<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<!DOCTYPE article PUBLIC "-//NLM//DTD JATS (Z39.96) Journal Archiving and Interchange DTD v1.2 20190208//EN"
                  "JATS-archivearticle1.dtd">
<article xmlns:mml="http://www.w3.org/1998/Math/MathML" xmlns:xlink="http://www.w3.org/1999/xlink" dtd-version="1.2" article-type="other">
<front>
<journal-meta>
<journal-id></journal-id>
<journal-title-group>
</journal-title-group>
<issn></issn>
<publisher>
<publisher-name></publisher-name>
</publisher>
</journal-meta>
<article-meta>
<permissions>
</permissions>
</article-meta>
</front>
<body>
<p>Editörel Makale / Editorial Article</p>
<disp-quote>
  <graphic mimetype="image" mime-subtype="png" xlink:href="vertopal_725d94cb1a6944f088f667a0f1070870/media/image1.png" />
  <p><bold>Uluslararası Öğrenen Toplum Dergisi e-ISSN: 3023-8374</bold>
  <bold>2026 | Cilt 3 | Sayı 1</bold>
  <bold>Sayfa 144-171</bold></p>
</disp-quote>
<table-wrap>
  <table>
    <colgroup>
      <col width="50%" />
      <col width="50%" />
    </colgroup>
    <thead>
      <tr>
        <th><p specific-use="wrapper">
          <disp-quote>
            <p><bold>International Society That Learn Journal e-ISSN:
            3023-8374</bold>
            <bold>2026| Volume 3 | Issue 1</bold>
            <bold>Page 144-171</bold></p>
          </disp-quote>
        </p></th>
        <th><p specific-use="wrapper">
          <disp-quote>
            <graphic mimetype="image" mime-subtype="png" xlink:href="vertopal_725d94cb1a6944f088f667a0f1070870/media/image2.png" />
          </disp-quote>
        </p></th>
      </tr>
    </thead>
    <tbody>
    </tbody>
  </table>
</table-wrap>
<disp-quote>
  <p><bold>Dönüşüm Çağında Öğrenen Toplum: Öğrenmesini Yöneten Topluma
  Doğru Kavramsal Bir Açılım</bold></p>
  <graphic mimetype="image" mime-subtype="png" xlink:href="vertopal_725d94cb1a6944f088f667a0f1070870/media/image3.png" />
  <p><bold>The Learning Society in an Age of Transformation: A</bold>
  <bold>Conceptual Expansion Toward a Society That Manages Its Own
  Learning</bold></p>
  <p><bold>Davut Atış,</bold>
  <inline-graphic mimetype="image" mime-subtype="png" xlink:href="vertopal_725d94cb1a6944f088f667a0f1070870/media/image4.png" /></p>
  <p><bold>https://orcid.org/0000-0001-8503-4426</bold></p>
</disp-quote>
<table-wrap>
  <table>
    <colgroup>
      <col width="20%" />
      <col width="20%" />
      <col width="20%" />
      <col width="20%" />
      <col width="20%" />
    </colgroup>
    <thead>
      <tr>
        <th><italic>Eskişehir</italic></th>
        <th><italic>Tepebaşı</italic></th>
        <th><italic>İlçe</italic></th>
        <th rowspan="2"><italic>Milli</italic></th>
        <th><p specific-use="wrapper">
          <disp-quote>
            <p><italic>Eğitim</italic></p>
          </disp-quote>
        </p></th>
      </tr>
      <tr>
        <th><p specific-use="wrapper">
          <disp-quote>
            <p><italic>Müdürlüğü,</italic></p>
          </disp-quote>
        </p></th>
        <th colspan="2"><italic>Eskişehir,</italic></th>
        <th><p specific-use="wrapper">
          <disp-quote>
            <p><italic>Türkiye,</italic></p>
          </disp-quote>
        </p></th>
      </tr>
    </thead>
    <tbody>
    </tbody>
  </table>
</table-wrap>
<disp-quote>
  <p><italic>davutatis@gmail.com</italic></p>
  <p>Atış, D. (2026). Dönüşüm Çağında Öğrenen Toplum: Öğrenmesini
  Yöneten Topluma Doğru Kavramsal Bir Açılım. <italic>International
  Society that Learn Journal, 3</italic>(1), 144-171.</p>
</disp-quote>
<table-wrap>
  <table>
    <colgroup>
      <col width="50%" />
      <col width="50%" />
    </colgroup>
    <thead>
      <tr>
        <th><inline-graphic mimetype="image" mime-subtype="png" xlink:href="vertopal_725d94cb1a6944f088f667a0f1070870/media/image5.png" /></th>
        <th>i</th>
      </tr>
    </thead>
    <tbody>
    </tbody>
  </table>
</table-wrap>
<p>Editörel Makale / Editorial Article</p>
<p><bold>Yükleme:</bold> 11.04.2026; <bold>Revizyon</bold>: 25.05.2026;
<bold>Kabul:</bold> 29.05.2026; <bold>Yayınlanma:</bold> 01.06.2026</p>
<p><bold>Özet</bold></p>
<disp-quote>
  <p>Bu editöryal makale, klasik öğrenen toplum (learning society)
  kavramının yapay zekâ, dijitalleşme ve dikkat ekonomisinin
  şekillendirdiği dönüşüm çağında açıklayıcı gücünü büyük ölçüde
  yitirdiğini ileri sürmektedir. Bilgiye erişimin tarihsel olarak
  görülmemiş düzeyde kolaylaştığı bu dönemde, araştırmalar bilgi
  bolluğunun derin öğrenmeye dönüşmediğini; aksine bilişsel
  parçalanmaya, eleştirel düşünmenin zayıflamasına ve bu çalışmada
  öğrenme yanılsaması (illusion of learning) olarak kavramsallaştırılan
  yüzeysel bilgi tüketimine yol açtığını tutarlı biçimde ortaya
  koymaktadır. Bilgiye erişmek ile gerçek anlamda öğrenmek arasındaki bu
  derin uçurum, öğrenen toplum kavramının temel varsayımlarını
  sorgulamayı zorunlu kılmaktadır. Kavramsal nitelikli bu editöryal
  makale; 2021-2025 yılları arasında Scopus ve Web of Science
  veritabanlarında indekslenen deneysel araştırmaların ve UNESCO ile
  OECD başta olmak üzere önde gelen uluslararası kuruluşların politika
  belgelerinin seçici (purposive) bir alanyazın taramasına dayanmakta ve
  öğrenen toplum kavramının epistemolojik, pedagojik ve politik
  sınırlılıklarını kavramsal analiz yoluyla tartışmaktadır. Çalışmanın
  temel iddiası, bilgi miktarını ve erişim kapasitesini esas alan
  niceliksel öğrenen toplum anlayışının yerini öğrenmesini yöneten
  toplum (self-regulating society) çerçevesine bırakması gerektiğidir.
  Önerilen bu çerçeve; eleştirel filtreleme, üstbiliş, anlam üretimi,
  öz-düzenleyici öğrenme ve bilişsel dayanıklılık becerilerini merkeze
  almakta; öğretmeni bilgi aktarıcısı konumundan çıkararak öğrenme
  tasarımcısı rolüne yerleştirmektedir. Makale, mevcut kavramsal
  tartışmayı politika boyutuna taşıyarak eğitim politikalarının,
  ölçme-değerlendirme anlayışlarının ve yetkinlik temelli müfredatların
  bu yeni yönelime göre yeniden yapılandırılması gerektiğini savunmakta;
  dijital dönüşüm çağında öğrenmenin niteliğini yeniden tanımlayan
  bütüncül bir eğitim politikası perspektifi sunmaktadır.</p>
  <p><bold>Anahtar Kelimeler:</bold> Öğrenen toplum, yaşam boyu öğrenme,
  dönüşüm çağı, dikkat ekonomisi, üstbiliş, bilişsel boşaltım, yapay
  zekâ ve eğitim.</p>
</disp-quote>
<p><bold>Abstract</bold></p>
<disp-quote>
  <p>This editorial article argues that the classical concept of the
  learning society has substantially lost its explanatory power in an
  age of transformation defined by artificial intelligence,
  digitalisation and the attention economy. Despite the unprecedented
  ease of access to information in contemporary society, a growing body
  of empirical research consistently demonstrates that information
  abundance does not translate into deep learning. Rather, it fosters
  cognitive fragmentation, measurable decline in critical thinking, and
  the illusion of learning, understood here as the widespread tendency
  to conflate exposure to information with genuine understanding. This
  widening gap between access and comprehension challenges the
  foundational assumptions upon which the learning society concept has
  historically rested. Drawing on purposive selection of peer-reviewed
  studies indexed in Scopus and Web of Science between 2021 and 2025,
  alongside policy documents produced by UNESCO and the OECD, the
  article offers a conceptual analysis of the epistemological,
  pedagogical and political limitations of the learning society
  framework in its classical form. The central thesis advanced is that
  the quantitative understanding of the learning society, which
  privileges the sheer volume of information consumed, must give way to
  the framework of a society that manages its own learning,
  characterized by critical filtering, metacognition, meaning-making and
  cognitive resilience as its defining competences. This reorientation
  fundamentally repositions teachers from transmitters of knowledge to
  designers of learning experiences. The article concludes by extending
  this conceptual argument to the policy domain, contending that
  educational policy frameworks, assessment practices and
  competence-based curricula must be reconfigured in accordance with
  this new orientation to adequately meet the challenges of the digital
  transformation age.</p>
  <p><bold>Keywords:</bold> Learning society, lifelong learning, age of
  transformation, attention economy, metacognition, cognitive
  offloading, artificial intelligence in education.</p>
</disp-quote>
<p>Atış, D. (2026). Dönüşüm Çağında Öğrenen Toplum: Öğrenmesini Yöneten
Topluma Doğru Kavramsal Bir Açılım. <italic>International Society that
Learn Journal, 3</italic>(1), 144-171.</p>
<table-wrap>
  <table>
    <colgroup>
      <col width="50%" />
      <col width="50%" />
    </colgroup>
    <thead>
      <tr>
        <th><inline-graphic mimetype="image" mime-subtype="png" xlink:href="vertopal_725d94cb1a6944f088f667a0f1070870/media/image5.png" /></th>
        <th>ii</th>
      </tr>
    </thead>
    <tbody>
    </tbody>
  </table>
</table-wrap>
<disp-quote>
  <p>Atış
  International Society that Learn Journal</p>
</disp-quote>
<p><bold>Giriş</bold></p>
<p><bold>Dönüşüm Çağının Paradoksu</bold></p>
<disp-quote>
  <p>İnsanlık tarihi boyunca bilgiye erişim konusunda çarpıcı
  gelişmelerin ardı ardına yaşandığı bu denli hızlı bir döneme tanıklık
  edilmemiştir. Birkaç tıklamayla erişim sağlanan ulusal ve uluslararası
  arşivler, gerçek zamanlı çeviri olanağı sunan yapay zekâ sistemleri ve
  kişiselleştirilmiş öneri algoritmaları, bireyleri tarihte hiçbir
  neslin erişim şansına sahip olamadığı bir bilgi yoğunluğuyla karşı
  karşıya bırakmıştır (Floridi, 2023). Dijitalleşme, yapay zekâ ve hızın
  çok katmanlı bir yapıya büründüğü bu yeni konjonktür, eğitim
  bağlamında düşünüldüğünde sıklıkla bir fırsat olarak
  değerlendirilmekte; bilgiye erişim ile öğrenme arasında doğrusal bir
  ilişki kurulmaktadır (UNESCO, 2024). Buna karşın bu pozitif yaklaşım,
  güncel eğitim araştırmalarının bulgularıyla giderek daha fazla
  çelişmektedir.</p>
  <p>Sorulması gereken en temel soru, “Daha çok bilgiye daha hızlı bir
  şekilde erişim sağlamak gerçekten daha çok öğrenme çıktıları elde
  ettiğimiz anlamına mı gelmektedir?” sorusudur. Son yıllarda yapılan
  sistematik derleme çalışmaları ve deneysel araştırmalar, bu denklemin
