuş &amp; Önger, 2017).
    Uluslararası örneklerde, yılda en az iki masa başı ve bir saha
    tatbikatı yapılması önerilmektedir (UNDRR, 2022). Ancak Türkiye’de
    yapılan çalışmalarda, tatbikatların çoğu zaman yüzeysel kaldığı,
    gerçekçi senaryoların ve öğrenci katılım oranlarının sınırlı olduğu
    saptanmıştır (Erbil, 2023). Tatbikatların, rehber öğretmenler ve
    okul psikolojik danışmanları tarafından psikososyal gözlem fırsatı
    olarak kullanılması, programın etkililiğini artırabilecek bir
    strateji olarak önerilmektedir.</p>
  </sec>
  <sec id="literatürdeki-boşluklar-ve-yönelimler">
    <title>Literatürdeki Boşluklar ve Yönelimler</title>
    <p>Literatür, çocuk temelli acil durum yönetimi alanında önemli
    ilerlemelere işaret etmekle birlikte, boşluk analizi şu noktaları
    vurgulamaktadır:</p>
    <list list-type="bullet">
      <list-item>
        <p>Türkiye’de rehber öğretmenlerin afet hazırlığına yönelik
        mesleki yeterlilik ölçümleri sınırlıdır.</p>
      </list-item>
      <list-item>
        <p>Okul-aile iş birliğini merkeze alan uzunlamasına nitel
        çalışmalar yetersizdir.</p>
      </list-item>
      <list-item>
        <p>Uluslararası standartlarla uyumlu izleme ve değerlendirme
        göstergeleri henüz geliştirilmemiştir.</p>
      </list-item>
      <list-item>
        <p>Çocuk merkezli modellerin kapsayıcı eğitim ve özel
        gereksinimli çocuklar boyutuyla entegrasyonu sınırlıdır (INEE,
        2021; Save the Children, 2018).</p>
      </list-item>
    </list>
    <p>Bu yönleriyle, mevcut çalışma rehber öğretmen perspektifinden
    nitel veri sağlayarak alandaki uygulama boşluklarını görünür kılmayı
    ve politika önerileri geliştirmeyi hedeflemektedir.</p>
  </sec>
</sec>
<sec id="yöntem">
  <title>Yöntem</title>
  <sec id="araştırma-deseni">
    <title>Araştırma Deseni</title>
    <p>Bu çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim
    (fenomenoloji) desenine dayanmaktadır. Olgubilim yaklaşımı, belirli
    bir olgunun bireylerin yaşantıları aracılığıyla derinlemesine
    anlaşılmasını amaçlar (Yıldırım &amp; Şimşek, 2018). Bu bağlamda
    araştırma, rehber öğretmenlerin çocuk temelli acil durum yönetimi
    konusundaki deneyimlerini, algılarını ve bu deneyimlerin okul
    psikolojik danışmanlığına yansımalarını ortaya koymayı
    hedeflemektedir. Araştırmanın genel amacı; rehber öğretmenlerin afet
    öncesi hazırlık, afet sırası müdahale ve afet sonrası psikososyal
    destek süreçlerindeki rollerini ve karşılaştıkları zorlukları
    anlamaktır.</p>
  </sec>
  <sec id="katılımcılar">
    <title>Katılımcılar</title>
    <p>Çalışmanın katılımcılarını, Türkiye’nin farklı illerinde
    (İstanbul, Kahramanmaraş, Hatay, Ankara, İzmir) görev yapan 15
    rehber öğretmen oluşturmaktadır. Katılımcı seçimi için ölçüt
    örnekleme yöntemi kullanılmıştır; temel ölçüt, en az bir acil durum
    ya da afet deneyimi yaşamış olmaktır (Patton, 2015). Katılımcı
    bilgileri Tablo 1’de verilmiştir.</p>
    <p><bold>Tablo 1.</bold></p>
    <p><italic>Katılımcı Bilgileri</italic></p>
    <table-wrap>
      <table>
        <colgroup>
          <col width="11%" />
          <col width="14%" />
          <col width="8%" />
          <col width="19%" />
          <col width="18%" />
          <col width="30%" />
        </colgroup>
        <tbody>
          <tr>
            <td><bold>Kod</bold></td>
            <td><bold>Cinsiyet</bold></td>
            <td><bold>Yaş</bold></td>
            <td><bold>Hizmet Yılı</bold></td>
            <td><bold>Okul Türü</bold></td>
            <td><bold>Bölge</bold></td>
          </tr>
          <tr>
            <td>RÖ1</td>
            <td>Kadın</td>
            <td>34</td>
            <td>10</td>
            <td>İlkokul</td>
            <td>Kahramanmaraş</td>
          </tr>
          <tr>
            <td>RÖ2</td>
            <td>Erkek</td>
            <td>41</td>
            <td>16</td>
            <td>Ortaokul</td>
            <td>Kahramanmaraş</td>
          </tr>
          <tr>
            <td>RÖ3</td>
            <td>Kadın</td>
            <td>29</td>
            <td>5</td>
            <td>Lise</td>
            <td>İzmir</td>
          </tr>
          <tr>
            <td>RÖ4</td>
            <td>Kadın</td>
            <td>37</td>
            <td>12</td>
            <td>İlkokul</td>
            <td>Hatay</td>
          </tr>
          <tr>
            <td>RÖ5</td>
            <td>Erkek</td>
            <td>45</td>
            <td>20</td>
            <td>Ortaokul</td>
            <td>İstanbul</td>
          </tr>
          <tr>
            <td>RÖ6</td>
            <td>Kadın</td>
            <td>32</td>
            <td>9</td>
            <td>Lise</td>
            <td>İstanbul</td>
          </tr>
          <tr>
            <td>RÖ7</td>
            <td>Kadın</td>
            <td>28</td>
            <td>4</td>
            <td>İlkokul</td>