  zannedildiği kadar güçlü olmadığını ispatlar niteliktedir. Gerlich
  (2025) tarafından 666 katılımcıyla yürütülen araştırmada, yapay zekâ
  araçlarına yönelik yoğun kullanım eğiliminin bireylerin eleştirel
  düşünme becerisini anlamlı düzeyde zayıflattığı bulgusu elde
  edilmiştir. Araştırmaya göre bu zayıflamanın temelinde, zihinsel
  çabanın teknolojiye devredilmesini ifade eden &quot;bilişsel
  boşaltım&quot; (cognitive offloading; Risko ve Gilbert, 2016)
  mekanizması aracı bir rol üstlenmektedir. Lee vd. (2025)
  çalışmalarında, ChatGPT gibi üretken yapay zeka araçlarının sunduğu
  bilgiye kolay erişim olanağının ve hızlı problem çözme desteğinin,
  öğrencileri derinlemesine düşünmekten alıkoyabileceğine ve üst düzey
  düşünme becerilerinin gelişimini engelleyebilecek aşırı bir bağımlılık
  yaratma riski taşıdığına dikkat çekmiştir. Bu kaygıyı somut deneysel
  kanıtlarla pekiştiren Bastani vd. (2025), ortaöğretim matematik dersi
  bağlamında yürüttükleri çalışmada, üretken yapay zekâ desteğiyle
  problem çözen öğrencilerin anlık performanslarının belirgin biçimde
  yükseldiğini; ancak destek geri çekildiğinde anlamlı bir öğrenme kaybı
  yaşadıklarını ortaya koymuştur. Söz konusu bulgu, anlık performans
  artışının kalıcı öğrenmeyle eşitlenemeyeceğini açıkça kanıtlamakta ve
  dönüşüm çağının paradoksunu deneysel düzlemde görünür kılmaktadır.</p>
  <p>Bilgi miktarı ile anlam üretimi arasındaki uçurum, çağımızın temel
  paradoksu haline gelmektedir. Bu paradoks, yalnızca bireysel olarak
  ele alınması gereken bilişsel bir sorun olarak değil; aynı zamanda
  toplumsal bir mesele olarak varlığını sürdürmektedir. Erişime</p>
  <p>e-ISSN: 3023-8374 © 2024 International Society that Learn
  Journal</p>
</disp-quote>
<p>146</p>
<disp-quote>
  <p>Atış
  International Society that Learn Journal</p>
  <p>hazır sınırsız bilgi kaynakları, bilinçli bir biçimde hareket eden
  bir kamuya ya da öğrenen bir topluma dönüşümde doğrudan bir katkı
  sağlamamaktadır. Aksine, Jose ve diğerlerinin (2025) eğitimde yapay
  zekânın bilişsel paradoksu adlı çalışmalarında da, teknolojinin
  öğrenmeyi genişletme potansiyelinin yanı sıra onu zayıflatma riski
  barındırdığı ifade edilmektedir. Bireylerin yapay zekâya aşırı
  bağımlılık geliştirmelerinin bir sonucu olarak, eleştirel düşünme,</p>
</disp-quote>
<table-wrap>
  <table>
    <colgroup>
      <col width="11%" />
      <col width="11%" />
      <col width="11%" />
      <col width="11%" />
      <col width="11%" />
      <col width="11%" />
      <col width="11%" />
      <col width="11%" />
      <col width="11%" />
    </colgroup>
    <thead>
      <tr>
        <th><p specific-use="wrapper">
          <disp-quote>
            <p>bağımsız</p>
          </disp-quote>
        </p></th>
        <th>problem</th>
        <th>çözme</th>
        <th>ve</th>
        <th>derinlemesine</th>
        <th>öğrenme</th>
        <th>gibi</th>
        <th>temel</th>
        <th><p specific-use="wrapper">
          <disp-quote>
            <p>becerileri</p>
          </disp-quote>
        </p></th>
      </tr>
    </thead>
    <tbody>
    </tbody>
  </table>
</table-wrap>
<disp-quote>
  <p>zayıflayabilmektedir. Bu durum, öğrenen toplum kavramının klasik
  çerçevesiyle sürdürülebilirliğini tartışmalı hâle getirmekte ve
  kavramın yeniden düşünülmesini zorunlu kılmaktadır.</p>
</disp-quote>
<p><bold>Öğrenme Yanılsaması</bold></p>
<disp-quote>
  <p>Alanyazında giderek daha fazla öne çıkan kavramlardan biri öğrenme
  yanılsamasıdır. Bu kavram, bireylerin bilgiye maruz kalmayı, içerikle
  akıcı bir biçimde etkileşime girmekle ya da bilgi tüketimini gerçek
  öğrenme ile karıştırmaları durumunu ifade etmektedir. Bu yanılgıya
  sahip bireyler bir içeriğe aşinalık kazandıkça onu öğrendiği
  varsayımına kapılmaktadır. Halbuki bu aşinalık çoğu zaman bilginin
  derinlemesine işlenmesi, uzun süreli bellekte yapılandırılması, geri
  çağrılması ve yeni bağlamlara aktarılması için yeterli olmamaktadır
  (Kosmyna vd., 2025). Rozenblit ve Keil (2002), insanların karmaşık
  konuları aslında zannettiklerinden çok daha az anladıklarını, ancak
  bunu fark etmediklerini göstermiştir. Bireylerin kendi anlayış
  düzeyleri hakkındaki değerlendirmelerinin, gerçek bilgi düzeylerine
  kıyasla çok daha yüksek ve etkili olduğu söylenebilir. Toftness
  vd.’nin (2018) çalışmaları, daha etkili ders anlatan akademisyenlerin
  ders anlatımlarının öğrencilerde daha fazla öğrenmiş olma hissi
  yarattığını, ancak öğrencilerin gerçek öğrenme seviyelerinin
  artırılması noktasında bunun aynı ölçüde yansımadığını göstermiştir.
  Cervin-Ellqvist vd. (2020), öğrenme yanılsamasının sadece pedagojik
  değil, meta-bilişsel bir sorun olduğunu vurgulamaktadır. Araştırma,
  öğrencilerin çok fazla etkili olmayan öğrenme yöntemlerini
  kullandıkları halde bunların etkili olduğunu düşündüklerini
  göstermiştir.</p>
  <p>Dijital öğrenme platformlarının ve üretken yapay zekâ araçlarının
  yaygın olarak kullanılmaya başlanması, öğrenme yanılsamasının daha
  görünür ve sistematik hâle gelmesine neden olmuştur. Kısa videolar,
  algoritmik öneriler, özet içerikler ve sohbet robotlarıyla yürütülen
  etkileşimler, bireye güçlü bir anlama ve ilerleme hissi verebilmekte;
  ancak bu süreç çoğu zaman zihinsel çabanın arka plana itilmesi
  sonucunu doğurmaktadır. Haliti-Sylaj ve Sadiku (2024), kısa form
  videoların öğrencilerin dikkat kapsamı ve akademik e-ISSN: 3023-8374 ©
  2024 International Society that Learn Journal</p>
</disp-quote>
<p>147</p>
<disp-quote>
  <p>Atış
  International Society that Learn Journal</p>
  <p>başarıları üzerindeki etkilerini inceledikleri çalışmalarında, bu
  içeriklerin parçalanmış dikkate yol açtığını ve sürdürülebilir
  bilişsel çabayı zorlaştırdığını ortaya koymaktadır. MIT Media Lab
  tarafından yürütülen nörolojik deneysel çalışmada ise ChatGPT ile yazı
  yazan katılımcıların, yalnızca arama motoru kullananlara ve yardımsız
  yazanlara kıyasla en düşük zihinsel çabayı gösterdikleri; dikkat,
  bellek ve yürütücü işlev ağlarında ölçülebilir bir zayıflama
  yaşadıkları ortaya konmuştur (Kosmyna vd., 2025). Bu bulgular,
  yüzeysel ve derin öğrenme arasındaki ayrımın bugün her zamankinden
  daha kritik hale geldiğine işaret etmektedir. Yan vd. (2024), üretken
  yapay zekânın kişiselleştirilmiş destek ve hızlı geri bildirim gibi
  önemli fırsatlar sunduğunu, ancak bu araçların insan zekâsı, meta
  biliş ve yaratıcılık özellikleri üzerindeki etkilerinin dikkatle
  değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir. Benzer biçimde, Chan ve
  Hu (2023), öğrencilerin üretken yapay zekâyı verimlilik, hız ve
  kişiselleştirme açısından olumlu değerlendirdiklerini; ancak doğruluk,
  bağımlılık ve kişisel gelişim üzerindeki etkileri konusunda da önemli
  kaygılar taşıdıklarını göstermektedir.</p>
  <p>Öğrenme yanılsamasının pedagojik tehlikelerinden biri de, bireyin
  kendi öğrenme süreçlerine ilişkin üstbilişsel farkındalığını köreltme
  riskidir. Fan vd. (2024), üretken yapay zekânın öğrenme motivasyonu,
  süreçleri ve performansı üzerindeki etkilerini inceledikleri deneysel
  çalışmalarında, katılımcıların yapay zekâya erişim sağladıklarında
  planlama konusunda daha az çaba gösterdiklerini, okuma materyallerine
  daha az başvurduklarını ve öz-düzenleme stratejilerini daha az
  kullandıklarını rapor etmişler ve bu örüntüyü üstbilişsel tembellik
  olarak adlandırmışlardır. Lodge ve Loble (2026), bu sürecin merkezinde
  yararlı ve zararlı bilişsel dışsallaştırma arasındaki ayrımın olduğunu
  ifade etmektedir. Buna göre, dil bilgisi denetimi gibi öğrenmenin
  temel bilişsel süreçlerini doğrudan etkilemeyen yardımcı iş yüklerinin
  yapay zekâya bırakılması, bireyin zihinsel kaynaklarını daha üst düzey
  analiz, sentez ve değerlendirme süreçlerine yönlendirmesine katkı
  sağlayabilir. Buna karşılık, sentez yapma, yorum geliştirme ve özgün
  fikir üretme gibi öğrenmenin çekirdeğini oluşturan asli bilişsel
  yüklerin yapay zekâya devredilmesi, uzun süreli bellekte kalıcı
  şemaların oluşmasına engel olabilmektedir. Öğrenme yanılsaması, bu
  tembelliğin öznel yaşantıdaki yansımasıdır. Bu çerçevede öğrenme
  yanılsaması, yalnızca bireysel bir yanlış öz değerlendirme değil;
  hızlı erişimin derinlik kazanmaya üstün geldiği, tüketimin öğrenmenin
  yerini alabildiği ve bilişsel emeğin giderek teknolojiye devredildiği
  çağdaş öğrenme ekolojilerinin yapısal bir riski olarak
  değerlendirilmelidir.</p>
  <p>e-ISSN: 3023-8374 © 2024 International Society that Learn
  Journal</p>
</disp-quote>
<p>148</p>
<disp-quote>
  <p>Atış
  International Society that Learn Journal</p>
</disp-quote>
<p><bold>Problem Durumu ve Amaç</bold></p>
<disp-quote>
  <p>Bu makalenin temel problemi, klasik öğrenen toplum kavramının
  dönüşüm çağının koşullarıyla uyumluluğunu sorgulamaktır. Çalışma,
  bilgiye erişim kolaylığının otomatik olarak derin öğrenmeye
  dönüşmediğini ve kavramın yeniden tanımlanması gerektiğini ortaya
  koymaktadır. Öğrenen toplum kavramı, 1960’'ların sonundan itibaren
  UNESCO’nun hümanist-demokratik vizyonu içinde şekillenmiş; 1990’lardan
  itibaren ise OECD ve Dünya Bankası üzerinden ekonomik bir bakış
  açısıyla yeniden çerçevelenmiştir (Kinnari ve Mikkonen, 2023; Larson,
  2024). Her iki çerçevede de bilgiye erişim ile öğrenme arasında
  varsayıma dayalı doğrusal bir ilişki bulunmaktadır.Avrupa Konseyi’nin
  (2025) yapay zekâ okuryazarlığına ilişkin çerçevesinde yer alan
  “katılma ve etkileşim” boyutu, bireylerin toplumun ekonomik, sosyal,
  yaratıcı ve kültürel alanlarına medya yoluyla katılmasını, bu
  alanlarla iletişim ve etkileşim kurmasını, demokratik katılımı ve
  temel hakları desteklemesini içermektedir. Bu çerçevede okuryazarlık,
  yalnızca farklı medya içeriklerine erişme becerisiyle sınırlı
  görülmemekte; içeriği analiz etme, değerlendirme ve içerik üretme
  yeterliklerini de kapsayan daha geniş bir öğrenme sorumluluğu olarak
  ele alınmaktadır. Çevrim içi katılım kapasitesine sahip bireylerin
  eleştirel düşünen, üreten, iletişim kuran ve toplumsal değişimin
  öznesi olabilen aktörlere dönüşme olasılığı artmaktadır. Bu nedenle
  çağdaş okuryazarlık anlayışı, öğrenen toplum kavramını pasif bilgi
  erişimi modelinin ötesine taşıyarak bireyin kendi öğrenmesinden
  sorumlu olduğu, bilişsel özerklik geliştirdiği ve dijital çağda
  sürdürülebilir, hoşgörülü ve katılımcı demokrasiye katkı sunduğu bir