            <td>Ankara</td>
          </tr>
          <tr>
            <td>RÖ8</td>
            <td>Erkek</td>
            <td>39</td>
            <td>14</td>
            <td>Ortaokul</td>
            <td>Ankara</td>
          </tr>
          <tr>
            <td>RÖ9</td>
            <td>Kadın</td>
            <td>31</td>
            <td>8</td>
            <td>Lise</td>
            <td>Kahramanmaraş</td>
          </tr>
          <tr>
            <td>RÖ10</td>
            <td>Kadın</td>
            <td>43</td>
            <td>18</td>
            <td>İlkokul</td>
            <td>İzmir</td>
          </tr>
          <tr>
            <td>RÖ11</td>
            <td>Erkek</td>
            <td>36</td>
            <td>11</td>
            <td>Ortaokul</td>
            <td>İstanbul</td>
          </tr>
          <tr>
            <td>RÖ12</td>
            <td>Kadın</td>
            <td>30</td>
            <td>6</td>
            <td>Lise</td>
            <td>İstanbul</td>
          </tr>
          <tr>
            <td>RÖ13</td>
            <td>Erkek</td>
            <td>40</td>
            <td>15</td>
            <td>Ortaokul</td>
            <td>Hatay</td>
          </tr>
          <tr>
            <td>RÖ14</td>
            <td>Kadın</td>
            <td>27</td>
            <td>3</td>
            <td>İlkokul</td>
            <td>Hatay</td>
          </tr>
          <tr>
            <td>RÖ15</td>
            <td>Erkek</td>
            <td>38</td>
            <td>13</td>
            <td>Lise</td>
            <td>Ankara</td>
          </tr>
        </tbody>
      </table>
    </table-wrap>
    <p>Tablo 1’e göre katılımcıların yaş, kıdem, okul türü ve bölge
    olarak dengeli dağıldığı gözlenmektedir.</p>
  </sec>
  <sec id="veri-toplama-süreci">
    <title>Veri Toplama Süreci</title>
    <p>Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu
    kullanılmıştır. Form, literatür taraması sonucunda geliştirilen ve
    uzman görüşüyle (üç alan uzmanı) yenilenen 12 açık uçlu sorudan
    oluşmaktadır. Sorular, rehber öğretmenlerin afet öncesi hazırlık,
    kriz anı müdahalesi ve afet sonrası psikososyal destek
    uygulamalarına odaklanmaktadır. Görüşme formu, üç rehber öğretmen
    üzerinde pilot olarak uygulanmış, anlaşılırlık ve süre bakımından
    uygun bulunmuştur. Asıl uygulamada görüşmeler Mart 2024–Mayıs 2024
    tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerin tamamı
    çevrimiçi (Zoom, Google Meet) platformları üzerinden yapılmıştır.
    Her görüşme ortalama 40–55 dakika sürmüştür. Katılımcı onayı
    alınarak ses kayıtları yapılmış, kayıtlar NVivo 14 yazılımına
    aktarılmış ve sözcüğü sözcüğüne deşifre edilmiştir. Kayıt dosyaları
    şifreli biçimde araştırmacının kişisel arşivinde güvenli olarak
    saklanmıştır.</p>
  </sec>
  <sec id="verilerin-analizi">
    <title>Verilerin Analizi</title>
    <p>Veriler, içerik analizi ve tematik analiz yaklaşımları bir arada
    kullanılarak değerlendirilmiştir (Braun &amp; Clarke, 2006). Analiz
    süreci beş adımdan oluşmuştur. Görüşme deşifrelerinin tekrar
    okunması. Her ifade biriminde anlamlı parçalar belirlenmesi, açık
    kodların oluşturulması. Benzer kodlar gruplanarak temalar ve alt
    temaların belirlenmesi. Kod ve tema uyumunun iki araştırmacı
    tarafından kontrol edilmesi. Temaların, doğrudan alıntılar ve
    frekanslarla desteklenerek bulgular bölümünde sunulması. Kodlamada
    araştırmacılar arası tutarlılığın sağlandığı gözlendi (Landis &amp;
    Koch, 1977).</p>
    <p>Güvenirlik stratejileri olarak; Katılımcı doğrulaması (member
    checking), Akran incelemesi (peer debriefing), Kalın betimleme
    (thick description) ve Denetim izi (audit trail) yaklaşımlarından
    yararlanılmıştır (Lincoln &amp; Guba, 1985).</p>
  </sec>
  <sec id="etik-ilkeler">
    <title>Etik İlkeler</title>
    <p>Katılımcılardan yazılı aydınlatılmış onam alınmış; katılım
    gönüllülük esasına dayanmıştır. Katılımcı kimlikleri gizlenmiş,
    görüşme verileri yalnızca bilimsel amaçla kullanılmış ve üçüncü
    kişilerle paylaşılmamıştır. Araştırma, Helsinki Bildirgesi ve Türk
    Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği etik ilkeleriyle
    uyumludur.</p>
  </sec>
  <sec id="sınırlılıklar">
    <title>Sınırlılıklar</title>
    <p>Bu çalışmanın bulguları, yalnızca belirli illerde görev yapan 15
    rehber öğretmenin deneyimlerine dayanmaktadır. Bulgular farklı
    bölgeler veya okul türlerine genellenemez. Ayrıca, veriler
    öz-bildirim temelli olduğundan sosyal beğenirlik yanlılığı olasılığı
    bulunmaktadır. Bununla birlikte, derinlemesine görüşmeler ve çoklu
    güvenirlik stratejileri kullanılmış olması, nitel verilerin
    geçerliğini güçlendirmektedir.</p>
  </sec>
</sec>
<sec id="bulgular">
  <title>Bulgular</title>
  <p>Bu bölümde, 15 rehber öğretmenle yapılan yarı yapılandırılmış
  görüşmelerden elde edilen verilerin tematik analizi sunulmaktadır.