  vatandaşlık yetkinliği olarak yeniden düşünmeyi gerektirmektedir
  (Güner, 2022).</p>
  <p>Bu makale, söz konusu varsayımın bugün ne derece savunulabilir
  olduğunu sorgulamakta ve öğrenen toplum kavramının güncel bağlamda
  yeniden tanımlanmasını gerektirdiğini ileri sürmektedir. Kavramsal
  nitelikli bu editöryal makale; sistematik bir derleme protokolü öne
  sürmeksizin, 2021-2025 yılları arasında Scopus ve Web of Science
  veritabanlarında indekslenen ve konuyla doğrudan ilişkili görülen
  çalışmalar ile UNESCO ve OECD politika belgelerinden oluşan amaca
  yönelik bir literatür seçkisini kavramsal analiz biçiminde
  değerlendirmektedir. Bu yöntemsel tercih, çalışmanın derleme ya da
  meta-sentez tipinde bir tarama değil, kuramsal bir yeniden çerçeveleme
  olduğu kabulüne dayanmaktadır.</p>
  <p>Çalışmanın amacı üç katmanlı bir yapıdadır:
  (1) Öğrenen toplum kavramının klasik temel varsayımlarını ortaya
  koymak ve bu varsayımların dönüşüm çağındaki sınırlılıklarını
  tartışmak;
  (2) dikkat ekonomisi, bilişsel boşaltım ve epistemik belirsizlik gibi
  olgularla birlikte</p>
  <p>e-ISSN: 3023-8374 © 2024 International Society that Learn
  Journal</p>
</disp-quote>
<p>149</p>
<disp-quote>
  <p>Atış
  International Society that Learn Journal</p>
  <p>ortaya çıkan öğrenme krizini görünür kılmak;
  (3) öğrenmesini yöneten toplum biçiminde alternatif bir kavramsal
  çerçeve önermek ve bu çerçevenin eğitim sistemine, öğretmen rolüne ve
  politika düzeyine yansımalarını ana hatlarıyla göstermek. Bu amaçlar
  doğrultusunda çalışma hem kuramsal bir tartışma sunmakta hem de güncel
  eğitim politikalarına yönelik normatif bir çerçeve önermektedir.</p>
</disp-quote>
<p><bold>Kavramsal Çerçeve</bold></p>
<p><bold>Öğrenen Toplum: Klasik Yaklaşım</bold></p>
<disp-quote>
  <p>Öğrenen toplum kavramının erken dönem ve öncü kullanımlarından biri
  Hutchins’in <italic>The Learning Society</italic> adlı çalışmasında
  karşımıza çıkmaktadır. Hutchins (1969), değişimin hızlanması ve
  bireylerin serbest zamanlarının artmasıyla birlikte eğitimin yalnızca
  belirli bir mesleğe hazırlık süreci olarak görülemeyeceğini savunmuş;
  herkes için yaşam boyunca erişilebilir eğitimin olabileceği, öğrenme,
  kendini gerçekleştirme ve “insan olma” amacının merkeze alındığı bir
  öğrenen toplum anlayışını önermiştir. Bu bağlamda öğrenen toplum
  kavramının, uluslararası eğitim bağlamında en az altmış yıla yakın bir
  geçmişe sahip olduğu söylenebilir. UNESCO’nun 1972 tarihli Faure
  Raporu (Learning to Be) ile 1996 tarihli Delors Raporu (Learning: The
  Treasure Within), kavramın insancıl ve demokratik kökenlerini
  oluşturmuştur (UNESCO Institute for Lifelong Learning [UIL], 2022). Bu
  belgeler, öğrenen toplumu yalnızca ekonomik üretkenliği önceleyen bir
  yapı olarak değil; bireyin yaşam boyu öğrenme yoluyla kişisel
  gelişimini, demokratik katılımını ve yurttaşlık bilincini güçlendiren
  bir toplumsal model olarak konumlandırmaktadır (Biesta, 2021; Kinnari
  ve Mikkonen, 2023).</p>
  <p>Kavramın temel bileşenleri; yaşam boyu öğrenme, bilgi toplumu,
  eğitim politikalarının yaşamın tüm evrelerini kapsayacak şekilde
  yeniden biçimlendirilmesi ve formal ve informal öğrenme biçimlerinin
  eşit değerde tanınması olarak özetlenebilir (UIL, 2022). UNESCO’nun
  2021 yılında yayımladığı <italic>Reimagining Our Futures
  Together</italic> raporu, öğrenen toplum anlayışının insancıl ve
  demokratik temellerini sürdürerek bu ideali eğitim için yeni bir
  toplumsal sözleşmenin merkezine yerleştirmiştir. Raporda eğitimin,
  hayat boyu bir hak olarak tüm bireyler için erişilebilir olması ve
  ortak bir kamusal değer olarak örgütlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır
  (UNESCO, 2021). Ancak öğrenen toplum ideali, dijitalleşme ve yapay
  zekâ çağının ortaya çıkardığı yeni öğrenme gerçeklikleri karşısında
  git gide açıklayıcılığını yitirmektedir.</p>
  <p>e-ISSN: 3023-8374 © 2024 International Society that Learn
  Journal</p>
</disp-quote>
<p>150</p>
<disp-quote>
  <p>Atış
  International Society that Learn Journal</p>
</disp-quote>
<p><bold>Öğrenen Toplumun Varsayımları</bold></p>
<disp-quote>
  <p>Klasik öğrenen toplum çerçevesi birbiriyle ilişkili üç varsayıma
  dayanmaktadır. Birincisi, bilgiye erişimin öğrenmeye dönüştüğü
  varsayımıdır. Bu varsayıma göre içerik ne kadar fazla ve erişilebilir
  olursa birey o kadar çok öğreniyor demektir. İkincisi, eğitimin
  kalkınmayı sağladığı varsayımıdır. Bu varsayıma dayalı olarak bireyin
  eğitim yoluyla kazandığı beceriler hem ekonomik büyümeye hem de
  toplumsal uyum ve eşitliğe katkı sağladığı savunulmaktadır (Olssen,
  2021). Üçüncüsü ise mikro düzeyden makro düzeye geçişkenlik
  varsayımıdır. Bu varsayım ise öğrenen bireyler yeterince
  yaygınlaştığında toplumun da kendiliğinden öğrenen bir topluma
  dönüşeceği inancına dayanır.</p>
  <p>Bu varsayımlar, 1970–2000 yılları arasındaki küresel politika
  belgelerinde örtük biçimde yer almış; 2000 sonrasında ise özellikle
  Avrupa Birliği’nin Lizbon Stratejisi, OECD’nin PISA programı ve Dünya
  Bankası’nın insan sermayesi yaklaşımı aracılığıyla sorgulanmadan kabul
  edilen temel eğitim politikası kabullerine dönüşmüştür (Kinnari ve
  Mikkonen, 2023; Larson, 2024). Bununla birlikte güncel eleştirel
  politika çözümlemeleri, söz konusu politika kabullerinin hem ampirik
  bulgular hem de normatif tartışmalar açısından giderek daha yoğun
  biçimde eleştirildiğini ortaya koymaktadır. Cogavin (2024),
  İngiltere’deki Skills and Post-16 Education Act üzerinde yaptığı
  eleştirel politika çözümlemesinde, yaşam boyu öğrenme söyleminin
  giderek beceri edinme ve istihdam edilebilirlik etrafında
  daraltıldığını; eğitimin artık bir hak olmaktan çıkıp bir sorumluluk
  olarak dayatıldığını ileri sürmektedir. Biesta’nın (2021) eğitimin
  öğrenmeleştirilmesine (learnification) yönelik eleştirisi de tam
  olarak bu içerik kaybına dikkat çekmektedir. Bu yaklaşıma göre
  öğrenme, zamanla eğitimin amaç, değer ve yönelim boyutlarından koparak
  yalnızca bireysel öğrenme süreçlerine indirgenmekte; böylece içerikten
  ve toplumsal bağlamdan uzak, teknik bir süreç kavramına
  dönüşmektedir.</p>
</disp-quote>
<p><bold>Dönüşüm Çağı: Epistemolojik Kırılma</bold></p>
<disp-quote>
  <p>Öğrenen toplum kavramının varsayımları, 2020'li yılların başından
  itibaren yaşanan epistemolojik kırılma nedeniyle daha da yetersiz
  kalmıştır. Üretken yapay zekânın yaygınlaşmasıyla birlikte bilginin
  üretimi, doğrulanması ve otoritesi yeniden tartışmaya açılmıştır.
  Floridi (2023), yapay zekânın bu köklü etkisini iki düzeyde
  kavramsallaştırmaktadır: İlk olarak, dijital teknolojiler
  gerçekliğimizi yeniden şekillendirmekte (ontolojik değişim); ikinci
  olarak, bu değişim bilgiyi nasıl anladığımızı da değiştirmektedir
  (epistemolojik değişim). Yazara göre, yapay zekâ tarihsel bir öznellik
  bağlantısını koparmaktadır. Geleneksel olarak, bilgi sahibi olmak ve
  eyleme geçmek aynı öznede birleşmişti; bilen kişi aynı zamanda
  yapan</p>
  <p>e-ISSN: 3023-8374 © 2024 International Society that Learn
  Journal</p>
</disp-quote>
<p>151</p>
<disp-quote>
  <p>Atış
  International Society that Learn Journal</p>
  <p>kişiydi. Yapay zekâ sistemi bu birliği ayırır: Bilgiyi işler ve
  öneride bulunur, ama gerçek karar alma ve eylem insan öznede kalır.
  Bunun kaçınılmaz sonucu, &quot;bilmek&quot; ile &quot;yönetmek&quot;
  arasındaki tarihsel ayrımın bulanıklaşmasıdır. Bilgi, önceden sadece
  bilişsel bir değerken, artık güç ilişkilerinin merkezinde yer
  almaktadır. Bu dönüşüm yapısı gereği kalıcı ve geri çevrilemez bir
  niteliktedir (Floridi, 2023).</p>
  <p>Selwyn (2024), yapay zekânın eğitimdeki sınırlarını sorguladığı
  çalışmasında, bu teknolojinin dört önemli olumsuz etkisini ortaya
  koymaktadır. Birincisi, yapay zekâ eğitimi salt istatistiksel
  modellere indirger ve modellenemeyeni görmezden gelir. İkincisi, bu
  teknolojiler toplumsal eşitsizlikleri yeniden üretme riski taşır;
  özellikle dezavantajlı öğrenci grupları bundan en çok etkilenir.
  Üçüncüsü, eğitim makineler tarafından okunabilir kılınırken, pedagojik
  değeri kaybolur. Dördüncüsü, veri ve işlem gücü yoğun olan bu
  sistemler önemli ekolojik maliyetler doğurur. Selwyn'in bulgularıyla,
  bilgi toplumu varsayımının yeniden sorgulanması ve revize edilmesi
  gerekliliği daha belirgin bir hale gelmiştir.</p>
  <p>Dijital dönüşüm çağında ortaya çıkan epistemolojik kırılmanın bir
  başka yüzü, büyük dil modellerinin halüsinasyon olarak bilinen hatalı
  ancak ikna edici çıktılar üretme eğilimidir (Yan vd., 2025). Bilgi
  artık sabit, güvenilir ve gecikmeli bir otoriteden değil; olasılıklara
  dayalı, akıcı ve anlık olarak üretilmiş kaynaklardan akmaktadır. Bu
  durum bilgi okuryazarlığını yeniden tanımlamakta ve öğrenen toplum
  idealini sorgulamaya açık hale getirmektedir. Artık bilgiye erişmek
  yeterli değildir; bulduğumuz bilginin gerçek ve güvenilir olup
  olmadığını kontrol edebilmek önemli bir beceridir. Dolayısıyla bu
  önemli değişim, öğrenen toplumun temelini oluşturan tüm epistemolojik
  varsayımları gözden geçirmemizi zorunlu kılmaktadır.</p>
</disp-quote>
<p><bold>Dikkat Ekonomisi ve Öğrenme</bold></p>
<disp-quote>
  <p>Epistemolojik kırılmanın bir başka boyutu, dikkat ekonomisidir.
  Davenport ve Beck (2001) tarafından ortaya atılan bu kavram, bilgiye
  erişim kolaylaştıkça, gerçek kıt kaynağın bilgi değil bireysel dikkat
  olduğunu göstermektedir. Sosyal medya platformlarındaki algoritmalar,
  kişiselleştirilmiş içerik ve anlık bildirimler, dikkat çekmek ve
  kazanç sağlamaya yönelik araçlar haline gelmektedir. Bunun sonucunda,
  dikkat giderek ticari bir meta haline gelmiştir (Haliti-Sylaj ve
  Sadiku, 2024; Mondal, 2024).</p>
  <p>Araştırmalar dikkat ekonomisinin öğrenmeyi nasıl olumsuz
  etkilediğini ortaya koymaktadır. Sosyal medya bağımlılığı dikkati
  parçaladığı gibi, bilişsel yükü de artırarak öğrenme tükenmişliğine
  yol açmaktadır (Ma vd., 2025). Üniversite öğrencilerinde dikkat
  dağınıklığı, sınav başarısını doğrudan olumsuz yönde etkilemektedir
  (Mondal, 2024). TikTok</p>
  <p>e-ISSN: 3023-8374 © 2024 International Society that Learn
  Journal</p>
</disp-quote>
<p>152</p>
<disp-quote>
  <p>Atış
  International Society that Learn Journal</p>
  <p>ve Instagram reels'lerinin 15-60 saniyelik videolarının sürekli
  izlenmesi ise, zihinsel kaynakları hızla tüketerek derinlemesine
  öğrenmeyi olanaksız hale getirmektedir (Haliti-Sylaj ve Sadiku, 2024).