  Analiz sonucunda Rehber öğretmenlerin acil durum yönetimindeki
  rolleri, Çocukların psikolojik ihtiyaçları, Karşılaşılan zorluklar,
  Eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleri, İyileştirme önerileri şeklinde
  beş ana tema ve bunlara bağlı alt temalar belirlenmiştir.</p>
  <p>Tablo 2. Tema Özeti Tablosu</p>
  <table-wrap>
    <table>
      <colgroup>
        <col width="22%" />
        <col width="28%" />
        <col width="16%" />
        <col width="33%" />
      </colgroup>
      <tbody>
        <tr>
          <td>Tema</td>
          <td>Alt Temalar</td>
          <td>Katılımcı Frekansı (n=15)</td>
          <td>Temsilî Alıntılar</td>
        </tr>
        <tr>
          <td>Rehber öğretmen rolleri</td>
          <td>Planlama, Koordinasyon, Psikososyal Destek</td>
          <td>13</td>
          <td>“Tatbikatları planlıyoruz, çocukların davranışlarını
          gözlemliyorum.” (RÖ5)</td>
        </tr>
        <tr>
          <td>Çocukların psikolojik ihtiyaçları</td>
          <td>Korku, Kaygı, Duygusal Paylaşım, Güven Arayışı</td>
          <td>14</td>
          <td>“Depremden sonra çocuklar özellikle yalnız kalmaktan
          korktu.” (RÖ2)</td>
        </tr>
        <tr>
          <td>Karşılaşılan zorluklar</td>
          <td>Yetersiz plan, Aile iş birliği eksikliği, Kurumsal
          koordinasyon</td>
          <td>12</td>
          <td>“Planlarımız kâğıt üzerinde kalıyor.” (RÖ8)</td>
        </tr>
        <tr>
          <td>Eğitim ve bilinçlendirme</td>
          <td>Öğrenci eğitimleri, Aile toplantıları, Tatbikat
          katılımı</td>
          <td>10</td>
          <td>“Veliler bilgilendirme toplantılarına az geliyor.”
          (RÖ11)</td>
        </tr>
        <tr>
          <td>İyileştirme önerileri</td>
          <td>Psikolojik destek güçlendirme, Teknoloji, SOP
          geliştirme</td>
          <td>9</td>
          <td>“Bir SOP olsaydı, herkes ne yapacağını bilirdi.”
          (RÖ3)</td>
        </tr>
      </tbody>
    </table>
  </table-wrap>
  <p>Tablo 2’ye göre rehber öğretmenlerin çocuk temelli acil durum
  yönetimi sürecine ilişkin deneyimlerinde en yüksek katılımcı frekansı
  “çocukların psikolojik ihtiyaçları” temasında görülmektedir (n=14). Bu
  bulgu, afet sonrası dönemde çocukların kaygı, korku ve güven arayışı
  gibi duygusal ihtiyaçlarının rehber öğretmenler tarafından en
  öncelikli alan olarak değerlendirildiğini göstermektedir. Buna
  karşılık, iyileştirme önerileri teması (n=9) görece daha düşük bir
  frekansa sahip olup, rehber öğretmenlerin mevcut sistemdeki
  eksiklikleri fark ettiklerini ancak bu eksikliklerin giderilmesine
  yönelik somut uygulamaların sınırlı kaldığını ortaya koymaktadır.
  Genel olarak tablo, rehber öğretmenlerin afet sürecinde hem planlayıcı
  ve destekleyici roller üstlendiklerini hem de kurumsal ve aile temelli
  koordinasyon yetersizliklerini sıklıkla deneyimlediklerini
  göstermektedir.</p>
  <sec id="rehber-öğretmenlerin-acil-durum-yönetimindeki-rolleri">
    <title>Rehber Öğretmenlerin Acil Durum Yönetimindeki Rolleri</title>
    <p>Katılımcıların çoğu (n=13), acil durum yönetiminde aktif görev
    aldıklarını belirtmiştir. Özellikle tatbikat planlama, kriz
    iletişimi ve öğrenci desteği görevleri öne çıkmaktadır. Bir rehber
    öğretmen şunları ifade etmiştir: “Acil durum planlarını oluştururken
    çocukların nasıl tepki vereceğini düşünüyoruz. Her yaş grubuna göre
    farklı rehberlik yaklaşımları geliştiriyorum.” (RÖ7)</p>
    <p>Bazı öğretmenler, rol belirsizlikleri nedeniyle zaman zaman
    karışıklık yaşadıklarını da dile getirmiştir: “Okulda kimin ne
    yapacağı tam net değil, bazen görev çakışması oluyor.” (RÖ9)</p>
    <p>Bu bulgu, literatürde belirtilen “rollerin kurumsal olarak
    tanımlanması” gereksinimiyle paraleldir (Ronan &amp; Johnston, 2005;
    Limoncu &amp; Atmaca, 2018).</p>
  </sec>
  <sec id="çocukların-psikolojik-ihtiyaçları">
    <title>Çocukların Psikolojik İhtiyaçları</title>
    <p>Katılımcıların neredeyse tamamı (n=14), çocukların afet
    sonrasında yaşadığı kaygı, korku ve travma belirtilerini
    vurgulamıştır. En sık görülen durumlar; uyku problemleri, ağlama,
    yalnız kalma korkusu ve regresif davranışlardır. “Depremden sonra
    çocuklar kapı gıcırtısında bile panik oluyordu.” (RÖ1)</p>
    <p>“Bazı öğrenciler gece kâbusları gördüğünü söyledi.” (RÖ10)</p>
    <p>Öğretmenler, oyun, çizim ve grup etkinliklerinin çocukların
    duygularını ifade etmesinde yardımcı olduğunu belirtmiştir. Bu
    bulgu, oyun terapisi ve psiko-eğitim yaklaşımlarının travma
    belirtilerini azaltmadaki etkinliğiyle uyumludur (Jaycox et al.,
    2010; Kılıç, 2020).</p>
  </sec>
  <sec id="karşılaşılan-zorluklar">
    <title>Karşılaşılan Zorluklar</title>
    <p>Katılımcıların büyük bölümü (n=12), okul afet planlarının
    yetersiz olduğunu, tatbikatların çoğu zaman “sembolik” nitelikte
    yapıldığını ifade etmiştir. “Tatbikat yapıyoruz ama senaryolar
    gerçekçi değil, çocuklar ciddiye almıyor.” (RÖ12) “Okul yöneticileri
    bazen tatbikatı formalite olarak görüyor.” (RÖ6)</p>
    <p>Bazı öğretmenler, ailelerin bilgi eksikliğinin süreci olumsuz
    etkilediğini de vurgulamıştır: “Aileler de ne yapacağını bilmiyor,
    çocuk evde kaygılıysa okulda yapılanlar sınırlı kalıyor.” (RÖ14)</p>
    <p>Bu bulgular, Türkiye’de aile katılımının sınırlı olduğuna işaret
    eden önceki araştırmalarla örtüşmektedir (Erbil, 2023).</p>
  </sec>
  <sec id="eğitim-ve-bilinçlendirme-faaliyetleri">
    <title>Eğitim ve Bilinçlendirme Faaliyetleri</title>
    <p>On katılımcı hem öğrenciler hem de veliler için düzenlenen
    eğitimlerin önemli olduğunu ancak süreklilik sorunu yaşandığını
    ifade etmiştir. “Her dönem bir seminer veriyoruz ama devamı
    gelmiyor.” (RÖ4) “Veliler için düzenlediğimiz bilgilendirme
    toplantılarına katılım çok düşük.” (RÖ11)</p>
    <p>Bazı öğretmenler, çocukların katılımcı olarak tatbikat planlama
    süreçlerine dâhil edilmesinin motivasyonu artırdığını belirtmiştir:
    “Tatbikat senaryosunu öğrencilerle birlikte yazınca daha ciddiye
    alıyorlar.” (RÖ2)</p>
    <p>Bu bulgular, uluslararası alanda önerilen çocuk katılımı odaklı
    afet eğitimi modelleri ile örtüşmektedir (Save the Children, 2018;
    UNDRR, 2022).</p>
  </sec>
  <sec id="iyileştirme-önerileri">
    <title>İyileştirme Önerileri</title>
    <p>Katılımcıların dokuzu, okul rehberlik birimlerine yönelik
    standart işletim prosedürleri (SOP) geliştirilmesini önermiştir.
    “Bir protokol olursa, kriz anında kim ne yapacak belli olur.” (RÖ3)
    Ayrıca, teknolojik araçların (mobil uygulamalar, çevrimiçi kriz
    rehberleri) acil durum iletişiminde kullanılmasının önemine
    değinilmiştir. “Okulda bir WhatsApp grubu var ama resmi bir platform
    olsa daha güvenli olurdu.” (RÖ13)</p>
    <p>Psikolojik destek açısından, katılımcıların çoğu okulda travma
    sonrası destek ekipleri kurulması gerektiğini vurgulamıştır. Bu
    öneriler, literatürdeki “okul temelli psikolojik ilk yardım” (WHO,
    2019) ve psikososyal destek protokolleri ile örtüşmektedir.</p>
    <p>Rehber öğretmenlerin deneyimleri, okul temelli acil durum
    yönetiminin güçlü ve zayıf yönlerini açık biçimde ortaya
    koymaktadır. Yüksek farkındalık, empatik yaklaşım, çocuk odaklı
    duyarlılık güçlü yönler olarak karşımıza çıkarken, kurumsal
    koordinasyon eksikliği, plan uygulama yetersizliği, sistematik veri
    izleme eksikliği zayıf yönler olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
    <p>Bu bulgular, Türkiye’de okul temelli acil durum yönetimi
    uygulamalarının gelişme potansiyeline sahip olduğunu, ancak rehber
    öğretmenlerin rollerinin daha kurumsal biçimde tanımlanması
    gerektiğini göstermektedir.</p>
  </sec>
</sec>
<sec id="tartışma">
  <title>Tartışma</title>
  <p>Bu araştırma, rehber öğretmenlerin gözünden çocuk temelli acil
  durum yönetimi süreçlerini inceleyerek, okul psikolojik
  danışmanlığının afet hazırlığı ve müdahale aşamalarındaki rolünü
  bütüncül biçimde ortaya koymuştur. Bulgular, rehber öğretmenlerin
  yüksek düzeyde farkındalık ve özveriyle çalıştıklarını; ancak kurumsal
  koordinasyon, plan uygulama ve psikososyal destek sistemleri açısından
  eksikliklerin sürdüğünü göstermektedir.</p>
  <p>Katılımcıların çoğu, acil durum planlarının pratikte yetersiz
  olduğunu, tatbikatların çoğu zaman “formalite” düzeyinde kaldığını
  belirtmiştir. Bu durum, Limoncu ve Atmaca’nın (2018) belirttiği gibi
  Türkiye’de afet yönetiminin hâlen “yapısal güvenlik” odaklı olduğunu,
  psikososyal hazırlık bileşenlerinin ise ikincil planda kaldığını
  göstermektedir.</p>
  <p>Ayrıca rehber öğretmenlerin çocukların korku, kaygı ve travma
  belirtileriyle sık karşılaştıkları gözlenmiştir. Bu bulgu, çocukların
  afet sonrası dönemde yoğun psikolojik stres yaşadıklarını gösteren
  uluslararası meta-analizlerle paraleldir (Furr et al., 2010;
  Pfefferbaum &amp; North, 2020).</p>
  <p>Araştırmanın sonuçları, önceki literatürdeki bulgularla genel
  olarak uyumlu olmakla birlikte bazı özgün farklılıklar da