  Bu bulgular, klasik öğrenen toplum kavramının sessizce varsaydığı
  sürekli, planlı ve bağlamlandırılmış öğrenme kurgusunun artık istisna
  haline geldiğini göstermektedir. Bunların yerini alan parçalanmış,
  anlık ve bağlamsızlaştırılmış öğrenme deneyimi, bilgiyi uzun süreli
  belleğe aktarma ve anlam şeması kurma süreçlerini ciddi biçimde
  zorlaştırmaktadır (Betthäuser vd., 2023). Dikkat artık bireysel bir
  kapasite olmaktan çıkmış; sosyal medya platformları tarafından
  savaşılan, alınıp satılan bir kamusal kaynak haline gelmiştir. Her gün
  milyonlarca insan, algoritmaların kontrolü altında olduğunu fark
  etmeden bu mecralarca yönlendirilmektedir. Bu durum, öğrenmeyi
  bireysel çaba olmaktan çıkarıp, sistemik bir savaş alanına
  dönüştürmektedir.</p>
  <p><bold>Öğrenme Krizi: Derinlikten Yüzeyselliğe</bold></p>
  <p>Öğrenen toplumun klasik varsayımlarının altını oyan bir diğer
  gelişme, eleştirel düşünme ve derin öğrenme becerilerinin erozyonudur.
  Lee ve diğerleri (2025), yazılımcı, veri analisti, danışman,
  araştırmacı gibi bilişsel işler yapan 319 kişiyle yaptıkları anket ve
  görüşmelerde, üretken yapay zekâ kullanan kişilerin eleştirel düşünme
  çabasının azaldığını göstermiştir. Yapay zekâya duyulan güven
  arttıkça, bireylerin kendi yargısını kullanma eğilimi anlamlı biçimde
  düşmektedir. Araştırma bulgularına göre yapay zekâ kullanan insanlar,
  kendi fikirlerini üretip analiz etmek yerine, yapay zekâ tarafından
  verilen sonuçları kontrol etmekte, düzenlemekte ve yönetmektedir.
  Özgür ve yaratıcı düşünme geri plana atılırken, mekanik kontrol ve
  yönetim işleri ön plana çıkmaktadır.</p>
  <p>Gerlich (2025) de benzer şekilde yapay zekâ araçlarını sık kullanan
  insanların daha az eleştirel düşünme becerilerini kullandığı ve bu
  ilişkiye bilişsel boşaltımın aracılık ettiği bulgusuna ulaşmıştır.
  Özellikle 17-25 yaş arası gençler, yapay zekâya en fazla bağımlılık
  gösterirken, aynı zamanda eleştirel düşünme becerilerinde en çok
  düşüşü yaşamaktadır. Bu bulgu, yükseköğrenimin gençleri yapay zekâya
  aşırı bağımlı hâle gelmekten kısmen koruyabildiğini düşündürmekte;
  ancak eğitim sisteminin bu koruyucu işlevi bilinçli ve sistematik bir
  biçimde yerine getirip getirmediği sorusunu gündeme getirmektedir.</p>
  <p>Çalışmalar bir arada değerlendirildiğinde ortaya çıkan tablo,
  eğitim alan yazınında <italic>öğrenme krizi</italic> olarak
  adlandırılan bir duruma işaret etmektedir. Günümüzde bilgi hiç
  olmadığı kadar fazla kaynaktan erişilebilir hale gelmiştir, ancak
  edinilen bilgiler doğrultusunda bilgeliğe ve anlamlandırmaya dönüşme
  sürecinde ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Derin</p>
  <p>e-ISSN: 3023-8374 © 2024 International Society that Learn
  Journal</p>
</disp-quote>
<p>153</p>
<disp-quote>
  <p>Atış
  International Society that Learn Journal</p>
  <p>öğrenmenin yerini kopyala-yapıştır biçiminde bir bilgi
  sirkülasyonu, eleştirel sorgulamanın yerini kaynakları onaylama
  refleksi, bilgiye yönelik eleştirel bir duruş sergileme davranışının
  yerini ise hızlı bir tatmin arayışı almaktadır (Jose vd., 2025; Lee
  vd., 2025). Bu tablo, öğrenen toplum kavramının bugün nasıl bir krizle
  karşı karşıya olduğunu gözler önüne sermektedir.</p>
  <p><bold>Öğrenen Toplum Kavramının Sınırlılıkları</bold></p>
  <p>Yukarıda özetlenen bulgular ışığında öğrenen toplum kavramının üç
  temel sınırlılığı öne çıkmaktadır. Birinci sınırlılık, kavramın
  niceliksel bir öğrenme anlayışına dayalı olmasıdır. Kavram, <italic>ne
  kadar öğreniyoruz?</italic> sorusuna yanıt aramaktadır. Oysa dijital
  dönüşüm çağında daha anlamlı olan soru, <italic>nasıl ve neyi
  öğreniyoruz?</italic> sorusudur. Niceliksel bakış açısı; alınan ders
  saatleri, mezuniyet oranları ve sertifika sayıları gibi metrikler
  aracılığıyla öğrenmeyi ölçme eğiliminde olduğundan derin öğrenme ile
  yüzeysel tüketim arasındaki ayrımı görmeyi sağlamakta yetersiz
  kalmaktadır (Biesta, 2021; Said ve Abdallah, 2024). İkinci sınırlılık,
  öğrenen toplum kavramının nitelik ve yönelim eksenlerinden yoksun
  oluşudur. Klasik öğrenen toplum kavramı, bilginin değerini kendi
  içinde taşıdığını varsayar; bu varsayım, bilginin bol ve hızlı
  erişilebilir olduğu koşullarında geçerliliğini yitirmeye başlamıştır.
  Nitelikli bilgi ile dezenformasyonu, bilgiye dayalı yargılar ile
  kişisel inançları, tutarlı akıl yürütme ile yüzeysel çıkarımları
  birbirinden ayırt edebilme becerisi, klasik öğrenen toplum kavramı
  içinde yeterince ele alınmamaktadır (Mondal, 2024; Nair, 2025). Üçüncü
  sınırlılık ise, kavramın bireysel öğrenme ile toplumsal öğrenme
  arasındaki geçişi mekanik biçimde kurmasıdır. Öğrenen bireylerin
  çokluğunun öğrenen bir toplum doğuracağı varsayımı, toplumsal bilişin,
  ortak akıl yürütmenin ve demokratik müzakerenin kendine özgü
  koşullarına duyarlı değildir (Erol, 2011). Bu nedenlerle öğrenen
  toplum kavramı, dönüşüm çağında yalnızca öğrenmeye erişimi değil,
  öğrenmenin niteliğini, yönünü, doğrulama süreçlerini ve toplumsal akıl
  üretme kapasitesini de içerecek biçimde yeniden düşünülmelidir.</p>
</disp-quote>
<p><bold>Yeni Bir Kavramsallaştırma İhtiyacı</bold></p>
<disp-quote>
  <p>Bu sınırlılıklar, öğrenen toplum kavramının göz ardı edilmesinden
  çok, yeniden düşünülmesini gerekli kılmaktadır. Biesta’nın (2021)
  ifade ettiği üzere, öğrenme kavramı amaç, içerik ve değer
  boyutlarından koparılarak yalnızca teknik bir süreç olarak ele
  alındığında, eğitimin etik ve toplumsal yönü zayıflamaktadır. Kavramın
  güncellenmesinin ilk aşaması, öğrenen bireyden öğrenmesini yöneten
  bireye geçiş sürecidir. Öğrenmesini yöneten birey, yalnızca bilgi
  edinen değil; bu bilginin ne için edinildiğini, hangi kaynaktan
  geldiğini ve</p>
  <p>e-ISSN: 3023-8374 © 2024 International Society that Learn
  Journal</p>
</disp-quote>
<p>154</p>
<disp-quote>
  <p>Atış
  International Society that Learn Journal</p>
  <p>kendi değer sistemiyle nasıl bir ilişki içinde olduğunu
  sorgulayabilen kişi olarak konumlanmaktadır.</p>
  <p>Bu kavramsal dönüşüm, üç temel kuramsal yaklaşım üzerine inşa
  edilmektedir. Bunlardan ilki, Zimmerman’ın (2011) öz-düzenleyici
  öğrenme kuramıdır. Bu kurama göre öğrenme; ön düşünme, performans ve
  öz yansıtma aşamalarını içeren döngüsel bir süreçtir ve öğrencinin
  kendi öğrenmesini aktif biçimde planlamasını, izlemesini ve
  değerlendirmesini gerektirir (Xu vd., 2025). Yaklaşımlardan ikincisi,
  kökenleri Flavell’in çalışmalarına dayanan ve günümüzde üretken yapay
  zekâ araştırmaları bağlamında yeniden önem kazanan üstbiliş kuramıdır
  (Fan vd., 2024). Üçüncüsü ise bilgi okuryazarlığı ve eleştirel medya
  okuryazarlığı alanlarında öne çıkan filtreleme yaklaşımıdır (Yılmaz ve
  Yiğit, 2024). Bu üç kuramsal hattın kesişiminde, yalnızca öğrenen
  değil, kendi öğrenme sürecini bilinçli şekilde yöneten birey anlayışı
  belirginleşmektedir.</p>
  <p>Bu noktada, “peki yeni olan nedir?” sorusunu açıkça yanıtlamak
  gerekmektedir. Önerilen öğrenmesini yöneten toplum kavramı, sayılan üç
  kuramı tekrar etmek ya da yeniden adlandırmak amacını taşımamaktadır.
  Aksine bu kavram, üç düzeyde özgün bir katkı sunmayı hedeflemektedir.
  İlk olarak, ölçek dönüşümü gerçekleştirir. Zimmerman’ın bireysel
  öğrenme döngüsü olarak kuramlaştırdığı öz-düzenlemeyi, yalnızca bir
  bilişsel kapasite olarak değil; okul, öğretim programı,
  ölçme-değerlendirme ve politika düzeyinde içselleştirilmesi gereken
  kurumsal ve kültürel bir yeterlik olarak yeniden konumlandırır. İkinci
  olarak, öğrenmesini yöneten toplum kavramı kuramsal sentez
  içermektedir. Bu kavram bireysel düzeydeki öz-düzenleyici öğrenmeyi,
  üretken yapay zekâ çağında özellikle kritik hâle gelen üstbilişsel
  izleme (Fan vd., 2024) ve eleştirel medya okuryazarlığına dayalı
  filtreleme (Yılmaz ve Yiğit, 2024) becerileriyle bütünleştirerek
  dikkat ekonomisi, bilişsel boşaltım ve epistemik belirsizlik
  koşullarına özgü tek bir kavramsal çatı altında toplamaktadır. Üçüncü
  olarak ise öğrenmesini yöneten toplum kavramı normatif bir dönüşüm
  önermektedir. Biesta’nın (2021) “learnification” eleştirisini ciddiye
  alarak, öğrenmeyi amaç, içerik ve değer boyutlarından kopuk teknik bir
  süreç olarak gören klasik öğrenen toplum anlayışının yerine;
  öğrenmenin neden, ne için ve hangi etik ve toplumsal yönelim
  doğrultusunda gerçekleştiği sorularını merkeze alan bir toplum modeli
  önerir. Bu üç katmanlı katkı, öğrenmesini yöneten toplum kavramını
  mevcut kuramların basit bir özeti olmaktan çıkararak, dijital dönüşüm
  çağında öğrenmeyi yeniden tanımlamak için işlevsel bir kavramsal
  çerçeve hâline getirmektedir.</p>
  <p><bold>Alternatif Kavram: Öğrenmesini Yöneten Toplum</bold> e-ISSN:
  3023-8374 © 2024 International Society that Learn Journal</p>
</disp-quote>
<p>155</p>
<disp-quote>
  <p>Atış
  International Society that Learn Journal</p>
  <p>Önerilen alternatif kavramsal çerçeve, bireysel boyutta sağlanan bu
  dönüşümü toplumsal düzeye öğrenmesini yöneten toplum kavramıyla
  taşımaktadır. Bu toplum, bilgiye erişimin kolay olduğu ancak anlam
  üretiminin zor olduğu bir çağda, öğrenme eylemini yönetmeyi kurumsal
  ve kültürel bir kapasite olarak içselleştirmiş toplumdur.
  Öz-düzenleyici öğrenme, üstbilişsel yansıtma ve bilinçli filtreleme
  becerileri; bu toplumun bireylerini tanımlayan ortak temel yeterlikler
  arasında yer almaktadır.</p>
  <p>Öğrenmesini yöneten toplum, yalnızca kavramsal düzeyde yapılan
  teknik bir yeniden adlandırma değil, öğrenmenin anlamına ilişkin daha
  köklü bir sorgulamayı ifade etmektedir. Bu toplum modeli, klasik
  öğrenen toplum anlayışından üç temel ilke üzerinden ayrışmaktadır.</p>
  <p>Bu ilkelerden ilki <italic>seçicilik</italic>tir ve dönüşüm çağının
  koşulları düşünüldüğünde en acil gerekliliklerden biri olarak öne
  çıkmaktadır. Sürekli ve sınırsız içerik akışının olağan hâle geldiği
  günümüzde, bireylerin ve kurumların artık yalnızca “ne kadar bilgiye
  ulaştıkları” üzerinden değil, “hangi bilgiyi, hangi gerekçeyle
  seçtikleri” üzerinden değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda
  birey, kendisine sunulan bilgiyi pasif biçimde tüketen bir alıcı
  değil; bilgiyi sorgulayan, değerlendiren, süzen ve anlamlandıran aktif
  bir özne olarak görülmelidir. Dolayısıyla seçicilik, bilgiyi dışlama
  değil, bilgiyle bilinçli ve anlamlı bir ilişki kurma becerisidir.</p>
  <p>İkinci ilke olan <italic>derinleştirme</italic>, hız ve anlık
  erişim eğilimine karşı eleştirel bir öğrenme alternatifi sunmaktadır.