  taşımaktadır. Bulgular, öğretmenlerin hem koordinatör hem de duygusal
  destek sağlayıcı olarak çoklu rol üstlendiğini göstermektedir. Benzer
  biçimde Ronan ve Johnston (2005), okul rehberlerinin afet hazırlığında
  “psikososyal köprü” işlevi gördüğünü vurgulamıştır. Katılımcıların
  okul içi destek ekiplerinin yetersizliğine dair ifadeleri, MEB (2023)
  Psikososyal Destek Programı’nın uygulama farklılıklarını ortaya
  koymaktadır. Bu durum, uluslararası literatürde tanımlanan
  school-based trauma teams kavramının (WHO, 2019) Türkiye bağlamında
  tam olarak yerleşmediğini düşündürmektedir. Bulgularda ortaya çıkan
  “yüzeysel tatbikat” eleştirileri, Değerliyurt’un (2023) okul
  tatbikatlarının senaryo kalitesi ve öğrenci katılımı açısından zayıf
  olduğuna dair bulgularını desteklemektedir. Görüşmeler, ailelerin
  süreçte pasif kaldığını göstermiştir. Bu, Save the Children’ın (2018)
  “aile temelli dirençlilik” modelindeki aktif aile rolü önerileriyle
  çelişmektedir. Rehber öğretmenlerin dijital araç eksikliğine
  değinmesi, UNDRR (2022) ve UNESCO (2020) tarafından vurgulanan
  “teknoloji destekli kriz iletişimi” ilkeleriyle karşılaştırıldığında
  önemli bir boşluğu göstermektedir.</p>
  <p>Bu çalışma, literatürde sınırlı incelenmiş bir alan olan rehber
  öğretmen perspektifinden çocuk merkezli acil durum yönetimi kavramını
  derinlemesine analiz ederek şu özgün katkıları sunmaktadır: Türkiye
  bağlamında rehber öğretmenlerin kurumsal afet planlarına
  entegrasyonundaki pratik engelleri nitel verilerle
  somutlaştırmaktadır. Bulgular, okul rehberlik hizmetlerinin afet
  yönetimi planlarında “görünür ama sistematik olmayan” biçimde yer
  aldığını ortaya koymaktadır. Öğrencilerin tatbikat ve plan süreçlerine
  katılımının düşük olduğu saptanmıştır; bu durum çocuk hakları temelli
  yaklaşımların uygulamada henüz olgunlaşmadığını göstermektedir
  (UNICEF, 2023).</p>
  <p>Bu yönleriyle çalışma, çocuk temelli acil durum yönetimi
  literatürüne Türkiye örnekleminden nitel katkı sağlamaktadır.</p>
  <p>Elde edilen bulgular ışığında, politika yapıcılar ve eğitim
  yöneticileri için şu temel çıkarımlar öne çıkmaktadır: MEB’in
  Psikososyal Destek Programı çerçevesinde tüm okullar için “standart
  işletim prosedürleri (SOP)” hazırlanmalıdır. Rehber öğretmenlerin afet
  yönetimi konularında düzenli eğitimlerle desteklenmesi gerekmektedir
  (Danışman &amp; Okay, 2017). Okul-aile koordinasyon mekanizmaları
  geliştirilmelidir; veliler, tatbikatlara aktif olarak dâhil
  edilmelidir. Okul afet planlarının dijital platformlarda
  izlenebileceği, hızlı iletişim sağlayan mobil uygulamalar
  geliştirilmelidir. Tatbikat ve farkındalık çalışmalarında çocukların
  aktif rol alması, onların psikolojik güçlenmesini destekleyecektir
  (Save the Children, 2018). Bu uygulama önerileri, sadece afet sonrası
  psikolojik müdahaleyi değil, afet öncesi dayanıklılık oluşturma
  sürecini de güçlendirecektir.</p>
</sec>
<sec id="sonuç">
  <title>Sonuç </title>
  <p>Bu çalışma, rehber öğretmenlerin gözünden okullarda çocuk temelli
  acil durum yönetimini incelemiş ve nitel veriler aracılığıyla hem
  bireysel hem de kurumsal düzeydeki güçlü ve zayıf yönleri ortaya
  koymuştur. Elde edilen veriler, rehber öğretmenlerin afet ve acil
  durum süreçlerinde çok yönlü bir rol üstlendiğini göstermektedir.
  Katılımcıların büyük bölümü (13/15) acil durum planlamasında aktif
  görev aldığını; 14/15’i çocukların travma sonrası psikolojik destek
  ihtiyacını en öncelikli konu olarak tanımlamıştır. Bununla birlikte,
  12/15 katılımcı mevcut okul afet planlarını “yetersiz” veya “kâğıt
  üzerinde kalan” belgeler olarak nitelemiştir.</p>
  <p>Bu sonuçlar, literatürde vurgulanan çocuk temelli acil durum
  yönetimi ilkeleriyle (Save the Children, 2018; Limoncu &amp; Atmaca,
  2018) ve rehber öğretmenlerin okul afet yönetiminde kritik konumuna
  işaret eden uluslararası araştırmalarla (Ronan &amp; Johnston, 2005;
  Peek &amp; Stough, 2010) paralellik göstermektedir.</p>
  <p>Temalar arasında en baskın olanlar incelendiğinde psikososyal
  desteğin rehber öğretmenlik işlevinin merkezinde yer aldığını; buna
  karşın yapısal hazırlık ve paydaş katılımında sistematik eksiklikler
  bulunduğunu göstermektedir. Bulgular, nitel verilerle desteklenmiş
  yüksek kanıt gücü taşımaktadır.</p>
  <p>Çocuk temelli afet yönetimi, yalnızca güvenlik planlarıyla sınırlı
  olmayan; çocukların duygusal, sosyal ve bilişsel ihtiyaçlarını merkeze
  alan çok katmanlı bir model olarak ele alınmalıdır (UNICEF, 2023).