  Günümüzde bilgiye hızlı erişim ile gerçek anlamda kavrama arasında
  belirgin bir mesafe oluştuğu gözlemlenmektedir. Öğrenmesini yöneten
  toplum, bu mesafeyi bireysel çabaya bırakmak yerine, kurumsal ve
  kültürel mekanizmalar aracılığıyla azaltmaya çalışan bireylerden
  oluşur. Bu doğrultuda belirli alanlarda uzmanlaşmayı destekleyen
  yapılar oluşturularak uzun süreli okuma, derinlemesine araştırma,
  sorgulama ve yavaş düşünme öğrenmenin vazgeçilmez unsurları olarak
  korunmalıdır. Bu anlamda derinleştirme, gerçek öğrenmenin kısa
  yollarla değil, süreklilik, dikkat ve zihinsel emekle mümkün olduğunun
  kurumsal düzeyde kabul edilmesi olarak kavramsallaştırılmaktadır.</p>
  <p>Üçüncü ilke olan <italic>yönelim</italic> ise öğrenmeyi amaçsız bir
  bilgi edinme süreci olmaktan çıkarır. Klasik öğrenen toplum söyleminde
  öğrenme çoğu zaman kendi başına değerli bir amaç olarak sunulmakta;
  bireyin ve toplumun neden öğrendiği sorusu yeterince
  tartışılmamaktadır. Oysa öğrenmesini yöneten toplumda öğrenme,
  toplumsal faydayı güçlendiren, demokratik müzakereyi destekleyen ve
  ortak yaşamı geliştiren bir araç olarak</p>
  <p>e-ISSN: 3023-8374 © 2024 International Society that Learn
  Journal</p>
</disp-quote>
<p>156</p>
<disp-quote>
  <p>Atış
  International Society that Learn Journal</p>
  <p>görülmektedir (UNESCO, 2021). Bu fark ilk bakışta göz ardı edilecek
  bir fark gibi görünse de sonuçları bakımından oldukça belirleyicidir.
  Çünkü yönelimi olmayan öğrenme, bireyi anlamlı bir gelişim sürecine
  taşımak yerine, onu sürekli bilgi tüketiminin yükü altında bırakma
  riski taşımaktadır.</p>
  <p>Bu üç ilkenin birlikte oluşturduğu kavramsal çerçeve, yalnızca
  normatif bir öneriye değil, farklı disiplinlerden gelen ampirik
  bulgulara da dayanmaktadır. Xu ve diğerlerinin (2025) üstbilişsel
  destek konusundaki çalışması, bireylerin kendi öğrenme süreçlerini
  bilinçli biçimde izleme ve düzenleme becerilerinin, özellikle üretken
  yapay zekâ destekli öğrenme ortamlarında öğrenme çıktıları üzerinde
  anlamlı bir rol oynadığını göstermektedir. Gerlich’in (2025) bulguları
  ise yapay zekâ araçlarına yüksek düzeyde bağımlılığın eleştirel
  düşünme becerilerini zayıflatabileceğini ortaya koymakta; bu durum
  seçicilik ilkesinin yalnızca bireysel bir tercih değil, toplumsal
  düzeyde önem taşıyan bir yeterlik olduğunu göstermektedir. Benzer
  biçimde Lee ve diğerleri (2025), bilişsel meslekler üzerine
  yürüttükleri araştırmada, insan-yapay zekâ iş birliğinin ancak bireyin
  zihinsel özerkliğini koruyabildiği koşullarda üretken ve anlamlı bir
  değer oluşturabileceğini belirtmektedir. Bu çalışmalar birlikte
  değerlendirildiğinde, öğrenmesini yöneten toplum kavramı yalnızca
  ideal düzeyde formüle edilmiş bir öneri olarak değil, deneysel
  çalışmaların bulgularıyla desteklenebilen güncel bir eğitim politikası
  yaklaşımı olarak konumlandırılabilir.</p>
</disp-quote>
<p><bold>Yeni Toplumun Temel Becerileri</bold></p>
<disp-quote>
  <p>Öğrenmesini yöneten toplumun bireylerinden beklenen beceriler, 20.
  yüzyıl müfredatlarında öne çıkan okuryazarlık ve temel bilgi ve beceri
  listelerinin ötesine geçmektedir. OECD’nin (2019) 2030 Öğrenme
  Pusulası çerçevesi, dönüştürücü yetkinlikler kapsamında yeni değer
  yaratma, gerilimleri ve ikilemleri uzlaştırma ile sorumluluk alma
  becerilerini öne çıkarmaktadır. Bununla birlikte, dönüşüm çağının
  özgün koşulları dikkate alındığında bu becerilerin dijital
  okuryazarlık, eleştirel filtreleme, anlam üretme, öz-düzenleyici
  öğrenme, bilişsel dayanıklılık, etik farkındalık ve sosyal-duygusal
  yetkinliklerle birlikte yeniden ele alınması gerekmektedir. Bu
  çerçevede öğrenmesini yöneten toplumun bireylerinden beklenen temel
  beceri alanları şu şekilde özetlenebilir (Bozkurt vd., 2021; Hatipoğlu
  ve Akduman, 2025; Lee vd., 2025; Mondal, 2024; OECD, 2019; Şahin ve
  Yıldız, 2024; Xu vd., 2025):</p>
  <p>e-ISSN: 3023-8374 © 2024 International Society that Learn
  Journal</p>
</disp-quote>
<p>157</p>
<disp-quote>
  <p>Atış
  International Society that Learn Journal</p>
  <p>• <bold>Dijital okuryazarlık ve eleştirel filtreleme:</bold>
  Bireyin dijital ortamlarda karşılaştığı bilgiyi sorgulamadan tüketmek
  yerine, kaynağın güvenilirliğini, iddianın kanıta dayalı olup
  olmadığını ve bilginin bağlamını değerlendirebilmesi beklenmektedir.
  Bu beceri, dijital bilgi çağında ham veriyi anlamlı bilgiye
  dönüştürmenin ve dezenformasyonla mücadele etmenin temel koşullarından
  biri olarak kabul edilmektedir.</p>
  <p>• <bold>Anlam üretme ve yaratıcı düşünme:</bold> Öğrenmesini
  yöneten birey, farklı kaynaklardan elde ettiği bilgileri mevcut bilgi
  yapısıyla sentezleyerek yeni bağlantılar, yorumlar ve çıkarımlar
  geliştirebilmelidir. Bu beceri, özellikle üretken yapay zekânın
  sunduğu hazır yanıtların ötesine geçmek ve bilgiyi dönüştürücü biçimde
  kullanmak açısından önemli görülmektedir.</p>
  <p>• <bold>Öz-düzenleyici öğrenme ve üstbilişsel farkındalık:</bold>
  Bireyin kendi öğrenme hedeflerini belirlemesi, güçlü ve geliştirilmeye
  açık yönlerinin farkına varması, öğrenme sürecini planlaması, izlemesi
  ve gerektiğinde yeniden düzenlemesi bu alanın temel bileşenlerini
  oluşturmaktadır. Bu kapasite, yapay zekâ destekli öğrenme ortamlarında
  bireyin pasif bir kullanıcıya dönüşmesinin önüne geçen temel
  mekanizmalardan biridir.</p>
  <p>• <bold>Analitik düşünme ve problem çözme:</bold> Bilgi
  yoğunluğunun arttığı bir çağda bireyin yalnızca bilgiye ulaşması
  yeterli bir beceri değildir. Bilgiyi analiz etmek, ilişkileri
  görebilmek, tutarlı çıkarımlar yapabilmek ve karmaşık sorunlara çözüm
  üretebilmek önemlidir. Bu yönüyle analitik düşünme, öğrenmesini
  yöneten toplumun bilişsel omurgasını oluşturmaktadır.</p>
  <p>• <bold>Sürekli öğrenmeye açıklık ve uyum kapasitesi:</bold>
  Bilginin hızla güncellendiği ve mesleki yeterliklerin sürekli
  güncellendiiği bir ortamda bireyin öğrenmeyi dönemsel bir faaliyet
  olarak değil, yaşam boyu sürdürülen dinamik bir süreç olarak görmesi
  beklenmektedir. Bu beceri, bireysel gelişim kadar kurumsal ve
  toplumsal dönüşüm açısından da belirleyici bir özelliktedir.</p>
  <p>• <bold>İletişim, iş birliği ve empati:</bold> Yapay zekânın
  bilişsel görevlerde giderek daha fazla rol oynadığı bir dönemde,
  insana özgü sosyal ve duygusal beceriler daha stratejik bir konuma
  gelmiştir. Bu nedenle öğrenmesini yöneten toplum, yalnızca bireysel
  öğrenme kapasitesine bağlı değil, birlikte düşünme, ortak üretme,
  etkili iletişim</p>
  <p>e-ISSN: 3023-8374 © 2024 International Society that Learn
  Journal</p>
</disp-quote>
<p>158</p>
<disp-quote>
  <p>Atış
  International Society that Learn Journal</p>
  <p>kurma ve farklı bakış açılarını anlayabilme yeterliklerine de
  dayalı olan bir yapıya dayanmaktadır.</p>
  <p>• <bold>Bilişsel dayanıklılık ve dikkat yönetimi:</bold> Bireyin
  yeni, karmaşık ve belirsiz durumlar karşısında dikkatini
  sürdürebilmesi, dikkat dağıtıcı uyaranlara karşı dirençli olabilmesi,
  uzun süreli zihinsel çaba gerektiren görevleri başarıyla
  sürdürebilmesi ve</p>
</disp-quote>
<table-wrap>
  <table>
    <colgroup>
      <col width="17%" />
      <col width="17%" />
      <col width="17%" />
      <col width="17%" />
      <col width="17%" />
      <col width="17%" />
    </colgroup>
    <thead>
      <tr>
        <th>başarısızlıklar</th>
        <th>karşısında</th>
        <th>öğrenme</th>
        <th>sürecini</th>
        <th>yeniden</th>
        <th><p specific-use="wrapper">
          <disp-quote>
            <p>yapılandırabilmesi</p>
          </disp-quote>
        </p></th>
      </tr>
    </thead>
    <tbody>
    </tbody>
  </table>
</table-wrap>
<disp-quote>
  <p>gerekmektedir. Bu yönüyle bilişsel dayanıklılık, dikkat
  ekonomisinin güçsüzleştirdiği temel bilişsel süreçlere karşı
  geliştirilen bir direnç alanı olarak değerlendirilebilir.</p>
  <p>• <bold>Dijital etik ve sorumlu teknoloji kullanımı:</bold>
  Öğrenmesini yöneten toplumun bireyleri, teknolojiyi yalnızca etkili
  kullanan değil, aynı zamanda onun etik, toplumsal ve insani
  sonuçlarını sorgulayabilen kişilerdir. Bu beceri alanı, yapay zekâ ve
  dijital teknolojilerle kurulan bağın etkililik ve verimlilik üzerinden
  değerlendirilmesinin yanı sıra; sorumluluk, adalet ve kamusal yarar
  ilkeleri üzerinden de değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır.</p>
  <p>Şekil 1’de öğrenmesini yöneten toplumun bireylerinin sahip olması
  gereken nitelikler özetlenmektedir:</p>
  <p>e-ISSN: 3023-8374 © 2024 International Society that Learn
  Journal</p>
</disp-quote>
<p>159</p>
<disp-quote>
  <p>Atış
  International Society that Learn Journal</p>
  <graphic mimetype="image" mime-subtype="png" xlink:href="vertopal_725d94cb1a6944f088f667a0f1070870/media/image6.png" />
  <p><bold>Şekil 1.</bold><italic>Öğrenmesini Yöneten Toplumun Temel
  Becerileri (Görsel, ChatGPT Images 2.0 ile üretilmiştir.)</italic></p>
  <p>Öğrenmesini yöneten toplumun bireylerinin sahip olması gereken
  beceri alanları birlikte değerlendirildiğinde, toplumun bireylerinin
  yalnızca daha fazla bilgiye erişen bireylerden değil; bilgiyi
  seçebilen, doğrulayabilen, anlamlandırabilen, kendi öğrenme sürecini
  düzenleyebilen, dikkatini koruyabilen ve teknolojiyi etik ve sorumlu
  bir biçimde kullanabilen bireylerden oluşması gerektiğini söylemek
  mümkündür. Bu nedenle söz konusu beceriler gerek bireylerin kişisel
  öğrenme başarısı, gerekse demokratik katılımın, sorumlu</p>
</disp-quote>
<table-wrap>
  <table>
    <colgroup>
      <col width="11%" />
      <col width="11%" />
      <col width="11%" />
      <col width="11%" />
      <col width="11%" />
      <col width="11%" />
      <col width="11%" />
      <col width="11%" />
      <col width="11%" />
    </colgroup>
    <thead>
      <tr>
        <th><p specific-use="wrapper">
          <disp-quote>
            <p>yurttaşlığın</p>
          </disp-quote>
        </p></th>
        <th>ve</th>
        <th>toplumsal</th>
        <th>akıl</th>
        <th>üretme</th>
        <th>kapasitesinin</th>
        <th>temel</th>
        <th>bileşenleri</th>
        <th><p specific-use="wrapper">
          <disp-quote>
            <p>olarak</p>
          </disp-quote>
        </p></th>
      </tr>
    </thead>
    <tbody>
    </tbody>
  </table>
</table-wrap>
<disp-quote>
  <p>değerlendirilmelidir.</p>
  <p>e-ISSN: 3023-8374 © 2024 International Society that Learn
  Journal</p>
</disp-quote>
<p>160</p>
<disp-quote>
  <p>Atış
  International Society that Learn Journal</p>
</disp-quote>
<p><bold>SONUÇ VE ÇIKARIMLAR</bold></p>
<p><bold>Kavramsal Pozisyon</bold></p>
<disp-quote>
  <p>Bu editöryel makale, klasik öğrenen toplum kavramının bilgiye
  erişimi öğrenmeyle özdeşleştiren varsayımının, dikkat ekonomisi ve
  üretken yapay zekâ çağında artık yeterli bir açıklama zemini
  sunmadığını ileri sürmektedir. Makalede ele alınan kavramsal
  tartışmanın ortaya koyduğu temel sonuç, klasik öğrenen toplum
  kavramının dönüşüm çağında bilgi, öğrenme, dikkat ve teknoloji
  arasındaki karmaşık ilişkileri açıklamakta artık tek başına yeterli
  olmadığıdır. Makalenin önceki bölümlerinde ele alınan güncel deneysel
  bulgular bu değerlendirmeyi desteklemektedir. Ancak bu bölümde amaç,
  söz konusu bulguları yeniden özetlemekten çok, bu bulgulardan
  hareketle geliştirilen kavramsal pozisyonu açık biçimde ortaya
  koymaktır.</p>
  <p>Bu tespit, öğrenen toplum kavramının bütünüyle terk edilmesi
  anlamına gelmemektedir. Aksine kavramın insancıl yönü, yani eğitimin
  yaşam boyu bir hak olarak görülmesi, demokratik katılım için eğitimli
  yurttaşlığın önemsenmesi ve bilginin toplumsal yarar üreten ortak bir
  değer olarak ele alınması, bugün de normatif açıdan önemini
  korumaktadır (UNESCO, 2021). Ancak söz konusu insancıl yönün dönüşüm
  çağında anlamlı biçimde sürdürülebilmesi için, öğrenen toplum
  kavramının niceliksel bilgi tüketimine dayalı mevcut çerçevesinden
  uzaklaşması ve öğrenmesini yöneten toplum anlayışına doğru yeniden
  yapılandırılması gerekmektedir.</p>
</disp-quote>
<p><bold>Yeni Çerçeve Önerisi</bold></p>
<disp-quote>
  <p>Bu çalışmada önerilen <italic><bold>öğrenmesini yöneten
  toplum</bold></italic>çerçevesi, klasik öğrenen toplum anlayışından üç
  temel noktada ayrılmaktadır. İlk olarak, öğrenmenin yalnızca nicel
  göstergelerle değerlendirilmesi yerine, bireylerin bilgiyi nasıl
  anlamlandırdığına ve dönüştürdüğüne odaklanılmaktadır. İkinci olarak,
  bilgiye pasif biçimde erişmek yeterli görülmemekte; eleştirel ve aktif
  filtreleme, bilgiyi seçme, doğrulama ve derinleştirme süreçleri temel
  öğrenme pratikleri olarak öne çıkarılmaktadır. Üçüncü olarak ise
  bireysel öğrenmenin kendiliğinden toplumsal öğrenmeye dönüşeceği
  varsayımı yerine okullar, kütüphaneler, medya kuruluşları ve sivil
  toplum gibi kurumsal yapıların toplumsal bilişi ve ortak akıl
  üretimini destekleyen rolleri yeniden tanımlanmaktadır.</p>
  <p>Bu yeni çerçeve, eğitimin temel sorusunda da dönüşüm ihtiyacı
  doğurmaktadır.</p>
  <p>e-ISSN: 3023-8374 © 2024 International Society that Learn
  Journal</p>
</disp-quote>
<p>161</p>
<disp-quote>
  <p>Atış
  International Society that Learn Journal</p>
  <p>Klasik yaklaşımda temel soru çoğunlukla “Bireylere daha fazla
  bilgiye erişim nasıl sağlanabilir?” biçiminde kurgulanırken,
  öğrenmesini yöneten toplum anlayışında soru “Bilgi bombardımanı içinde
  yaşayan bireylere anlam, derin öğrenme ve yönelim üretme becerileri
  nasıl kazandırılabilir?” şeklini almaktadır. Böylece eğitim, bilgi
  aktarımı ya da erişim kapasitesinin artırılması şeklinde
  tanımlanmamakta; bireylerin bilgiyi değerlendirme, ilişkilendirme,
  dönüştürme ve toplumsal faydaya yönlendirme kapasitesini geliştiren
  bir süreç olarak yeniden anlam kazanmaktadır. Nasr ve diğerlerinin
  (2025) vurguladığı gibi, yapay zekâ çağında anlam üretme kapasitesi en
  az teknik beceriler kadar kritik bir yeterlik hâline gelmektedir. Bu
  nedenle öğrenmesini yöneten toplum çerçevesinde anlam üretimi,
  bireysel bir bilişsel beceri olmanın ötesinde, demokratik katılımı,
  etik karar vermeyi ve toplumsal akıl yürütmeyi destekleyen bütüncül
  bir yeterlik olarak görülmelidir.</p>
</disp-quote>
<p><bold>Eğitim Sistemine Yansımalar</bold></p>
<disp-quote>
  <p>Öğrenmesini yöneten toplum çerçevesinin eğitim sistemine bazı somut
  yansımaları bulunmaktadır. Bu yansımalar Şekil 2’de sunulmaktadır.</p>
  <graphic mimetype="image" mime-subtype="png" xlink:href="vertopal_725d94cb1a6944f088f667a0f1070870/media/image7.png" />
  <p><bold>Şekil 2.</bold><italic>Öğrenmesini Yöneten Toplum
  Çerçevesinin Eğitim Sistemine Yansımaları (Görsel, ChatGPT Images 2.0
  ile üretilmiştir.)</italic></p>
  <p>e-ISSN: 3023-8374 © 2024 International Society that Learn
  Journal</p>
</disp-quote>
<p>162</p>
<disp-quote>
  <p>Atış
  International Society that Learn Journal</p>
  <p>Öğrenmesini yöneten toplum çerçevesinin eğitime yansımalarından
  ilki, öğretmen rolünün yeniden tanımlanmasıdır. Klasik öğrenen toplum
  söyleminde öğretmen, ağırlıklı olarak bilgi aktarıcısı olarak
  konumlandırılmış; yaşam boyu öğrenme söyleminde ise bu rol
  kolaylaştırıcı ve rehber olarak yumuşatılmıştır (UIL, 2022).
  Öğrenmesini yöneten toplumda ise öğretmen, öğrenme tasarımcısı olarak
  konumlanmalıdır. Bu rol, öğrencinin bilişsel süreçlerinin dışarıdan
  gözlemleyen ve uyaran yapay bir zekâ ortağı değil, ancak onu
  üstbilişsel olarak harekete geçirmeyi bilen bir profesyoneldir. Xu ve
  diğerlerinin (2025) deneysel çalışması, üretken yapay zekâ ortamında
  üstbilişsel desteğin öğrenme deneyimini anlamlı biçimde
  iyileştirdiğini; bu desteği sağlayan kişinin ise öğretmen olduğunu
  göstermektedir.</p>
  <p>Önerilen çerçevenin eğitime yansımalarından bir diğeri ise, yapay
  zekâ ile öğrenmenin pedagojik ilkelerinin netleştirilmesidir.
  Hardman’ın (2025) derlemesinde belirttiği üzere, genel amaçlı yapay
  zekâ araçları mevcut biçimleriyle öğrenmeyi geliştirmek yerine
  çoğunlukla zedelemektedir; ancak pedagojiyi önceleyen yapay zekâ
  sistemleri, öğrenme süreçlerini anlamlı biçimde derinleştirebilme
  potansiyeline sahiptir. Bu durum, eğitim kurumlarının yapay zekâ
  kullanımını yasaklama ya da serbest bırakma ikilemi arasında
  sıkışmasını değil; iskele kurma (scaffolding), yansıtıcı uyaranlar
  (reflective prompts) ve eleştirel sorgulama gibi ilkelere dayalı yapay
  zekâ bütünleşmesi tasarlamasını gerektirmektedir (Lee ve Park,
  2024).</p>
  <p>Bir diğer önemli yansıma ise, öğretim programlarının dönüşümüdür.
  Niceliksel bilgi birikiminin yerini anlam üretimi, eleştirel
  filtreleme ve bilişsel dayanıklılık gibi becerilerin alması, öğretim
  programlarında temel bir yeniden yapılanmayı elzem kılmaktadır.
  OECD’nin (2019) 2030 Öğrenme Pusulası, dönüştürücü yetkinlikler
  aracılığıyla bu yöne işaret etmektedir; ancak çerçevenin somutlaşması
  için okullarda disiplinler arası bütünleşik öğrenme, proje temelli
  derin çalışma ve uzun soluklu okuma kültürünün yapılandırılması kritik
  bir öneme sahiptir.</p>
</disp-quote>
<p><bold>Politika ve Uygulama Düzeyi</bold></p>
<disp-quote>
  <p>Şekil 3’te öğrenmesini yöneten toplum çerçevesinin politika ve
  uygulama düzeyi özetlenmektedir.</p>
  <p>e-ISSN: 3023-8374 © 2024 International Society that Learn
  Journal</p>
</disp-quote>
<p>163</p>
<disp-quote>
  <p>Atış
  International Society that Learn Journal</p>
  <graphic mimetype="image" mime-subtype="png" xlink:href="vertopal_725d94cb1a6944f088f667a0f1070870/media/image8.png" />
  <p><bold>Şekil 3.</bold><italic>Öğrenmesini Yöneten Toplum
  Çerçevesinin Politika ve Uygulama Düzeyi (Görsel, ChatGPT Images 2.0
  ile üretilmiştir.)</italic></p>
  <p>Önerilen çerçevenin eğitim politikalarına yönelik yansımaları
  aşağıda dört eksen üzerinden ele alınmıştır. . Öncelikle, eğitim
  politikalarında hâkim olan hayat boyu öğrenme anlayışının, bireyin
  kendi öğrenmesini yaşam boyu yönetebilme kapasitesini merkeze alan
  daha kapsamlı bir yaklaşıma dönüştürülmesi gerekmektedir. UNESCO
  UIL’in 2024 Yıllık Raporu, öğrenme şehirleri ile yaşam boyu öğrenme
  sistemlerinin sürdürülebilir kalkınma açısından taşıdığı öneme dikkat
  çekmektedir. Bununla beraber, bu yaklaşımın yalnızca erişim ve katılım
  düzeyleriyle sınırlı kalmaması; bireylerin anlam üretme, bilgiyi
  yorumlama ve öğrenme süreçlerini yönlendirme kapasitelerini de dikkate
  alan göstergelerle desteklenmesi önem arz etmektedir (UIL, 2024).</p>
  <p>İkinci olarak, ölçme ve değerlendirme anlayışının yeniden
  yapılandırılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Standart testler,
  çoktan seçmeli sınavlar ve not ortalamaları daha çok niceliksel bilgi
  düzeyini belirlemeye yönelik araçlardır. Buna karşılık, eleştirel
  filtreleme, anlam üretimi ve bilişsel dayanıklılık gibi üst düzey
  becerilerin değerlendirilmesi, portfolyo temelli uygulamalar, tasarım
  odaklı görevler, öz-düzenleme günlükleri ve üstbilişsel yansıtma
  etkinlikleri gibi daha nitelikli ve özgün (otantik) değerlendirme
  yaklaşımlarını</p>
  <p>e-ISSN: 3023-8374 © 2024 International Society that Learn
  Journal</p>
</disp-quote>
<p>164</p>
<disp-quote>
  <p>Atış
  International Society that Learn Journal</p>
  <p>gerektirmektedir (Thornhill-Miller vd., 2023). OECD’nin
  yükseköğretimde yaratıcı ve eleştirel düşünmenin değerlendirilmesine
  ilişkin çalışma belgesi de bu dönüşümün politika düzeyinde güçlü bir
  kaldıraç işlevi görebileceğine işaret etmektedir (Bouckaert,
  2023).</p>
  <p>Üçüncü olarak, yetkinlik temelli eğitim yaklaşımlarının daha
  ayrıntılı biçimde ele alınması gerekmektedir. Yetkinlik çerçeveleri
  yalnızca iş gücü piyasasının gereksinim duyduğu beceri listeleri
  olarak görülmemeli; demokratik yurttaşlık, eleştirel muhakeme ve anlam
  üretimi gibi daha geniş eğitsel amaçları destekleyen kapasite
  haritaları olarak değerlendirilmelidir (Said ve Abdallah, 2024;
  UNESCO, 2021). Aksi halde, yetkinlik temelli öğretim programları
  yalnızca istihdam edilebilirlik amacıyla ele alındığında, eğitimin
  bireyin kimlik, düşünme ve özne olma kapasitesini geliştiren yönü geri
  planda kalabilmektedir. Bu durum da kendi öğrenmesini yönlendirebilen
  insan yetiştirme hedefini zayıflatmaktadır.</p>
</disp-quote>
<p><bold>Son Söz: Yeni Bir Soru</bold></p>
<disp-quote>
  <p>Dönüşüm çağında öğrenen toplum kavramını yeniden düşünmenin anlamı,
  sonuç olarak sorduğumuz soruya alternatifler aramakta yatmaktadır.