  Rehber öğretmenlerin afet öncesi eğitim ve afet sonrası psikososyal
  destek süreçlerinde yetkinliklerinin artırılması, okul dayanıklılığını
  güçlendirecektir (Danışman &amp; Okay, 2017). MEB tarafından
  yayımlanan Psikososyal Destek Programı (2023), okullarda uygulanabilir
  SOP (Standart İşletim Prosedürü) kılavuzlarıyla desteklenmeli; her
  okulda en az bir “psikolojik ilk yardım ekibi” oluşturulmalıdır.</p>
  <p>Bu araştırma, çocuk merkezli afet yönetimi literatürüne rehber
  öğretmen odaklı özgün bir katkı sunmaktadır. Bulgular, okul rehberlik
  hizmetlerinin afet yönetim sistemine entegrasyonunun yalnızca
  psikolojik değil, aynı zamanda kurumsal bir gereklilik olduğunu
  göstermektedir.</p>
  <p>Sonuç olarak, eğitim kurumlarının dayanıklılığını artırmak için
  çocukların sesi, rehber öğretmenlerin deneyimi ve ailelerin katılımı
  bir araya getirilmelidir. Böylece hem afet öncesi hazırlık hem de afet
  sonrası iyileşme süreçlerinde çocukların güvenliği ve esenliği
  bütüncül biçimde güvence altına alınabilir.</p>
</sec>
<sec id="öneriler">
  <title>Öneriler</title>
  <p>Bu çalışma, rehber öğretmenlerin gözünden çocuk temelli acil durum
  yönetimine ilişkin mevcut durumu ortaya koymuş ve uygulamada
  karşılaşılan güçlü ve zayıf yönleri belirlemiştir. Elde edilen
  bulgular doğrultusunda, eğitim kurumlarında çocuk güvenliğini ve
  psikolojik dayanıklılığı artırmaya yönelik aşağıdaki öneriler
  geliştirilmiştir:</p>
  <p>Acil Durum Planlarının Güncellenmesi ve Çocuk Merkezli Hale
  Getirilmesi: Okullarda mevcut acil durum planları düzenli aralıklarla
  gözden geçirilmeli ve özellikle çocukların gelişimsel özelliklerini
  dikkate alan uygulamalarla güncellenmelidir. Planlar; yaş gruplarına
  göre farklılaştırılmalı, engelli veya özel gereksinimli öğrenciler
  için uyarlanmış prosedürler içermelidir.</p>
  <p>Gerçekçi ve Düzenli Tatbikatların Yapılması: Tatbikatların yalnızca
  prosedürel bir zorunluluk olarak değil, çocukların davranışlarını
  destekleyecek gerçekçi öğrenme fırsatları olarak ele alınması
  gerekmektedir. Tatbikatların sıklığı artırılmalı; farklı acil durum
  türlerini (deprem, yangın, tahliye vb.) kapsayacak şekilde
  çeşitlendirilmelidir.</p>
  <p>Okullarda Psikososyal Destek Mekanizmalarının Güçlendirilmesi:
  Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri, acil durum sonrası
  çocukların duygusal ihtiyaçlarını karşılayabilecek kapasitede
  olmalıdır. Okullarda birden fazla psikolojik danışmanın
  görevlendirilmesi, kriz müdahale ekiplerinin oluşturulması ve travma
  sonrası destek programlarının geliştirilmesi önemlidir.</p>
  <p>Rehber Öğretmenlere Yönelik Hizmet İçi Eğitimlerin Artırılması:
  Rehber öğretmenlerin acil durum yönetimi, psikolojik ilk yardım,
  travma bilgisi ve kriz yönetimi konusunda düzenli eğitim almaları
  sağlanmalıdır. Bu eğitimlerin uygulamalı ve vaka temelli olması,
  mesleki yeterlikleri artıracaktır.</p>
  <p>Ailelerin Sürece Aktif Olarak Dahil Edilmesi: Ailelere yönelik
  bilgilendirme toplantıları, seminerler ve tatbikatlara katılım
  fırsatları düzenlenmelidir. Acil durum planlarının ailelerle
  paylaşılması, çocukların evde de desteklenmesini sağlayarak
  müdahalelerin etkinliğini artıracaktır.</p>
  <p>Okul Personeli Arasında İş Birliğinin Güçlendirilmesi: Acil durum
  yönetimi yalnızca rehber öğretmenlerin değil, tüm okul personelinin
  sorumluluğudur. Öğretmenler, idareciler ve yardımcı personel için
  ortak eğitimler düzenlenmeli; görev tanımları netleştirilmeli ve kriz
  durumlarında herkesin rolü belirginleştirilmelidir.</p>
  <p>Kurumsal İş Birliklerinin Artırılması: Okulların; AFAD, yerel
  yönetimler, sağlık kuruluşları ve psikolojik danışma merkezleriyle iş
  birliği yapması, acil durumlarda hızlı ve koordineli bir müdahale
  süreci sağlar. Bu kapsamda ortak tatbikatlar, eğitim programları ve
  danışmanlık hizmetleri geliştirilebilir.</p>
  <p>Teknolojik İletişim Araçlarının Kullanılması: Acil durumda hızlı
  bilgi paylaşımını sağlayacak mobil uygulamalar, toplu mesaj sistemleri
  ve dijital takip araçları kullanılmalıdır. Böylece hem okul personeli
  hem de veliler bilgilere anında erişebilir.</p>
  <p>Araştırmaların Desteklenmesi ve Alana Özgü Politikaların
  Geliştirilmesi: Çocuk temelli acil durum yönetimi alanında daha fazla
  akademik çalışma yapılması teşvik edilmelidir. Bulgular, ulusal
  düzeyde politika geliştirmede kullanılmalı; standart uygulama
  kılavuzları hazırlanmalıdır.</p>
</sec>
<sec id="çıkar-çatışması-ve-etik-beyanı">
  <title>Çıkar Çatışması ve Etik Beyanı</title>
  <p>Yazar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmemektedir. Bu araştırma
  çalışması, araştırma yayın etiğine uygundur. IStL'de yayımlanan
  yazıların bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazarlara aittir.</p>
</sec>
<sec id="yazarlık-katkı-beyanı">
  <title>Yazarlık Katkı Beyanı</title>
  <p><bold>Yazar 1:</bold> Araştırma, Kaynaklar, Görselleştirme,
  Yazılım, Biçimsel Analiz ve Yazım-orijinal taslak.</p>
</sec>
<sec id="kaynakça">
  <title>KAYNAKÇA </title>
  <disp-quote>
    <p>Aktaş Salman, U., Arık, B. M., Gencer, E. G., Tunca, E., Kesbiç,
    K., Korlu, Ö., &amp; Akay, S. S. (2023). 6 Şubat 2023 tarihli
    Kahramanmaraş merkezli depremlerin eğitime etkileri bilgi notu – 1.
    Eğitim Reformu Girişimi.</p>
    <p>Bahadır, H., &amp; Uçku, R. (2018). Uluslararası acil durum veri
    tabanına göre Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki afetler. Doğal Afetler
    ve Çevre Dergisi, 4(1), 28–33.*</p>
    <p>Braun, V., &amp; Clarke, V. (2006). Using thematic analysis in
    psychology. Qualitative Research in Psychology, 3(2), 77–101.
    https://doi.org/10.1191/1478088706qp063oa</p>
    <p>Bullock, J., Haddow, G. D., &amp; Coppola, D. P. (2017).
    Introduction to emergency management. Butterworth-Heinemann.</p>
    <p>Çelik, K. (2007). Okullarda acil durum yönetimi. Anı
    Yayıncılık.</p>
    <p>Danışman, I. G., &amp; Okay, D. (2017). Afetlerin çocuk ve
    ergenler üzerindeki etkileri ve müdahale yaklaşımları. Türkiye
    Klinikleri Psychology – Special Topics, 2(3), 189–197.</p>
    <p>Erbil, F. (2023). Türkiye’de krizler, afetler ve çocuk. Reflektif
    Sosyal Bilimler Dergisi, 4(2), 357–372.*</p>
    <p>Furr, J. M., Comer, J. S., Edwards, S. L., &amp; Kendall, P. C.
    (2010). Disasters and youth: A meta-analytic examination of
    posttraumatic stress. Journal of Consulting and Clinical Psychology,
    78(6), 765–780. https://doi.org/10.1037/a0020436</p>
    <p>INEE. (2021). Minimum standards for education: Preparedness,
    response, recovery (4th ed.). Inter-Agency Network for Education in
    Emergencies. https://inee.org/minimum-standards</p>
    <p>Jaycox, L. H., Cohen, J. A., Mannarino, A. P., Walker, D. W.,
    Langley, A. K., &amp; Lataillade, J. J. (2010). Children’s mental
    health care following Hurricane Katrina: A field trial of
    trauma-focused interventions. Journal of Traumatic Stress, 23(2),
    223–231. https://doi.org/10.1002/jts.20518</p>
    <p>Değerliyurt, Z. (2023). Afetlerin Eğitime Etkileri ve Okullarda
    Afet Planlanması. Turkish Studies-Educational Sciences, 18(2).</p>
    <p>Karabulut, D., &amp; Bekler, T. (2019). Doğal afetlerin çocuklar
    ve ergenler üzerindeki etkileri. Doğal Afetler ve Çevre Dergisi,
    5(2), 368–376.</p>
    <p>Karakuş, U., &amp; Önger, S. (2017). 8. sınıf öğrencilerinin
    doğal afet ve afet eğitimi kavramını anlama düzeyleri. Journal of
    History Culture and Art Research, 6(6), 482–491.*</p>
    <p>Landis, J. R., &amp; Koch, G. G. (1977). The measurement of
    observer agreement for categorical data. Biometrics, 33(1),
    159–174.</p>
    <p>Lincoln, Y. S., &amp; Guba, E. G. (1985). Naturalistic inquiry.
    Sage Publications.</p>
    <p>Limoncu, S., &amp; Atmaca, A. B. (2018). Çocuk merkezli afet
    yönetimi. Megaron, 13(1), 132–143.
    https://doi.org/10.5505/megaron.2017.49369</p>
    <p>MEB. (2023). Psikososyal destek programı dokümanları. Özel Eğitim
    ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü.
    https://orgm.meb.gov.tr/www/icerik_goruntule.php?KNO=1759</p>
    <p>Patton, M. Q. (2015). Qualitative research &amp; evaluation
    methods (4th ed.). Sage Publications.</p>
    <p>Peek, L., &amp; Stough, L. M. (2010). Children with disabilities
    in the context of disaster: A social vulnerability perspective.
    Child Development, 81(4), 1260–1270.*</p>
    <p>Pfefferbaum, B., &amp; North, C. S. (2020). Mental health and the
    COVID-19 pandemic. New England Journal of Medicine, 383(6), 510–512.
    https://doi.org/10.1056/NEJMp2008017</p>
    <p>Ronan, K. R., &amp; Johnston, D. M. (2005). Promoting community
    resilience in disasters: The role for schools, youth, and families.