  Yirminci yüzyılın eğitim söyleminin temel sorusu “<italic>ne kadar
  öğreniyoruz?”</italic> biçiminde şekillenmekteydi ve dönemin kavramsal
  araçları, politika ölçekleri ve kurumsal düzenekleri bu soruyu
  cevaplamak üzerine kurulmuştu. Yirmi birinci yüzyıl dijital dönüşüm
  çağında ise bu soru artık yeterli değildir. Yeni soru, <italic>“nasıl
  öğreniyoruz ve neyi seçiyoruz?”</italic> biçiminde ifade
  edilmelidir.</p>
  <p>Bu yeni soru, bireyin dikkatini, yönelimini ve değerlerini eğitim
  tartışmasının merkezine yerleştirmektedir. Yanıtları artık yalnızca ne
  kadar çok bildiğimizle değil; bildiğimizi nasıl ve hangi ölçütlere
  göre bildiğimiz, neyin bilmeye değer olduğunu nasıl belirlediğimiz ve
  bildiklerimizi hangi amaçla kullandığımızla doğrudan ilişkilidir. Bu
  soruya yanıt aramak, öğrenen toplum kavramını görmezden gelmek
  anlamına gelmez; aksine, onun normatif çekirdeğini koruyarak, kavramı
  dönüşüm çağının gerçeklerine karşı savunulabilir kılacak biçimde
  yeniden inşa etmek anlamına gelir. Öğrenmesini yöneten toplum, bu
  yeniden inşanın kavramsal zeminini oluşturmaktadır.</p>
  <p>Bu editöryal yazı, söz konusu kavramsal yeniden inşanın kıvılcımını
  yakacak nitelikte olup bir başlangıç olarak değerlendirilmelidir.
  Özellikle Türkiye bağlamında gerçekleştirilecek deneysel araştırmalar,
  hem klasik öğrenen toplum göstergelerini hem de bu çalışmada önerilen
  öğrenmesini yöneten toplum boyutlarını karşılaştırmalı biçimde ölçmek
  üzere yeni araçlar geliştirmelidir. Politika yapıcıların, eğitim
  yöneticilerinin ve araştırmacıların bu tartışmayı derinleştirmesi,
  dijital dönüşüm çağında eğitimin gerçek manada anlamının</p>
  <p>e-ISSN: 3023-8374 © 2024 International Society that Learn
  Journal</p>
</disp-quote>
<p>165</p>
<disp-quote>
  <p>Atış
  International Society that Learn Journal</p>
  <p>yeniden ve en doğru biçimde tanımlanmasına kritik katkılar
  sunacaktır. <bold>Çıkar Çatışması ve Etik Beyanı</bold></p>
  <p>Yazar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmemektedir. Bu araştırma
  çalışması, araştırma yayın etiğine uygundur. IStL'de yayımlanan
  yazıların bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazarlara aittir.</p>
</disp-quote>
<p><bold>Yazarlık Katkı Beyanı</bold></p>
<disp-quote>
  <p>Çalışma tek yazar olarak yürütülmüştür. Yazarın çalışmaya katkısı %
  100’dür.</p>
  <p><bold>Yapay Zekâ Kullanım Beyanı</bold></p>
  <p>Bu çalışmanın hazırlanma sürecinde üretken yapay zekâ araçlarından
  yalnızca destekleyici amaçlarla yararlanılmıştır. Yapay zekâ, metnin
  dil ve anlatım bakımından gözden geçirilmesi, bazı cümlelerin akademik
  üsluba uygun biçimde yeniden ifade edilmesi, bölüm akışının
  güçlendirilmesi, kavramsal çerçevenin yapılandırılması ve görsel/şekil
  tasarımına ilişkin ön fikirlerin geliştirilmesi amacıyla
  kullanılmıştır. Çalışmanın temel fikri, kuramsal argümanı, kaynak
  seçimi, literatür yorumları, kavramsal değerlendirmeleri ve nihai
  metin üzerindeki akademik sorumluluk tamamen yazara aittir. Yapay zekâ
  tarafından önerilen tüm içerikler yazar tarafından eleştirel biçimde
  gözden geçirilmiş, doğrulanmış, düzenlenmiş ve çalışmanın amacı
  doğrultusunda yeniden yapılandırılmıştır. Üretken yapay zekâ herhangi
  bir veri toplama, veri analizi ya da özgün akademik karar verme
  sürecinde bağımsız bir araştırmacı olarak kullanılmamıştır. Görsellere
  ilişkin olarak, Şekil 1, Şekil 2 ve Şekil 3, yazarın kavramsal
  yönlendirmesi doğrultusunda ChatGPT Images 2.0 aracılığıyla
  üretilmiştir. Söz konusu görseller, makalenin kavramsal argümanına
  analitik bir kanıt sunma işlevi taşımamakta; yalnızca metinde dile
  getirilen kavramsal çerçeveye yönelik betimleyici ve özetleyici bir
  görsel destek niteliği taşımaktadır. Görsellerin son hâli yazar
  tarafından kavramsal tutarlılık, doğruluk ve telif uygunluğu açısından
  gözden geçirilmiş; her şeklin altında yapay zekâ ile üretildiği açıkça
  belirtilmiştir. Bu kullanım, derginin yazım kılavuzunda yer alan yapay
  zekâ ile üretilen içeriklerin şeffaf biçimde beyan edilmesi ilkesine
  uygun biçimde gerçekleştirilmiştir.</p>
</disp-quote>
<p><bold>KAYNAKÇA</bold></p>
<disp-quote>
  <p>Bastani, H., Bastani, O., Sungu, A., Ge, H., Kabakcı, Ö., &amp;
  Mariman, R. (2025). Generative AI without guardrails can harm
  learning: Evidence from high school mathematics. <italic>Proceedings
  of the National Academy of Sciences, 122</italic>(26), Article
  e2422633122.</p>
  <p>e-ISSN: 3023-8374 © 2024 International Society that Learn
  Journal</p>
</disp-quote>
<p>166</p>
<disp-quote>
  <p>Atış
  International Society that Learn Journal</p>
  <p>Betthäuser, B. A., Bach-Mortensen, A. M., &amp; Engzell, P. (2023).
  A systematic review and meta-analysis of the evidence on learning
  during the COVID-19 pandemic. <italic>Nature Human Behaviour,
  7</italic>(3), 375-385.</p>
  <p>Biesta, G. (2021). <italic>World-centred education: A view for the
  present</italic>. <italic>(1st ed.).</italic> Routledge.</p>
  <p>Bouckaert, M. (2023). <italic>The assessment of students’ creative
  and critical thinking skills in</italic> <italic>higher education
  across OECD countries: A review of policies and related
  practices</italic></p>
</disp-quote>
<table-wrap>
  <table>
    <colgroup>
      <col width="12%" />
      <col width="12%" />
      <col width="12%" />
      <col width="12%" />
      <col width="12%" />
      <col width="12%" />
      <col width="12%" />
      <col width="12%" />
    </colgroup>
    <thead>
      <tr>
        <th>(OECD</th>
        <th>Education</th>
        <th>Working</th>
        <th>Papers</th>
        <th>No.</th>
        <th>293).</th>
        <th>OECD</th>
        <th><p specific-use="wrapper">
          <disp-quote>
            <p>Publishing.</p>
          </disp-quote>
        </p></th>
      </tr>
    </thead>
    <tbody>
    </tbody>
  </table>
</table-wrap>
<disp-quote>
  <p>Bozkur., Taşçı, G., &amp; Aykul, M. (2021). Dijital bilgi çağı:
  Dijital toplum, dijital dönüşüm, dijital eğitim ve dijital
  yeterlilikler. <italic>Açıköğretim</italic></p>
</disp-quote>
<table-wrap>
  <table>
    <colgroup>
      <col width="17%" />
      <col width="17%" />
      <col width="17%" />
      <col width="17%" />
      <col width="17%" />
      <col width="17%" />
    </colgroup>
    <thead>
      <tr>
        <th><italic>Uygulamaları</italic></th>
        <th><italic>ve</italic></th>
        <th><italic>Araştırmaları</italic></th>
        <th><italic>Dergisi,</italic></th>
        <th><italic>7</italic>(2),</th>
        <th>35-63.</th>
      </tr>
    </thead>
    <tbody>
    </tbody>
  </table>
</table-wrap>
<disp-quote>
  <p>Cervin-Ellqvist, M., Larsson, D., Adawi, T., Stöhr, C., &amp;
  Negretti, R. (2020). Metacognitive illusion or self-regulated
  learning? Assessing engineering students’ learning strategies against
  the backdrop of recent advances in cognitive science. <italic>Higher
  Education, 82</italic>, 477-498.</p>
  <p>Chan, C. K. Y., &amp; Hu, W. (2023). Students’ voices on generative
  AI: Perceptions, benefits, and challenges in higher education.
  <italic>International Journal of Educational Technology in Higher
  Education, 20</italic>(43).</p>
  <p>Cogavin, D. (2024). Labour-power production and the skills agenda
  in lifelong learning: A critical policy analysis of the Skills and
  Post-16 Education Act 2022. <italic>Policy Futures in Education,
  22</italic>(5), 774-792.</p>
  <p>Council of Europe. (2025). <italic>Artificial intelligence and
  education: Regulating the use of AI systems in education: 2nd working
  conference, 24–25 October 2024, Council of Europe Headquarters,
  Strasbourg</italic>.</p>
  <p>Davenport, T. H., &amp; Beck, J. C. (2001, May). The attention
  economy. <italic>Ubiquity, 2001</italic>(1), Article 1.</p>
  <p>e-ISSN: 3023-8374 © 2024 International Society that Learn
  Journal</p>
</disp-quote>
<p>167</p>
<disp-quote>
  <p>Atış
  International Society that Learn Journal</p>
  <p>Erol, N. (2011). Toplumsal Değişme ve Eğitim: “Temel İlişkiler,
  Çelişkiler, Tartışmalar”. <italic>Gazi</italic> <italic>Akademik
  Bakış</italic>, <italic>5</italic>(9), 109-122.</p>
  <p>Fan, Y., Tang, L., Le, H., Shen, K., Tan, S., Zhao, Y., Li, X.,
  &amp; Gašević, D. (2024). Beware of metacognitive laziness: Effects of
  generative artificial intelligence on learning motivation, processes,
  and performance. <italic>British Journal of Educational Technology,
  56</italic>(2), 489-530.</p>
  <p>Floridi, L. (2023). <italic>The ethics of artificial intelligence:
  Principles, challenges, and</italic></p>
</disp-quote>
<table-wrap>
  <table>
    <colgroup>
      <col width="25%" />
      <col width="25%" />
      <col width="25%" />
      <col width="25%" />
    </colgroup>
    <thead>
      <tr>
        <th><p specific-use="wrapper">
          <disp-quote>
            <p><italic>opportunities</italic>.</p>
          </disp-quote>
        </p></th>
        <th>Oxford</th>
        <th>University</th>
        <th>Press.</th>
      </tr>
    </thead>
    <tbody>
    </tbody>
  </table>
</table-wrap>
<disp-quote>
  <p>https://doi.org/10.1093/oso/9780198883098.001.0001</p>
  <p>Gerlich, M. (2025). AI tools in society: Impacts on cognitive
  offloading and the future of critical thinking. <italic>Societies,
  15</italic>(1), Article 6.</p>
  <p>Güner, O. (2022). Avrupa Birliği’nde dijital medya okuryazarlığına
  dair bir değerlendirme.</p>
</disp-quote>
<table-wrap>
  <table>
    <colgroup>
      <col width="12%" />
      <col width="12%" />
      <col width="12%" />
      <col width="12%" />
      <col width="12%" />
      <col width="12%" />
      <col width="12%" />
      <col width="12%" />
    </colgroup>
    <thead>
      <tr>
        <th><italic>Dicle</italic></th>
        <th><italic>Üniversitesi</italic></th>
        <th><italic>Sosyal</italic></th>
        <th><italic>Bilimler</italic></th>
        <th><italic>Enstitüsü</italic></th>
        <th><italic>Dergisi</italic>,</th>
        <th>(29),</th>
        <th><p specific-use="wrapper">
          <disp-quote>
            <p>473–499.</p>
          </disp-quote>
        </p></th>
      </tr>
    </thead>
    <tbody>
    </tbody>
  </table>
</table-wrap>
<disp-quote>
  <p>Haliti-Sylaj, T., &amp; Sadiku, A. (2024). Impact of short reels on
  attention span and academic performance of undergraduate students.