    Springer.</p>
    <p>KILIÇ, N. (2020). Okul Temelli Psikolojik İlk Yardım. Turkiye
    Klinikleri Journal of Pediatrics/Türkiye Klinikleri Pediatri
    Dergisi, 29(3).</p>
    <p>Save the Children. (2018). Child-centered disaster risk
    reduction: Building resilience through education. Save the Children
    International.
    https://resourcecentre.savethechildren.net/pdf/child-centered_drr.pdf</p>
    <p>UNDRR. (2022). School safety and disaster preparedness
    guidelines. United Nations Office for Disaster Risk Reduction.
    https://www.undrr.org/publication</p>
    <p>UNESCO. (2020). Comprehensive school safety framework 2020–2030.
    United Nations Educational, Scientific and Cultural
    Organization.</p>
    <p>UNICEF. (2023). Education in emergencies: A child-centred
    approach. https://www.unicef.org/education/emergencies</p>
    <p>WHO. (2019). Psychological first aid: Guide for field workers.
    World Health Organization.</p>
    <p>Yıldırım, A., &amp; Şimşek, H. (2018). Sosyal bilimlerde nitel
    araştırma yöntemleri (12. baskı). Seçkin Yayıncılık.</p>
  </disp-quote>
</sec>
<sec id="extended-abstract">
  <title>Extended Abstract</title>
  <p>Child-centered emergency management has gained increasing
  significance in educational contexts, particularly in regions
  frequently exposed to natural disasters. In Türkiye, the devastating
  earthquakes of 6 February 2023 revealed critical gaps in the
  preparedness and responsiveness of schools. These events underscored
  the necessity of developing effective school-based emergency
  management strategies that prioritize children’s physical safety and
  psychological well-being. This study aims to explore the roles,
  experiences, and challenges of school counselors in implementing
  child-centered emergency management practices and to provide
  recommendations for strengthening these processes within educational
  institutions.</p>
  <p>The theoretical foundation of the study draws on the United Nations
  Convention on the Rights of the Child, which emphasizes children's
  rights to protection, education, health, and participation. Emergency
  situations significantly affect these rights, especially for children,
  who are more vulnerable to trauma and long-term psychological
  difficulties. Research indicates that nearly half of children exposed
  to disasters exhibit symptoms of post-traumatic stress, highlighting
  the need for structured and supportive school-based interventions.
  School counselors play a pivotal role in ensuring that children are
  emotionally supported, informed, and prepared before, during, and
  after emergencies.</p>
  <p>A qualitative phenomenological design was adopted to gain an
  in-depth understanding of counselors’ experiences. Using criterion
  sampling, the study selected 15 school counselors who had experienced
  at least one emergency or disaster in their schools. Semi-structured
  interviews allowed participants to describe their perceptions,
  practices, and challenges in detail. Data were analyzed using content
  analysis, resulting in several overarching themes reflecting
  counselors’ roles, children’s needs, encountered difficulties, and
  recommendations for improvement.</p>
  <p>Findings show that school counselors assume multidimensional roles
  within emergency management processes. They not only participate in
  the preparation of emergency action plans but also contribute to
  conducting student-centered drills and ensuring that these practices
  are meaningful and developmentally appropriate. Counselors reported
  that their involvement in training students on safety procedures
  strengthens children’s preparedness and reduces panic during real
  emergencies. Their role extends beyond procedural tasks, as they are
  often responsible for identifying children who may need additional
  psychological support, guiding them through emotional distress, and
  maintaining communication with families.</p>
  <p>A central theme in the findings is children’s psychological
  vulnerability during emergencies. Counselors observed that children
  frequently experience fear, confusion, separation anxiety, and
  uncertainty during crises. To address these issues, counselors
  emphasize the need for structured psychosocial support programs,
  including individual guidance, group activities, and therapeutic
  approaches such as play or cognitive-behavioral interventions.
  However, despite recognizing these needs, many counselors reported
  that existing psychological support mechanisms are limited in schools,
  preventing them from providing adequate long-term care.</p>
  <p>The study also identifies several barriers that hinder effective
  emergency management in schools. Participants described emergency
  plans as often outdated, impractical, or insufficiently tailored to
  children’s specific needs. Many drills were perceived as overly formal
  or unrealistic, failing to simulate actual emergency conditions.
  Additionally, limited parental involvement emerged as a significant
  challenge. Counselors noted that families are not always informed or
  trained on emergency procedures, which undermines continuity of
  support at home. Resource constraints—including limited counseling
  personnel, lack of materials, and insufficient training—were also
  mentioned as obstacles.</p>
  <p>Despite these challenges, the study highlights proactive practices
  and strategies proposed by counselors. Their recommendations include
  frequent updates to emergency plans, ensuring alignment with
  child-centered principles; enhancing the realism and educational value
  of drills; expanding psychosocial support services within schools; and
  increasing the involvement of families through workshops,
  informational meetings, and collaborative activities. Counselors also
  emphasized the importance of inter-institutional cooperation and the
  integration of technological tools—such as mobile applications for
  emergency communication—to streamline response processes.</p>
  <p>In conclusion, the study demonstrates that school counselors are
  central to the success of child-centered emergency management. Their
  roles encompass planning, psychological support, communication, and
  coordination. Strengthening school-based emergency management requires
  systemic improvements, including comprehensive training for staff,
  increased awareness-raising initiatives, enhanced family
  participation, and expanded psychological support infrastructure. By
  addressing these needs, educational institutions can better safeguard
  children's rights, foster resilience, and create safer learning
  environments capable of responding effectively to future
  emergencies.</p>
</sec>
</body>
<back>
</back>
</article>