  <italic>Eurasian Journal of Applied Linguistics, 10</italic>(3),
  60-68.</p>
  <p>Hardman, P. (2025, January 24). <italic>The impact of Gen AI on
  human learning: A research summary</italic>. Dr Phil’s Newsletter.</p>
  <p>Hatipoğlu, Z., &amp; Akduman, G. (2025). Yapay Zeka Çağında
  Çalışanların Sahip Olması Gereken Yetkinlikler. <italic>Journal of
  Sustainable Education Studies</italic>, Kongre Özel Sayısı (Ö4),
  59-67.</p>
  <p>Hutchins, R. M. (1969). <italic>The learning society</italic>.
  Frederick A. Praeger.</p>
  <p>Jose, J., Cherian, J., Verghis, A. M., Varghise, S. M., S, M.,
  &amp; Joseph, S. (2025). The cognitive paradox of AI in education:
  Between enhancement and erosion. <italic>Frontiers in Psychology,
  16</italic>, Article 1550621.</p>
  <p>Kinnari, H., &amp; Mikkonen, S. (2023). Subjectivities of the
  lifelong learner in ‘humanistic generation’: Critical policy analysis
  of lifelong learning policies among discourses of UNESCO, the Council
  of Europe and the OECD. <italic>International Journal of
  Lifelong</italic></p>
  <p>e-ISSN: 3023-8374 © 2024 International Society that Learn
  Journal</p>
</disp-quote>
<p>168</p>
<disp-quote>
  <p>Atış
  International Society that Learn Journal</p>
  <p><italic>Education, 42</italic>(4), 424-440.</p>
  <p>Kosmyna, N., Hauptmann, E., Yuan, Y. T., Situ, J., Liao, X.-H.,
  Beresnitzky, A. V., Braunstein, I., &amp; Maes, P. (2025).
  <italic>Your brain on ChatGPT: Accumulation of cognitive debt
  when</italic></p>
</disp-quote>
<table-wrap>
  <table>
    <colgroup>
      <col width="10%" />
      <col width="10%" />
      <col width="10%" />
      <col width="10%" />
      <col width="10%" />
      <col width="10%" />
      <col width="10%" />
      <col width="10%" />
      <col width="10%" />
      <col width="10%" />
    </colgroup>
    <thead>
      <tr>
        <th><italic>using</italic></th>
        <th><italic>an</italic></th>
        <th><italic>AI</italic></th>
        <th><italic>assistant</italic></th>
        <th><italic>for</italic></th>
        <th><italic>essay</italic></th>
        <th><italic>writing</italic>.</th>
        <th>MIT</th>
        <th>Media</th>
        <th>Lab.</th>
      </tr>
    </thead>
    <tbody>
    </tbody>
  </table>
</table-wrap>
<disp-quote>
  <p>Larsonlearning discourse. <italic>Journal of Education and Work,
  37</italic>(5-6), 309-324.</p>
  <p>Lee, H.-P., Sarkar, A., Tankelevitch, L., Drosos, I., Rintel, S.,
  Banks, R., &amp; Wilson, N. (2025). The impact of generative AI on
  critical thinking: Self-reported reductions in cognitive effort and
  confidence effects from a survey of knowledge workers. In
  <italic>Proceedings of the 2025 CHI Conference on Human Factors in
  Computing Systems</italic> (pp. 1-22).</p>
  <p>Association for Computing Machinery.</p>
  <p>Lee, U., &amp; Park, S. (2024). Empowering ChatGPT with guidance
  mechanism in blended learning: Effect of self-regulated learning,
  higher-order thinking skills, and knowledge construction.
  <italic>International Journal of Educational Technology in Higher
  Education, 21</italic>(1), Article 16.</p>
  <p>Lodge, J. M., &amp; Loble, L. (2026). <italic>Artificial
  intelligence, cognitive offloading and implications for</italic></p>
</disp-quote>
<table-wrap>
  <table>
    <colgroup>
      <col width="17%" />
      <col width="17%" />
      <col width="17%" />
      <col width="17%" />
      <col width="17%" />
      <col width="17%" />
    </colgroup>
    <thead>
      <tr>
        <th><italic>education</italic></th>
        <th>[Report].</th>
        <th>University</th>
        <th>of</th>
        <th>Technology</th>
        <th>Sydney.</th>
      </tr>
    </thead>
    <tbody>
    </tbody>
  </table>
</table-wrap>
<disp-quote>
  <p>Ma, X., Liu, Q., &amp; Zhang, W. (2025). The impact of
  multidimensional excessive social media use on academic performance:
  the moderating role of mindfulness. <italic>Frontiers in
  Psychology</italic>, <italic>16</italic>, 1579509.</p>
  <p>Mondal, P. K. (2024). Exploring tA qualitative analysis of
  university students experiences and strategies. <italic>International
  Journal of Emerging Knowledge Studies, 3</italic>(9), 625-632.</p>
  <p>Nair, G. (2025). Tarım Devrimi’nden Yapay Zekaya Bilginin
  Toplumsallığı Bağlamında Sanayi 4.0 ve Bilgi Toplumu Tartışmaları.
  <italic>Politik Ekonomik Kuram, 9</italic>(3), 1338-1350.</p>
  <p>Nasr, L., Abou-Zeid, H., &amp; Atoui, M. (2025). Exploring the
  impact of generative AI ChatGPT on critical thinking in higher
  education: Passive AI-directed use or human-AI supported e-ISSN:
  3023-8374 © 2024 International Society that Learn Journal</p>
</disp-quote>
<p>169</p>
<disp-quote>
  <p>Atış
  International Society that Learn Journal</p>
</disp-quote>
<table-wrap>
  <table>
    <colgroup>
      <col width="17%" />
      <col width="17%" />
      <col width="17%" />
      <col width="17%" />
      <col width="17%" />
      <col width="17%" />
    </colgroup>
    <thead>
      <tr>
        <th><p specific-use="wrapper">
          <disp-quote>
            <p>collaboration?</p>
          </disp-quote>
        </p></th>
        <th><italic>Education</italic></th>
        <th><italic>Sciences,</italic></th>
        <th><italic>15</italic>(9),</th>
        <th>Article</th>
        <th>1198.</th>
      </tr>
    </thead>
    <tbody>
    </tbody>
  </table>
</table-wrap>
<disp-quote>
  <p>Novak, E., Daday, J., &amp; McDaniel, K. (2023). A longitudinal
  study of preservice teachers’ digital distraction behaviors in
  computer-based learning environments. <italic>Computers &amp;
  Education, 196</italic>, Article 104744.
  https://doi.org/10.1016/j.compedu.2023.104744</p>
  <p>OECD. (2019). <italic>OECD Learning Compass 2030: A series of
  concept notes</italic>. OECD Publishing.
  https://www.oecd.org/education/2030-project/</p>
  <p>Olssen, M. (2021). <italic>Constructing Foucault’s ethics: A
  poststructuralist moral theory for the</italic></p>
</disp-quote>
<table-wrap>
  <table>
    <colgroup>
      <col width="20%" />
      <col width="20%" />
      <col width="20%" />
      <col width="20%" />
      <col width="20%" />
    </colgroup>
    <thead>
      <tr>
        <th><italic>twenty-first</italic></th>
        <th><italic>century</italic>.</th>
        <th>Manchester</th>
        <th>University</th>
        <th>Press.</th>
      </tr>
    </thead>
    <tbody>
    </tbody>
  </table>
</table-wrap>
<disp-quote>
  <p>Risko, oading. <italic>Trends in Cognitive Sciences,
  20</italic>(9), 676-688.</p>
  <p>Rozenblit, L., &amp; Keil, F. (2002). The misunderstood limits of
  folk science: An illusion of</p>
</disp-quote>
<table-wrap>
  <table>
    <colgroup>
      <col width="17%" />
      <col width="17%" />
      <col width="17%" />
      <col width="17%" />
      <col width="17%" />
      <col width="17%" />
    </colgroup>
    <thead>
      <tr>
        <th>explanatory</th>
        <th>depth.</th>
        <th><italic>Cognitive</italic></th>
        <th><italic>Science,</italic></th>
        <th><italic>26</italic>(5),</th>
        <th><p specific-use="wrapper">
          <disp-quote>
            <p>521-562.</p>
          </disp-quote>
        </p></th>
      </tr>
    </thead>
    <tbody>
    </tbody>
  </table>
</table-wrap>
<disp-quote>
  <p>Said, Sor sustainable development: Aligning adult education with
  Sustainable Development Goal 4. In B. Alareeni &amp; A. Hamdan (Eds.),
  <italic>Navigating the intersection of business, sustainability, and
  technology</italic> (pp.</p>
  <p>259–269). Springer.</p>
  <p>Selwyn, N. (2024). On the limits of artificial intelligence (AI) in
  education. <italic>Nordisk Tidsskrift</italic> <italic>for Pedagogikk
  og Kritikk, 10</italic>, 3-14.</p>
  <p>Şahin, M., &amp; Yıldız, S. (2024). 21. yüzyıl becerileri
  kapsamında ilkokul öğrencilerinin eleştirel düşünme ile dijital
  okuryazarlık becerileri arasındaki ilişki. <italic>Ordu Üniversitesi
  Sosyal</italic></p>
</disp-quote>
<table-wrap>
  <table>
    <colgroup>
      <col width="20%" />
      <col width="20%" />
      <col width="20%" />
      <col width="20%" />
      <col width="20%" />
    </colgroup>
    <thead>
      <tr>
        <th><italic>Bilimler</italic></th>
        <th><italic>Araştırmaları</italic></th>
        <th><italic>Dergisi,</italic></th>
        <th><italic>14</italic>(2),</th>
        <th>1428-1442.</th>
      </tr>
    </thead>
    <tbody>
    </tbody>
  </table>
</table-wrap>
<disp-quote>
  <p>Thornhill-Miller, B., Camarda, A., Mercier, M., Burkhardt, J.-M.,
  Morisseau, T., Bourgeois- Bougrine, S., Vinchon, F., El Hayek, S.,
  Augereau-Landais, M., Mourey, F., Feybesse, C., Sundquist, D., &amp;
  Lubart, T. (2023). Creativity, critical thinking, communication, and
  collaboration: Assessment, certification, and promotion of 21st
  century skills for the future of work and education. <italic>Journal
  of Intelligence, 11</italic>(3), 54.</p>
  <p>e-ISSN: l</p>
</disp-quote>
<p>170</p>
<disp-quote>
  <p>Atış
  International Society that Learn Journal</p>
  <p>Toftness, A. R., Carpenter, S. K., Geller, J., Lauber, S., Johnson,
  M., &amp; Armstrong, P. I. (2018). Instructor fluency leads to higher
  confidence in learning, but not better learning. <italic>Metacognition
  and Learning, 13</italic>(1), 1-14.</p>
  <p>UNESCO. (2021). <italic>Reimagining our futures together: A new
  social contract for education</italic>. UNESCO Publishing.</p>
  <p>UNESCO Institute for Lifelong Learning. (2022). <italic>Making
  lifelong learning a reality: A handbook</italic>. UIL.</p>
  <p>UNESCO. (2024, February 15). <italic>Fostering a culture of
  lifelong learning in the digital era</italic>.</p>
  <p>UNESCL.</p>
  <p>Xu, Y., Li, Y., Zhang, X., Gao, Q., Wen, Y., &amp; Hwang, G.-J.
  (2025). Enhancing self-regulated learning and learning experience in
  generative AI environments: The critical role of metacognitive
  support. <italic>British Journal of Educational Technology,
  56</italic>(4), 1842–1863.</p>
  <p>Yan, L., Greiff, S., Teuber, Z., &amp; Gašević, D. (2024). Promises
  and challenges of generative artificial intelligence for human
  learning. <italic>Nature Human Behaviour, 8</italic>(10),
  1839-1850.</p>
  <p>Yan, L., Sha, L., Zhao, L., Li, Y., Martinez-Maldonado, R., Chen,
  G., Li, X., Jin, Y., &amp; Gašević, D. (2025). Practical and ethical
  challenges of large language models in education: A systematic scoping
  review. <italic>British Journal of Educational Technology,
  56</italic>(1), 90-112.</p>
  <p>Yılmaz, B., &amp; Yiğit, E. Ö. (2024). 21. yüzyıl becerileri
  kapsamında 3. ve 4. sınıf öğrencilerinin eleştirel düşünme ile dijital
  okuryazarlık becerileri arasındaki ilişki. <italic>Ordu Üniversitesi
  Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyal Bilimler Araştırmaları Dergisi,
  14</italic>(3), 903-922.</p>
  <p>Zimmerman, B. J. (2011). Motivational sources and outcomes of
  self-regulated learning and performance. In B. J. Zimmerman &amp; D.
  H. Schunk (Eds.), <italic>Handbook of self-regulation of learning and
  performance</italic> (pp. 49–64). Routledge/Taylor &amp; Francis
  Group.</p>
  <p>e-ISSN: 3023-8374 © 2024 International Society that Learn
  Journal</p>
</disp-quote>
<p>171</p>
</body>
<back>
</back>
</article>
